delikanli 


kapat
  1. türkçe dostu olduğunu öğrendiğim zaman kanımın kaynadığı rumuzunun hakkını veren yazar.
    (komandost, 15.01.2006 12:45)
  2. sözlüğe "delikanlımühendis" rumuzuyla başlangıç yapan, sonradan ekşi sözlüğün saldırısı neticesinde aynı rumuzu 7 kişinin daha almasına ve küfürlü yazılar yazmasına üzülüp artık sözlüğe "delikanlı" rumuzuyla giriş yapan ve eski rumuzunu çok özleyen yazar..
    (delikanlı, 15.01.2006 13:15)
  3. kanı deli deli aktığı için bu ismi alan,çocukluktan çıkmış genç erkeğe verilen isim.
    (asiti kaçmış kola, 14.04.2006 18:42)
  4. bu kesinlikle doğuştan gelen yapısal bir özelliktir. delikanlı olmak her babayiğidinin harcı değildir.
    (palta, 14.04.2006 18:45)
  5. bir de bunun sözlük yazarı ve mühendis olan türü mevcuttur. (bkz: delikanlımühendis)
    (asiti kaçmış kola, 14.04.2006 18:51)
  6. insan ruhunun en dip köşelerini olağanüstü iyi anlatan bir dostoyevski romanı, dostoyevski romanlarında görülen ödipal karmaşanın en belirgin olduğu romandır ve bazı yönleriyle karamazov kardeşler'e epey benzemektedir.
    (sessiz harf, 09.10.2006 14:15)
  7. kişinin bir tepki vermeden evvel düşünmediği zamanları anlatan terim. ataklığın kan a bağlanması ilginçtir. yaşanan tecrübelerle alakalı olduğu bir gerçektir.
    (pilotmont, 19.11.2006 04:17)
  8. DAYAK YEMEYEN DEĞiL,HER NE OLURSA OLSUN YEDiĞi DAYAĞI HAKETMEYENDiR.
    (amd, 16.12.2006 15:12)
  9. sevmek çay, sevilmek ise şeker gibidir. delikanlı adam çayı şekersiz içer.
    (elekut, 01.01.2007 21:50)
  10. dünyayı umursamayan, günlerini canının istediğini yapmakla geçiren...kısacası kendini düzene ve sıkıya sokmayan insandır.
    (annabell lee, 10.03.2007 09:48)
  11. şu sıralar anlamı yitirilmis kavramdır. önüne gelen delikanlıyım diyor. hatta pesine bir iki adam takıp,elinde bıcagı olan delikanlı zannediyor kendini...
    (Demons, 01.04.2007 16:49)
  12. yalnızlıktan ve dış dünyadan kopmaktan özel bir ruhsal kıvama ulaşan genç ve tipik bir fyodor mihailovic dostoyevski kahramanının hikayesidir. yazarın en büyük kitapları arasında hiç sayılmayan bu romanı ilginç yapan şey, tıpkı kahramanı gibi yazarında büyük amaçlarla kendi akıl karışıklığı arasında bölünmüş gözükmesidir.
    kitabın kahramanı küçüklüğünde yatılı ve özel bir okulda eğitim almaktadır. ailesi okul ödemelerini geciktirmiş ve okul müdürü bu duruma iyice sinirlenerek roman kahramanına sert davranmaya başlamıştır. burdan yola çıkarak şöyle bir kesiti vardır romanın;

    "elinde mektupla içeri girdi. altı arkadaş oturup bir şey ezberlemeye çalıştığımız büyük, meşe masamıza yaklaştı, omuzumdan kuvvetlice yakalayıp havaya kaldırdı beni. defterlerimi toplamamı istedi. içinde derme çatma bir masa, hasır bir sandalye, muşamba kaplı bir divan olan hol ün solundakii küçük odayı göstererek, "senin yerin burası değil orası" diye bağırdı. son derece şaşkın yüzüm kıpkırmızı yürüdüm. daha önce hiç kaba davranmamıştı bana. yarım saat sonra tuşar (müdür) sınıftan çıkınca arkadaşlarımla bakışmaya, gülüşmeye başladık.
    kuşkusuz bana gülüyorlardı, ama ben bunu fark edemiyor neşeli olduğumuz için gülüştüğümüzü sanıyordum. Hakaretin ne olduğunu bilmiyordum henüz..."

    okunmalıdır. muhakkak.
    (fashiondesigner, 05.05.2007 00:03 ~ 00:10)
  13. delikanlı piskopat değildir. zira delikanlılık kavgayla dövüşle ölçülebilecek bir şey değildir. yani delikanlı demek eli kanlı demek değildir.
    tanım olarak çocukluktan çıkmış erkeği karşılar iken bir de mecaz anlamı vardır ki; o da sözünün eri insandır. namusu şerefi için yaşayandır. bunu da cümle içinde kullanacak olursak: delikanlı hata yapmayan değildir, yaptığı hatayı kabul edendir. yeri geldimi özür dilemesini de bilendir. *
    (just my luck, 05.05.2007 01:31)
  14. (bkz: podrostok)
    (blackened, 25.07.2007 13:03)
  15. yaşla değil ruhla ilgili .
    (geranium, 25.07.2007 13:04)
  16. Gerçek manada efendi insanlara uygun bir tabir olup günümüz gençliği bu kelimeyi götünden anlayarak takım elbise ile dolaşan, küpe takmayan, jöle sürmeyen, sevgilisi ile yolda yürürken elini tutmayan gençliğe mal etmiş bu da yetmezmiş gibi delikanlılığın sınırlarını genişleterek bunu namus bekçiliğine uyarlayacak kadar ileri götürmüştür. acıdır , kahredilesidir ama gerçektir ki bu adamlar plajda güneş gözlüklerinin arkasına gizlenerek elalemin karısını kızını dikizlerken bunu utanmanın,namusun sınırları dışında tutarlar , terkedilirken kız arkadaşlarını dövecek, sövecek kadar küçülürler; elde tesbih ile şakur şukur milletin kulaklarının taa içine kadar sıçmak da ayrıca delikanlılığa özgü bir hal almıştır. eline allah rızası için bir kitap almaz okumaz okuyanlara da ya faşist ya kominist gözüyle bakar oysa gerçekte her iki kelimenin de ne anlama geldiğini bilmez; ayda senede bir gazete okusa spor ya da magazin sayfasından öte aşamaz, ama iki üç delikanlı biraraya geldi mi devlet yıkar yerine yenisini kurar.
    ve son noktayı bir delikanlı "gerekirse ben bu vatan için canımı feda ederim" sözlerini sarfederek koyar, oysa farkında değildir ki vatan vatan dedikleri o delikanlı yobazlar yüzünden bu hale gelmiştir.
    (sincere, 17.11.2007 00:50 ~ 19.11.2007 02:59)
  17. Delikanlı

    Dinler isen sana bir şey söyleyim
    Gönüllüye gönül ver delikanlı
    Gönülsüz olanın gitme peşinden
    Sana olmadığını der delikanlı

    Gönülsüz gövdeye elin uzatma
    Aman sakın böyle bir hata yapma
    Zorbalık eyleyip yanlışa sapma
    Biraz kendine gel, dur delikanlı

    Yare yar olmadın kendini tanı
    O zaman bilirsin canı,cananı
    Tanı gönlümde yatan aslanı
    Ona saygıyınan var delikanlı

    Sevda ateeştende betermiş derler
    Hasreti burnunda tütermiş derler
    Her gönülde bir aslan yatarmış derler
    Gönüldeki aslan yar delikanlı

    Tepeden bakarak konuşma boşa
    Dengesiz sevgiler gider mi boşa
    Engin ol,aslanın gönlünü okşa
    Eğer yaralıysa sar delikanlı

    Garibim zorunan gönül alınmaz
    Gönülsüz gönüle sahip olunmaz
    Kıskançlık deliliktir, çare bulunmaz
    Bunu bir bilene sor delikanlı

    neset ertas
    (onurude, 11.12.2007 16:21)
  18. yirmi beş yaşına girmeden mutlaka okunması gereken dosteyevski kitabı. sonra girilen yoldan dönmek için çok geç olabiliyor..
    (junojuno, 20.01.2008 02:26)
  19. delüğanlı şeklinde söylenmesi makbuldür.
    (moltisanti, 20.01.2008 22:01)
  20. bıçkın delüğanlı şeklinde söylenmesi daha bir makbuldür.
    (desiree, 20.01.2008 22:02)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» toto tamuz » hakan sukur tipi cagdas forvet » aidatli uye » lerzan mutlu dan nefret eden yazar » roj » cem koksal » mircan kaya » kadikoy de yapilan mitinglere son verilsin mitingi » eksi sozluk ile uludag sozluk arasindaki farklar » 17 mayis 2000 » universiteler sosyal forumu » ahi mesut » ntv spor » hayat dolu olmak » losyondayim » 2008 cannes film festivali » besiktas tezahuratlari » kizlik testi » hypnogaja » tucimania » cengiz candar » kenan dogulu » chun li nin donunu gormek icin yep yep cektirmek » tom waits » in der strafkolonie » juiced 2 » kaderimin oyunu » iki yabanci » saklambac oynarken termal kamera kullanmak a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa