bugün

erkek kendini osbire vurur, kadın alişverişe.
saatlerce aynanın karşısında durup kendi kendine hiç birşey konuşmamak.
ağlamak, birilerine diklenmek,aşırı karamsarlık, intihar düşünceleri.aynen yaşadım pazar günü beyler bayanlar . diyaliz makinesine bağlı yaşıyom. bi kaç gün önce depresyon hapım bitmişti. sonra depresyonum başladı. pazar gecesi diyaliz konusunda arkadaşlarımın mesajlarını cevaplarken duygulanıp hemen ağladım. o andan itibaren bugüne kadar intihar dan başka bişey düşünmüyordum. bugün hapımın bittiğini söyledim diyalizde hemşire ve doktor hapın yenisini verdi.
(bkz: çok yalnızım sözlük)
içindeki şarkının bitmesidir.

http://www.youtube.com/watch?v=cwCoegnVHfU
kafayı yere basma.
Fazla uyku, mide yanması ve göğüs ağrısı.
depresyon belirtileri

- asosyallik,
- uyku bozukluğu,
- iştahsızlık,
- sinir krizleri,
- ağlama krizleri,
- gülme krizleri,

gibi belirtilerdir

yemek yemek yerine bir şeyler atıştırmayı tercih edersin
baklavanın yanına turşu koyar oturur yersin mesela
çünkü depresyondaysan ne yediğini bilmezsin
gülme krizine girsen belki neye güldüğünü de bilmezsin
sebepsiz gülüp sebepsiz ağlarsın
içinden kimseyle konuşmak gelmez bu yüden kimseye gitmez kimseninde gelmesini istemezsin
pasifleşir iletişim sorunları yaşarsın çevrendekilerle
hep yanlış kararlar alırsın
ve hep psikolojik olarak bi baş ağrısı hissedersin vs.
vb. durumlardır işte...
görsel
annen üzerine varmamak için ev işlerine yardım etmeni istemiyor hatta en sevdiğin tatlıyı pişiriyorsa, gece dışarı çıkmandan hoşlanmayan baban arkadaşlarınla programın yok mu diye soruyorsa, TV'deki sabah kuşağı kadın programlarının gece tekrarını seyrediyorsan depresyondasın.
kişinin gündelik hayatta karşılaştığı olaylarla ilgili olarak, engelleyemediği aşırı bir endişe ve kuruntulu beklenti (evham) içinde olmasıdır.
Ekonomik durum, muhtemel iş yükümlülükleri, sağlık sorunları, çocukların yaşayabileceği olaylar, ev işleri, onarımlar, randevulara yetişememe gibi günlük konularla ilgili olarak aşırı/ölçüsüz bir endişe ve kuruntular sıklıkla görülmektedir.
DSM-IV'te sosyal ya da mesleki işlevlerde önemli bozulmaya ya da hastada belirgin strese neden olan, çeşitli somatik belirtilerin eşlik ettiği aşırı ve yaygın endişe hali olarak tanımlanmıştır.
depresyon sıklıkla görülen bir durumdur. depresyonun bir yıllık yaygınlığı için akla uygun tahminler %3 ile %8 arasında değişmektedir. Yaygın anksiyete bozukluğu olasılıkla, genellikle diğer bir anksiyete bozukluğu ya da bir duygudurum bozukluğu gibi eşlik eden mental bozukluk ile birlikte görülebilmektedir. Öyle ki, yaygın anksiyete bozukluğu olan hastaların %50'sinin diğer bir mental bozukluğu bulunmaktadır.
Kadın/erkek oranı ortalama 2/1'dir, ancak hastanede tedavi gören hastalarda bu oran 1/1 dolayındadır. Başlangıç yaşını belirlemek güçtür, çünkü bozukluğu olan çoğu hasta hatırlayabildikleri kadar uzun zamandır endişeli olduklarını bildirmektedirler. Klinisyen ile ilk temas herhangi bir yaşta olabilirken, hastalar genellikle klinisyenle 20'li yaşlarda karşılaşırlar.
Yaygın anksiyete bozukluğu olan hastaların sadece üçte biri psikolojik tedavi için başvurmaktadırlar. Birçok hasta genellikle pratisyenlere, dahiliye doktorlarına, kardiyologlara, göğüs hastalıkları hekimlerine veya gastroenterologlara başvurarak, bozukluğun somatik, fiziksel belirtileri için tedavi aramaktadırlar.
Birçok mental bozukluk gibi, yaygın anksiyete bozukluğu'nun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak, biyolojik araştırmalar beynin kaygı ile ilişkili bölgelerinde (kortikal yapılar, limbik sistem, bazal gangliyonlar ve serebellum) nöral iletinin bozulmuş olabileceğini düşündürmektedir.

Normalde stres yanıtlarında olması gereken otonomik esnekliğin azaldığı görülmektedir.
Hastaların 1.derece yakınlarında %20 gibi yüksek oranda yaygın anksiyete bozukluğuna rastlanması genetik etkenleri düşündürmekteyse de genel kabul çevresel etkenlerin daha önemli olduğu yönündedir.

Kaygı ile kişilik özelliklerini araştıran çalışmaların çoğunda "çekingen, bağımlı, kompülsif ve düşük benlik saygısı" özelliklerinin önemli yatkınlaştırıcı etkenler olduğu gösterilmiştir.
Stres verici yaşam olayları yaygın anksiyete bozukluğunda en azından tetikleyici bir etkendir.
Sonuç olarak bu bozukluğun kalıtsal ve biyolojik bir temel üzerinde çevresel olumsuzluklarla ortaya çıktığı düşünülmelidir.
Yaygın Anksiyete Bozukluğunda özellikle önemli olan ruhsal süreç, kişinin "çevre üzerinde denetiminin olmadığı" inancıdır. Denetlenemez olaylardan kaynaklanabilecek tehlikeler (kazalar, hastalıklar, felaketler v.s.) zihni sürekli meşgul etmektedir. Kişi sürekli olarak potansiyel tehlike yaratan uyaranları izlemekte, tehlike oluşturmayan (hoş) uyaranları ise dikkate almamaktadır. Bu durum, hastalarda otomatik ve farkında olunmadan işleyen bir zihinsel düzenektir.
Hastalar endişelerinin aşırı ve yersiz olduğunu her zaman kabul etmeyebilirler.
Kişi yoğun endişesini durduramadığı için dikkatini olağan işlere odaklamada güçlük çeker, dalgınlaşır.

Hastalar huzursuz, çabuk heyecanlanan ve sabırsız kimselerdir. Yüz ve beden gergin, eller genellikle titremektedir. Kas gerginliğine bağlı seyirmeler, titreme, ağrı ve sızılar olabilir. Baş, sırt, omuz ağrıları ve sertliği sıktır. Kas gerilimi özellikle alın kaslarında çok yoğundur. Çoğu hasta uyku sorunları, kabus ve karabasanlar yaşar.
Kolay yorulma, ağız kuruluğu, aşırı geğirme, soluk alma ve yutma güçlüğü, çarpıntı, sık idrara çıkma, erken boşalma- ereksiyon güçlüğü, kulak çınlaması, baş dönmesi, uyuşmalar gibi yakınmalar ayırıcı tanı problemleri doğurmaktadır.
Kaygı belirtilerinin hastalar tarafından bedensel hastalık kaygılarına yol açması kaygıyı daha da ağırlaştırmaktadır. Bu durumda hipokondriyazis (hastalık hastalığı) ile ayırt etmek güçlük arz edebilir.

Yaşın ilerlemesi ile genellikle kaygı bozukluklarının görülme sıklığı ve belirtilerin şiddeti azalmaktadır. Yine de yaşlılık döneminde karşılaşılan kaygı hastalıklarının % 60-70ini YKB oluşturmaktadır.
Yaygın Anksiyete Bozukluğu Tanı Ölçütleri
A. En az 6 ay süreyle hemen her gün ortaya çıkan, birçok olay ya da etkinlik hakkında ( işte ya da okulda başarı gibi) aşırı anksiyete ve üzüntü (endişeli beklentiler) duyma.
B. Kişi, üzüntüsünü kontrol etmeyi zor bulur.
C. Anksiyete ve üzüntü, aşağıdaki altı semptomdan üçüne (ya da daha fazlasına) eşlik eder(son 6 ay boyunca hemen her zaman en azından bazı semptomlar bulunur). NOT:Çocuklarda sadece bir maddenin bulunması yeterlidir.
(1) huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe
(2) kolay yorulma
(3) düşünceleri yoğunlaştırmada güçlük çekme ya da zihnin boşalmış gibi olması
(4) irritabilite
(5) kas gerginliği
(6) uyku bozukluğu (uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük çekme ya da huzursuz ve dinlendirmeyen uyku)
D.Anksiyete ve üzüntü odağı, bir Eksen I bozukluğunun özellikleri ile sınırlı değildir, örn;anksiyete ya da üzüntü bir Panik Atağı olacağı (Panik Bozukluğunda olduğu gibi ), genel bir yerde utanç duyacağı (Sosyal Fobide olduğu gibi), hastalık bulaşmış olma (Obsesif-Kompulsif Bozuklukta olduğu gibi), evden ya da yakın akrabalarından uzak kalma (Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğunda olduğu gibi), kilo alma (Anoreksiya Nervozada olduğu gibi ), birçok fizik yakınmanın olması (Somatizasyon Bozukluğunda olduğu gibi ) ya da ciddi bir hastalığının olması (Hipokondriyaziste olduğu gibi), ile ilgili değildir ve anksiyete ve üzüntü sadece Posttravmatik Stres Bozukluğu sırasında ortaya çıkmamaktadır.
E. Anksiyete , üzüntü ya da fizik yakınmalar klinik açıdan belirgin bir strese ya da toplumsal, mesleki ya da önemli diğer işlevsel alanlarda bozulmaya neden olur.
F. Bu bozukluk bir maddenin (örn; kötüye kullanılan bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn; hipertiroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir ve sadece bir Duygudurum Bozukluğu, Psikotik bir bozukluk ya da bir Yaygın Gelişimsel Bozukluk sırasında ortaya çıkmamaktadır.

En yaygın olarak, yaygın anksiyete bozukluğu olan hastalar bazı somatik belirtiler konusunda yardım için genel pratisyene ya da dahiliye uzmanına başvururlar. Alternatif olarak, hastalar özgün bir belirti için bir uzmana başvururlar – örneğin, kronik diyare. Özgün psikiyatrik olmayan tıbbi bir hastalık nadiren bulunur ve hastalar doktor arama davranışlarında çeşitlilik gösterirler. Bazı hastalar yaygın anksiyete bozukluğu tanısını ve uygun tedaviyi kabullenirler, diğerleri sorunları için ek tıbbi konsültasyonlar isterler.
TEDAVi
Yaygın anksiyete bozukluğu olan hastaların en etkili tedavisi psikoterapötik, farmakoterapötik ve destekleyici yaklaşımların kombinasyonudur.
Özellikle davranışçı-bilişsel psikoterapiler ile yaygın anksiyete bozukluğunda başarılı sonuçlar alınmaktadır. Düşünce biçimlerini ve bunların rahatsızlık verici işlevini hastalara göstermek hedeflenir. Kötü işlevli düşünceleri yeniden yapılandırma, gerçek yaşam şartlarında üzerine gitme denemeleri, derecelendirilmiş ev ödevleri yanında solunum eğitimi, kas gevşetme teknikleri kullanılır. Yagın Anksiyete Bozukluğu yaşadığından şüphelenen kişilerin mutlaka bir uzmana başvurmaları ve profosyonel destek almaları gerekmektedir.
tıbbi belirtileri bir kaç başlıkta toplanmıştır. nedir efendim dikkat bozuklu, yeme, içme ve uyku bozukluğu falan gibi. ama çarşambanın gelişi perşembeden belli olan kimseler için muhtemel bir ayrılık, işsizlik, parasızlık hatta kötü giden ülke ekonomisi bile depresyon için birer belirtidir.
sürekli uyku hali sürekli yalnız olma isteği kimseyle konuşmak istememe hiç bi şeyden keyif almama komik bi olaya gülerken bi anda durgunlaşıp kafanın düşüncelerle dolması mesela...yaşıyorum da söylüyorum...

edit: baş ağrısı ve sürekli nefret ve öfke kusma isteği.
içerik bulunamadı.
surekli uyuma istegi, kimseyle konusmamak, fazla yemek yada hic yememek, her seye lanet etme durumu.
karamsarlık.
ahmet kaya- hep sonradan dinlemek, sigara ve sigara.
içerik bulunamadı.
Sürekli yemek yeme isteği .
Sürekli uyku, iştahsızlık ya da iştah , dikkatsizlik, dalgınlık, hiçbir şey için enerji olmaması durumu gibi. En iyi ilacı da yürüyüş yapmaktır. Bildiğin 25-45 dakika arası günlük yürüyüşler çok çok iyi gelir. Mümkünse açık havada, mümkünse birisi ile birlikte.
dışa vurulmayan ufak paranoyalar. acaba? eyvah? yoksa? ya? evet.
kendini yalnız hissetme hali, sürekli bıkkınlık sıkkınlık içinde hayata isyan etme, intihara teşebbüs etmek gibi nedenler.
-yıkanmak bile gereksiz gelmeye başlamışsa

-yaşadığınız ortam bok götürüyor ve bu sizi rahatsız etmiyorsa

-farkında olmadan cenin pozisyonunda uyuyorsanız *

-hiç bir şey yapmadan saatlerce, sadece, durabiliyorsanız

-çevrenizle iletişimi kesmişseniz

-sözlükleri açıp depresyonla ilgili yazılar okuyor ve hatta yazıyorsanız

-kapıları açmıyor, telefonlara bakmıyor ve herhangi bir tedirginlik hissetmiyorsanız

-alkolü sevdiğiniz halde, içinizden içki içmek bile gelmiyor onun yerine uyumayı tercih ediyorsanız

-müzik dinlemek size bir şey ifade etmemeye başlamışsa ( radyoda çıkan küçük emrah tarzı şarkıcıların iğrenç müziklerini bile umarsızca, kanal değiştirmeye üşenmekten dinleyebiliyorsanız )

-telefonla kurduğunuz tek iletişim bakkalın çırağıysa ( sipariş )

depresyonun tillahını yaşıyorsunuz demektir.
hayırlı uğurlu olsun.
farkında olmadan sürekli oflamak.
kitap yazmaya karar vermek, aynı şarkıyı günlerce dinlemek, sadece behzat ç'yi izlemek hemde aralıksız 1. bölümden başlayıp.

kafayı yiyorum galiba.