dersim 


/ 3
kapat
  1. tunceli'nin eski adıdır.Dari+sim kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.bu farsça kelime gümüş kapı demektir.Tunceli ilinin daha önceki adları mameke,pulur ve kalandır. (bkz: sansür)
    #579985 (diyonsos, 26.08.2006 22:22 ~ 20.07.2007 02:17)
  2. gazi kosusu kazanmış atlardan.
    #599207 (grand ekinoks, 02.09.2006 00:26)
  3. bir kemal burkay şiiri.

    Bir eski öyküdür bileceksiniz
    Masallardan kalmıştır Dersim
    Ülkemin ortasında gizli
    Yanık bir türküdür Dersim

    Yıl otuz sekizdi dağlarda
    iri ceviz ağaçları ve atım vardı
    Belki bir gökyüzü savaşçısıydım
    Bir arpa ekmeği kadar sıcaktı
    Toprağım, karım ve çocuklarım

    Oysa soğuk bir kuştur
    Parıldar süngü

    Bana niçin uzaksın düşündün mü
    Kurda kuşa dostluğumu düşündün mü?

    Bu sularda ölüm bile güzel
    Sen hiç kurşunların anlamını düşündün mü

    Yıl otuz sekizdi dağlarda
    iri ceviz ağaçları ve atım vardı
    Güneş ve sular ülkesinde orda
    Orda ki eski bir öyküdür Dersim
    #631246 (diyonsos, 13.09.2006 16:10)
  4. (bkz: dersim isyanı)
    (bkz: metin kemal kahraman)
    (bkz: tunceli)
    (bkz: seyit rıza)
    (bkz: zazaca)
    (bkz: guney tavaristan)
    (bkz: cemal sureya)
    #640080 (diyonsos, 16.09.2006 17:18)
  5. bölge insanının kökü horasan türklerine dayanır, ister kabul et ister etme...
    #854037 (demolay, 13.11.2006 19:20)
  6. ismi devlet tarafından değiştirilse de , halkı üstünde baskı ve asimilasyon uygulanmaya çalışılsa da hala ayakta duran ve daima duracak direnişin kalesidir.
    #1197002 (diyonsos, 23.01.2007 23:52)
  7. 38 deki katliamdan sonra bile hala alevi kürt deyince akla ilk gelen güzel şehir.
    #1205475 (hemoglobin, 25.01.2007 16:59)
  8. anadolunun öz halkını barındıran, ülkenin belki de en aydın fkirlilerinin çıktığı tunceli nin asıl adıdır.
    #1210679 (gnydgn, 26.01.2007 17:16)
  9. harput gibi türkiye'deki kendine has ve yüzlerce yıllık değerlerin harman olduğu topraklardan biridir.
    (bkz: dışlanmak)
    #1210718 (hyperion, 26.01.2007 17:20)
  10. der=kapı
    sim= gümüş
    anlamına gelir osmanlı dönemi doğu eyaletlerinin giriş kapısı olarak görüldüğü için adına gümüş kapı denmiştir. dersim kızılırmak boylamından itibaren başlar fakat coğrafi yerleşim yeri olarak tunceli ili sınırları için kullanılmıştır.

    (bkz: dersim isyanı)
    #1234558 (kolibandı, 30.01.2007 22:24 ~ 27.06.2007 20:57)
  11. (bkz: my lesson)
    #1403672 (dalton ana, 12.03.2007 17:34)
  12. isyan atesi'nin kara parçasıdır.
    #1403690 (LocK, 12.03.2007 17:39)
  13. dersim toprağı kırmızıya, sarıya, mora çalan, yamaçları meşe ağaçlarıyla kaplı, iri yalçın dağlarla çevrelenmiş, içinde Munzur ve Harçik adında iki ırmak birleşen, üç isimli bir kasabadır: mameki, kalan, dersim. *

    Yıl otuz sekizdi dağlarda
    iri ceviz ağaçları ve atım vardı
    Güneş ve sular ülkesinde orda
    Orda ki eski bir öyküdür dersim.

    *
    #1403828 (zend, 12.03.2007 18:15)
  14. --spoiler--
    1938'lerden Yadigar Dersim
    Ömer Çelik

    - Nerelisin?
    - Manisa ama aslen Dersimli'yim.
    - Ne zaman çıktınız Dersim'den?
    - 1938 Dersim sürgününde dedemler buraya gelmişler.
    Buna benzer sohbetlerle, değil Anadoluda, dünyanın birçok yerinde karşılaşabiliriz.
    Bunun sebebi, Dersimin kendi tarihi boyunca baskı altında tutulması, direnişlere tanıklık etmesi, isyancı ruhunun olmasıdır. Bu yoğun baskılar ve etkilerini anlatan tarihlerin içerisinde, Dersim tarihinde ve Dersimliler'in hayatında, 1937 Dersim ayaklanması ve ardından başlayan sürgün politikası, önemli bir ayrım noktasıdır. Genelde isyanın tarihi de '38 olarak anılır. Fakat bu tarih sürgünler ve baskı politakalarının yoğun bir şekilde uygulanma tarihidir. Ayaklanma '37 senesi içerisinde başlayıp 6-7 ay sürerek sona ermiştir.
    80lerden sonra, tüm Türkiye'yi kapsayan değiştirme, dönüştürme, "ıslah" politikası, Dersim'de, 1935'lerde yoğun olarak başlamıştır. Bugüne kadar da bunun etkileri açığa çıkmıştır. Ancak, tüm bunlara rağmen iktidar, uyguladığı politika sonucunda, oradaki direniş ruhunu, muhalif bilinci yokedemediğini görmüştür. Baskı ve yok sayma politikasına karşılık, 1920'de, Alişer önderliğinde, Koçgiri Ayaklanması, 1925'te birçok Kürt ilini de kapsayan Şeyh Sait isyanını yaşanmıştır. 1935 yılında, bütün Dersim'i tek merkezden denetim altında tutup, özel bir şekilde "ilgilenmek" için, Egemenler 'Tunceli Kanunu' çıkarmıştır. 1940 yılına kadar sürecek olan bu kanunla birlikte, bölgede, vali ve komutanlara tam ve sınırsız yetkiler verilmiştir. Bu kanun, 1936 yılında, yürürlüğe girer. Ardından, şehrin her tarafında yoğun inşaat faaliyetlerinin ardı arkası kesilmez. Yollar yapılır, köprüler yapılır, binalar yapılır. Yapılan propagandada her ne kadar halk için, Dersimliler'in ulaşımı ve rahatı için olduğu söylense de; yapılma amacı, sürekli başgösteren isyanlara veya herhangi bir olaya anında müdahele edebilmek, daha önce ulaşılamayan yerlere ulaşabilmek, takviye için yeni yollar açmaktır. Yapılan binalar da askeri hizmetler ve asker barındırma işlerine yarayacaktır. Daha sonra da kitle iletişim araçlarını, halkın düşüncelerini değiştirmek, yönlendirmek için, teslim almak için , halkı Dersim'e sokacaklardır. Bu tip teknik imkanların olması, ulaşım imkanlarının olması tabii ki gereklidir, insanların hakkıdır ama bu yöntemleri teslim alma aracı olarak kullanmışlardır.
    O dönem, Sıdıka Avar isimli bir kadın, müdire olarak Elazığ'a atanır. Bu bilinçli bir atamadır. Amaç, öğrencilere, ailelere Türk'lüğü aşılamak; onların muhalif, isyankar yanlarını törpülemektir. Sıdıka Avar da görev süresi boyunca, bunu en üst derecede hırsla yapmaya çalışmış ve başarılı da olmuştur. Sıdıka Avar, o bölgenin 'Ana'sı olmayı kafasına takmıştır. Öğrencilere, ılımlı yaklaşmış; bir takım baskılara o da karşı çıkıyormuş gibi görünmüş; öğrencilerine ve ailelerine ilgili, sıcak davranarak kendini sevdirmeye çalışmıştır. Böylece, insanların kafasına bir takım şeyleri aşılamak için zemin bulacaktır. Aynı zamanda hedefi, anaları değiştirip dönüştürmektir. Böylece, aileleri, nesilleri etkileyebileceğini hesaplamıştı. Bu mantık, perspektif birçok alanda ve dönemde de kullanılmaya devam etmiştir.
    Her şeye rağmen, bugüne kadar bir şekilde o direniş, isyancı ruh ayakta kalabilmiştir. Tabii ki "başarılı" oldukları birçok şey vardır. Fakat "ıslah" politikaları bu anlamda tutmamıştır. Bugüne kadar, Dersimliler, kendilerine özgü özellikleriyle, gururlarıyla, hemşehricilik duygusunun ağır basmasıyla, yiğitlikleriyle, konuşma üsluplarıyla hep ilgi çekmiştir, konuşulmuştur. Yüksek ovalarındaki kıl çadırları, şehrin ortasından geçen efsaneleriyle anlatılan Munzur suyu; karı, yaz kış eksik olmayan, etrafını çeviren dağları; bir yol gibi giden, düşmandan saklayan, dosta kucak açan dağları, Dersim'i simgelemiştir.
    Sadece 1937 değil, birçok isyan yaşamıştır Dersim toprakları. Koçgiri isyanı, Şeyh Sait isyanı, Koçuşağı Direnişi gibi...
    En son, 1937'deki Seyid Rıza ve arkadaşlarının önderliğindeki direnişte Seyid Rıza tutuklanıp idam edilmeden önce, son sözlerinde şunları söylemiştir: "75 yaşındayım, şehit oluyorum. Kürdistan şehitlerine karışıyorum. Dersim mağlup oluyor fakat,Kürtlük ve Kürdistan yaşayacaktır. Kürt genci, intikam alacaktır. Kahrolsun zalimler! Kahrolsun kahpe ve yalancılar!" Sert adımlarla sehpaya yürüyen Seyid Rıza ipi boynuna kendi geçirmiş cellada fırsat vermeden ölümü tekmelemiştir.
    Seyid Rıza; Dersim'de, Hasanan aşiretindendir. Babası olan Seyid ibrahim'in ölümünden sonra, Tujik Dağı eteklerindeki Ağdat köyüne yerleşir. Kişilik olarakta, her zaman insanlara, sorunu olanlara yardım etmeyi seven; birlikteliği, örgütlülüğü savunan bir kişiliğe sahiptir. Katıldığı toplantılarda, arkadaş sohbetlerinde hep, "Kürtler'in birliğini; özgür bir vatan uğrunda, gerekirse ölünebileceğini" vurgulamıştır. Ermenilerin gördüğü zulüme karşılık, onlara elinden gelen her yardımı yapmış, onları kardeş gibi görmüştür.
    1937'de; Newroz gecesi, Tunceli- Erzincan yolu üzerindeki bulunan Pah köprüsü, Demenan ve Haydaranlı aşiretler tarafından yakılarak, direniş başlatılmıştır.

    Gönül, gel gezelim Dersim dağını,
    Ne hoş memlekettir eli Dersim'in,
    Seyran eyleyelim Sultan bağını.
    Ne hoş çiçekler var gülü Dersim'in,
    Nice padişahlar geldi cihana
    Bunu almak için düştü gümana,
    Her birinin bir çeşit atı bir yana,
    Kesilmedi kolu, kılı Dersim'in

    Kendi memleketinde aç kalmamak için, hor görülmemek için, adaletsizliklerin olmaması için başkaldırdı Dersim halkı. Zulme karşı, geçmişten gelen isyan bayrağını yere düşürmediler. Onurları için, namusları için atıldılar kavgaya, yöneldiler aydınlıklara.
    Yusufan, Demenan, Heydaran, Şıx Hesenan, Kalan, Karabalan, Kewan, Lolan, Keçelan, Kozan, Koçgiri ve Bahtiyaran ve Kureyşanlılar'ın bir kısmı toplanır ve birlikte mücadele kararı alırlar. Köprüler yakılır, karakollar basılır, pusular kurulur. Direniş yayılır. 6-7 ay boyunca, çok kısıtlı sayıda silahlarıyla direnir Dersimliler, özgürlükleri için.
    iktidar, toplarıyla, uçaklarıyla, bombalarıyla saldırır. Her tarafı bombalar. Binlerce kişiyi katleder. O dönem, ilk kadın pilot olan, M.Kemal'in manevi kızı Sabiha Gökçen, ilk marifetlerini Dersimliler üzerinde sergiler, deneyim kazanır. Katliam sonrası da hiçbir şey olmamış gibi övünerek anlatır. 'Ufak çapta bir başkaldırıydı, fazla hasarsız çözdük.' gibilerinden...
    1937 Eylül'ünün ikinci haftası ellerine düşer Seyid Rıza. isyana katılan diğer arkadaşlarıyla birlikte idam edilir.
    O dönem, bölge emniyet müdürü yapılan katliamcı ihsan Sabri Çağlayangil, Seyid Rıza'yı, bir haftasonu mahkemesiz, yargılamadan, aceleyle M.Kemal, Dersim'e gelmeden astırmıştır.
    ihsan Sabri Çağlayangil, formalite icabı da olsa "Devleti'nin adaleti"ni göstermek için, mahkemenin göstermelik olarak kurulması gerektiğini biliyordu. Bu nedenle; hakimin, mahkemenin ancak pazartesi günü yapılabileceğini öğrenmesi üzerine,
    Bu dediğiniz gün Atatürk geliyor, maksat hasıl olmuyor ki.der. Hakim, 'Başkaca bir şey yapılamaz!' diyerek, kestirdi atar. Çağlayangil, hakime sorar:
    - Sizin saat 05.00'ten sonra davaya devam ettiğiniz olmuyor mu?
    - O, çok oluyor.
    - Eee, sonradan beş saat ihlal ediyorsunuz da, baştan beş saat ihlal etseniz olmuyor mu? Yani pazar akşamı, sahurdan sonra mahkemeyi açarız."
    - Elektrikler kesiliyor.
    - Ona da çare bulduk. Otomobil farlarıyla hapishaneyi aydınlatırız. Halkevine lüksler koyarız.
    - Samiin yok.
    - Ona da çare bulduk. Samiin de getiririz.
    - Kaç kişi asılacak?
    - Onu karardan önce söyleyemem ama Savcı 27 kişinin idamını istedi.
    - Biz, ona göre mi hazırlığımızı yapalım?
    - Bilemem...
    ihsan Sabri Çağlayangil, hem Elazığ'a gelmek üzere olan M.Kemal'in gözüne girmek için, hem de ola ki bir engel olur diye; bir an önce, haftasonu tatili içerisinde, daha mahkeme karar almadan idamı gerçekleştirmiştir.
    "Ben yalan ve hilelerinizle başedemedim.
    Bu bana dert oldu.
    Ben de karşınızda diz çökmedim.
    Bu da size dert olsun."
    Böyle demiştir Seyid Rıza katillerine.
    Belki, direnişi kıracaklardır ama Dersimliler'i teslim alamayacakları, beyinlerine işlemiştir artık.
    37 Katliamında, Seyid Rızaların asılmasının ardından, gerekçeler bitmemiştir. Bir süre sonra, isyanın baş aktörlerinden birinin de Kalan aşireti olduğu gerekçe gösterilerek, Kalan mıntıkasında katliam yapılmıştır.
    isyanlardan, direnişlerden, yiğitlikliklerden yadigar kalan Dersim, hiçbir zaman teslim alınamayacaktır. Çünkü, direniş tohumlarının kökleri çok derinlerdedir. Ruhunda vardır.
    --spoiler--
    #1418020 (LocK, 16.03.2007 15:23)
  15. Dersim sözcüğünün Farsça "Der" (kapı), "Sim"(gümüş) sözcüklerinden yanyana gelmesinden oluşmuştur sadece yaygın bir halk etimolojisidir. Zazaca'da Dêsım diye telaffuz edilen aslında bugünkü Tunceli ilini değil, o yörenin adını belirler, ki Tunceli ilinin zazacası Mamekiye 'dir. "Yunan tarihi ve coğrafyacılarının Dersim bölgesine Daranis ve Derksene adını verdikleri gibi Dara'nın Bisitun kitabelerinde bu havaliye Zuza tabirinin dersim yöresinde konuşulan zaza dilinin sözcüğünden geldiği muhtemeldir.
    #1467287 (darkness nights, 29.03.2007 15:02)
  16. güney amerika'ya özgü kondor akbabasının dışkısına verilen addır. dıritcium diye okunur.

    http://www.dravce.sk/dravce_svet.php
    #1798681 (markasiz, 21.06.2007 02:55 ~ 03:00)
  17. moderasyon tarafından sansüre uğramış sakıncalı sözcüklerden biridir. tabi ya, bu ülkenin çocuklarının yakın tarihini bilmeye , öğrenmeye ve gerçekleri öğrenmeye hakları yoktur. zira dersim hiç olmamıştır. 1938'de de patagonya dümdüz edilmiş , insanları sürgün yemiştir zaten.
    (bkz: dersim katliamı)
    #1970629 (diyonsos, 20.07.2007 02:15)
  18. Bir onceki ismi Kalan' dir . Kalan Muzik ismini buradan aliyormus .
    #1970697 (migfer, 20.07.2007 02:30)
  19. bölge insanının kökü izlanda türklerine dayanır. denizleri aş da gel, kurbanın olam.
    #1975580 (hodbin, 20.07.2007 23:28)
  20. 38 olaylarından sonra ismi "tunceli" olarak değiştirilen vilayettir. yine aynı olaylar neticesinde toplu sürgün yaşanmış ilimizdir.
    #2131672 (deriko, 14.08.2007 16:30)
  21. tunceli'nin 1930 öncesi adıdır aynı zamanda..
    #2146739 (chaichien, 17.08.2007 01:23)
  22. (bkz: dersim de doğan güneş)
    #2537990 (kedisever satanist, 30.10.2007 22:19)
  23. asıl ismi tunceli olan şey. o eski ismi kullanmanın, tunceli ismini verenlere (ataturk) saygısızlık olacağını düşünmekteyim. ama saygısızlık doğuştan gelir maalesef.

    edit: kötüle abi fark yapmaz. constantinapolus*diyelim istanbul'a da hı?
    #2538026 (kasgarli tost, 30.10.2007 22:26 ~ 22:32)
  24. bildiğin tunceli.
    #2538391 (trablus, 30.10.2007 23:52)
  25. cazim gurbuz'den ilginç bir yazı;

    http://www.yenicaggazetes...aberdetay.php?hityaz=1394
    #2585803 (darkness nights, 13.11.2007 11:33)
/ 3
© 2008 - uludağ sözlük

dersim başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. dersim ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dersim nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» aydan sener » heroes » 30 agustos adrenalin release party » closer » 2008 ekonomik buyume hedefinin yuzde 5 5 olmasi » lenovo ideapad » ingiliz anahtari » beyaban » brumak » hioyi a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games