dede korkut hikayeleri 


/ 2
kapat
  1. dede korkut hikayeleri islamiyet öncesindeki halk edebiyatının anonim ürünlerinden biridir.** hikayelerde oğuz boyunun komşularıyla olan ilişkileri, aile ve toplum yapısı, devletin yönetimi gibi birçok konu işlenmiş. akıcı ve çok sade bir türkçe kullanılmış. olayların anlatıldığı bölümler düz yazı; diyalog bölümleri ise şiir biçiminde. hikayelerin geçtiği zaman ve mekanlar bilinmese de islamiyet öncesi türk kültürünü ve dilini bilmemize yardımcı olan en önemli eserdir.
    #1126628 (haziran, 08.01.2007 23:47 ~ 23:48)
  2. trt'de yakın zamanda dizi olarak yayınlanacağının reklamı yapılmıştır. görüntülerden anlaşıldığı kadarı ile burak sergen başrolde olacaktır.
    #1126647 (balsikeste baysungur, 08.01.2007 23:51)
  3. bu gün yeryüzünde sadece iki el yazması nüshası bulunan eser. nüshalardan biri almanya'daki "Dresden krallık kütüphanesinde", diğeri ise "vatikan kütüphanesindedir". Dresden nüshasında toplam on iki hikaye mevcuttur. vatikan nüshasında ise bunların altı tanesi bulunmaktadır. ünlü türkolog prof. fuat köprülü, bu eser için şu ifadeyi kullanmıştır: türk edebiyatının iki bin yıllık birikimini terazinin bir kefesine, dede korkut hikayelerini de diğer kefesine koysak dede korkut ağır basar.

    dresden nüshasının başlığı: kitab-i dedem korkut alâ lisan-i tâife-i oğuzan
    vatikan nüshasının başlığı: hikâyet-i oğuznâme-i kazan beg ve gayri
    #1126835 (huruf, 09.01.2007 00:32)
  4. Rusya'da 1950 yılında, milliyetçiliği ve türk birliği duygusunu aşıladığı gerekçesiyle yasaklanan eserdir ayrıca.
    #1126847 (huruf, 09.01.2007 00:34)
  5. bu akşam trt de başlayan ve çok güzel bir jenerik müziğine sahip olan dizi.
    #1139255 (imhotep, 11.01.2007 21:28)
  6. (bkz: dedem korkut un kitabı)
    #1139259 (Dejavu38, 11.01.2007 21:29)
  7. Türk tarihi ve Kültürü açısından çok önemli bir eserdir ayrıca dizisi perşembe günleri trt 1 yayınlanmaktadır.
    #1174505 (hekemen, 18.01.2007 23:33)
  8. (bkz: dede korkut masalları)
    #1241493 (bilgistan, 01.02.2007 10:19)
  9. islamiyetten önce orta asya'da yaşamış büyük türk insanın masalsı-destanı...
    tr.wikipedia.org/wiki/dede_korkut_hikayeleri
    #1241494 (celibon, 01.02.2007 10:20)
  10. Uzelli tarafından çıkarılmış 846 numaralı kasetin ismi.

    içeriği:

    Kısım A: Deli Dumrul Köprüsü, Dirsehanoğlu Boğaç Han

    Kısım B: Uşun Kocaoğlu Eğrek Destanı, Kanlı Kocaoğlu Kanturalı
    #1241499 (bilgistan, 01.02.2007 10:21)
  11. neden korkulduğunu anlamadığım dizidir.
    #1241615 (Dejavu38, 01.02.2007 11:12)
  12. Bir yarıyıl boyunca her derste okuyunca kabak tadının doruğuna çıkaran; insanın her yerde "hanum hey", "görelim hanum ne soylamış", "boy boyladım soy soyladım" gibi enteresan kalıplarla konuşmasına sebep olacak hikayeler.

    Çok övülür pohpohlanır ama döneminin dil özelliklerini yansıtmak dışında çok bi önemi yoktur; oğuz kağan destanının islamiyet destekli ikinci sürümü gibidir. Yazımında bütünlük bulunmaması okuyanları zorlar çok.

    Hanum hey!
    #1241633 (sezensevdasi, 01.02.2007 11:21)
  13. Sadece döneminin dil özelliklerini yansıtmak değil her bakımdan Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri, belki de birincisidir. Fakat eserin değerini idrak edebilmek için önce bir zahmet eseri okumak, fakat tedristen bağımsız, not korkusundan azade, anlayarak, hazmederek, mukayese ederek okumak gerekir.

    Derste hikayeler muhtemelen Osmanlıca nüshadan okunmaktadır. Zaten eski harfleri bir yıl önce sökmüş olan zihin bir yandan sözcükleri okumaya diğer yandan da metni anlamaya çalıştığı için zihin bölünmekte ve bünye zorlanmaktadır. Zorlanan ve zaten zevk almadığı bir işi yapan bünyeden de eserin gerçek değerini idrak etmesi beklenemez.

    Dede Korkut Hikayeleri çok övülür, çok pohpohlanır, çünkü hikayelerde kullanılan üslup, yapılan benzetmeler, söz oyunları, aliterasyon gibi kimi teknikler; satır aralarında Türklerin günlük yaşamıyla ilgili verilen birçok bilgi, Türkün dünyaya bakışı, dünyayı algılayış biçimi, Türkler de aile yapısı ve Türk toplumunda kadının yeri, Türklerin doğayla, hayvanlarla ve bitkilerle kurduğu ilişki, yaşam biçimi vs. özellikleri içerir. Dede Korkut Hikayeleri bu yüzden önemlidir, bu nedenle değerlidir. Hülasa "Derste okutulsun da Filoloji öğrencileri Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerini öğrensinler" diye değil gerçekten bir şaheser olduğu için değerlidir.

    Sözün bundan sonrasını Ünlü Türkolog Prof. Muharrem Ergin'e bırakalım; bakalım Dede Korkut'la ilgili neler söylemmiş hoca:

    önsöz'den

    "Türk edebiyatı tarihinin en büyük âlimi Prof. fuat köprülü'nün derslerinde söylediği bir söz vardır: Bütün türk edebiyatını terazinin bir gözüne, dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine dede korkut ağır basar.

    Dede korkut kitabının değerini ifade etmek için bundan daha güzel bir söz bulmak mümkün değildir. gerçekten dede korkut kitabı türk edebiyatının en büyük âbidelerinin, türk dilinin en güzel eserlerinin başında gelir."
    (Prof. Dr. Muharrem Ergin, Dede Korkut Kitabı, boğaziçi yayınları)

    Hanum hey...!
    #1282889 (huruf, 09.02.2007 23:05)
  14. hikayeler 12 tanedir ve bir bütünü oluşturur. kahraman bayındır han'ın damadı kazan bey'dir. çoğunlukla kazan bey hakimdir ancak bayındır han yönetici olduğu için arada bir görev yapar.

    ailede kadın çok önemlidir, kadınlar da savaşçıdır. buna rağmen erkek çocuk kız çocuktan üstün sayılır. isim koyma, beşik kertme, nilan gibi törenleri olur ve bu törenlere anlatıcımız dede korkut başkanlık eder. din ön planda değildir ama belli başlı yerlerde karşımıza çıkar, bu yönden geçiş dönemi eseridir.

    şiirsel ve öyküsel bir anlatımı vardır. olaylar nesir, konuşmalar nazımdır. şiir bölümlerinde ölçü ve düzen yoktur.

    anlatıcı dede korkut'tur ancak kimin söylediği belli değildir, dede korkut söylemiş olabilir. kitapları okunabileceği gibi trt de gösterilen filmleri de izlenebilir.
    #1495978 (headacheda, 05.04.2007 22:09)
  15. yayından kalkmış dizidir.oyuncularından bir kısmı özel kanallardaki ağa-töre temalı abuk dizilere gitmiştir.
    #1495990 (turcomen, 05.04.2007 22:14)
  16. el yazmasını okumanın herkesin gerçekleştirmediği metindir. zordur. hikayeler bayındır han'ın ziyafeti ile başlar. dedem korkut'un duasıyla biter. dede korkut burada bilge kişidir. hükümdarlara kılıç kuşatır, çocuklara isim verir, dua eder. başı sıkışan dede korkut'a danışır. Türk yaşayışının, türk kültünün bir ürünüdür. dış oğuz ve iç oğuzların mücadelelerinin anlatır. hikayeler büyük bir destanın parçaları gibidir. eski türklerin yaşayışlar hakkında bize bilgi verir. destandan halk hikaesine geçişin bir örneğidir. Halk hikayelerinde olduğu gibi konuşmalar nazımla, anlatımlar nesirle yazılmıştır. yani şiir ve düz yazı iç içedir.15. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. kuzeydoğu anadolu'da yaşayan türkleri konu alır.
    #1496061 (minti, 05.04.2007 22:27)
  17. 1- uşun kocaoğlu seyrek destanı
    2-bosatın tepegözü öldürdüğü destan
    3-kazılık kocaoğlu yiğenek destanı
    4-kanglı kocaoğlu kan turalı destanı
    5-karn pirenin oğlu bamsı benek destanı
    6-dirse hanoğlu boğaç han destanı
    7-duha kocaoğlu deli dumrul destanı
    8- iç oğuz dış oğuz bir olup beyneğin öldüğü destan
    9-solur kazan esir olup oğlu uruzun çıkardığı destan, dedekorkut hikayelerine örnek verilebilr.
    #1967351 (unique270, 19.07.2007 16:37)
  18. özellikleri;
    1-dede korkut kitabından 12 tane hikaye vardır.
    2-türk edebiyatının destan döneminden halk hikayeciliğine geçiş ürünleridir.
    3-dede korkut hikayelerinde destanımsı özelliklerde vardır.
    4-destanlara göre daha kısa hikayelerdir.
    5-islamiyetten önceki türk kültürü ve islami dönem türk kültürünü barındıran bir özelliğe sahiptir.
    6-eserde bol bol aliterasyona başvurulmuştur.
    7-dili yalın ve sadedir. eski anadolu türkçesinin özelliklerini taşır.
    8-düz yazı, şiir karışımı bir özellik taşır. kahramanlar konuşturulurken nazım türüne başvurulmuştur.
    #1972093 (unique270, 20.07.2007 13:07)
  19. 12 türk hikayesinden oluşan; Oğuzların o dönemki folklorik değerleri ve kahramanlık, yiğitlik, cesurluk vb. gibi üstün bireysel değerleri üzerine sonuçlara ulaşabileceğimiz hikayeler.
    #2981004 (lendunhalger, 10.02.2008 04:44)
  20. türkler masal yapamaz, türkler'in hayal gücü yoktur, türkler ancak pamuk prensesi okur, türkler'de destan yoktur sezlenişlerine tokat gibi cevap.
    #2999555 (ernest everhard, 13.02.2008 22:18)
  21. türk milleti' nin hafızasıdır.
    #3292726 (garazeybek, 19.04.2008 22:09)
  22. kültürel mirasımızdır.okumak ve okutmak gereklidir.
    #3292932 (kumralada, 19.04.2008 22:56)
  23. Kitabın asıl adı "Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan" dır. Anlamı Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı'dır. Kitap on iki destansı hikaye ve bir mukaddimeden oluşmuştur.

    Hikayeler Kuzeydoğu Anadolu dolaylarındaki Müslüman Oğuzların hayatını anlatır. Fakat destanlar islamiyet öncesi dönemden de izler taşımaktadır. Bu yüzden destanların oluşmasının daha erken evrelerde olduğu tahmin edilmektedir. Kitapta, Salur Kazan ve Bayındır Han gibi kahramanların, mekanın ve zamanın ortak oluşuyla ve her hikayede Dede Kokut'un ortaya çıkışıyla on iki hikaye birbirine bağlanır. Bugün elimizdeki iki nüshanın Akkoyunlu Devleti'nin çökmeye başladığı dönemlerde yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Nüshalardan biri tamdır ve Almanya Dresten Kitaplığı'nda bulunmaktadır. Altı hikayenin bulunduğu eksik bir nüsha ise Vatikan'dadır.

    Nüshalar üzerine ilk incelemeyi Alman Türkiyatçı Fr. Von Diez Tepegöz Destanı'nı Almanca'ya çevirerek yapmıştır. Kilisli Rıfat (1916, eski yazı ile), Orhan Şaik Gökyay (1938) ve Muharrem Ergin (1958) de kitabı yurdumuzda yayınlamışlardır.

    ---Dede Korkut'un Soyu:

    Dede Korkut'un soyu hakkında kesin bir bilgi elde edilememekle birlikte, mukaddimede Bayat Boyu'ndan olduğu geçiyor. Ayrıca bazı kaynaklar Kara Hoca'nın oğlu olduğunu söylemektedir. Ebulgazi de Kayı boyundan olduğunu yazmıştır. Karmış Han'ın oğlu demiştir. Bazı rivayetler ishak Peygamberin soyundan olduğunu söyler. Bir başka rivayete göre de Hıristiyan Aziz Kirkor'dur.

    ---Dede Korkut'un Kişiliği:

    Dede Korkut'un destanların ilk anlatıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Hikayelerde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur.Oğuzname'de, Dede Korkut'un 295 yıl yaşadığı ve Hz. Muhammed'e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han'a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir.

    Korkut kelimesinin "kork-" fiil kökünden türemiş olma ihtimalinin yanı sıra Arapça kökenli olup elçi manasına gelmesi de mümkündür. Her iki ihtimalde de "Korkut" kelimesinin bir lakap, bir unvan olduğu görülmektedir. "Dede" kelimesinin ise ecdat manasında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Fakat destanlarda daha çok halk arasında büyük hürmet ve kutsallık kazanmış halk bilgini anlamında kullanılmıştır.

    Dede Korkut'un gerçek ismi, hayatı, yaşadığı çağ ve coğrafyayı kesin olarak aydınlatmak eldeki kaynaklar ve rivayet ile mümkün değildir. Destanlardan çıkarılabildiği kadarıyla ise Dede Korkut'un kişiliği iki şekildedir: 1- Kutsal Kişiliği, 2- Bilge Kişiliği. Başka kaynaklarda devlet adamı kişiliğinin de bulunduğu belirtilmektedir. Dede Korkut'un çok kişilikli olarak karşımıza çıkması farklı zaman, hatta farklı mekanda yaşamış benzer şahsiyetlerin destanlarda tek isim altında toplanmış olabileceğini düşündürüyor fakat bu kişiliklerin halkın eklentisi olma ihtimali de vardır

    ---Dede Korkut'un Kutsal Kişiliği:

    Destanlarda Dede Korkut kerâmet sahibi biridir. Doğa üstü bir manevi güce sahiptir. Destanlarda şu gibi kerametleri görülmüştür;

    1- Gelecekten Haber Verme: "Korkut Ata söyledi: Ahir zamanda hanlık tekrar Kayı'ya geçecek. Kimse ellerinden alamayacak, ahir zaman olup kıyamet kopuncaya kadar."(Mukaddime)

    Destanda geçen örnekte de belirtildiği gibi Dede Korkut gelecekten haberler verirdi. Bu haberleri geçmişte yaşadığı deneyimlere dayanarak söylerdi.

    2- Halkın Onun Sözünü Tutması: "Korkut Ata Oğuz kavminin müşkülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata'ya danışmadan yapmazlardı. Her ne ki buyursa kabul ederlerdi. Sözünü tutup tamam ederlerdi." (Mukaddime)

    Hanlardan çobana kadar herkes onun sözüne güvenirdi, ona danışırlardı.

    3- Duasının Allah Katında Kabul Olması: " Ne derse olurdu. Gaipten haber söylerdi. Hak Taâla onun gönlüne ilham ederdi." (Mukaddime)

    "Dede Korkut dedi: (Kılıç) Çalarsan elin kurusun dedi. Hak Taâla'nın emri ile Deli Karçar'ın eli yukarıda asılı kaldı. Zira Dede Korkut keramet sahibi idi, dileği kabul olundu." (Kam Püre'nin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı)

    Birinci örnekte geçen "Ne derse olurdu." cümlesi hem halkın onun sözünü dinlediği hem de duasının kabul edildiği anlamındadır. ikinci örnekte de duasının kabul olduğu belirtilmiştir.

    Dede Korkut'taki bu kerametlerin iki kaynaktan gelmiş olabileceği düşünülmektedir;

    1- islam Tasavvufu

    2- Şamanist inanç

    Dede Korkut'un destanlarda islam tasavvufuna uymayan davranışları bu ihtimali zayıflatıyor. Mutasavvıflardaki kamil insan olma hedefi, çile çekme, dergah gibi unsurlar Dede Korkut'ta görülmüyor. Ermişlerinkine benzeyen olağan üstü olaylar yaşaması da yazıya geçirilene kadar uğramış olduğu değişiklikler olabilir, çünkü Türklerin islam'ı henüz kabul ettiği ve değişim içerisinde olduğu 15-16. yy.larda yazıya geçirilmiştir.

    Dede Korkut'un kutsal kişiliğinin şamanist yaşantıdan gelmiş olabileceğini kabul edebiliriz. Ozan oluşu şamanistlerin özelliğini hatırlatmaktadır. Ayrıca kerametlerini gizlememesi de kutsal kişiliğinin şaman inancından geldiğini güçlendirmektedir.

    ---Dede Korkut'un Bilge Kişiliği:

    Dede Korkut sıradan insanlardan, devlet adamlarına kadar herkesin saydığı ve danıştığı bilgedir, öğüt vericidir. Bilgeliği eğitici, öğretici ve tenkit edicidir. Onun bu kişiliği tarih ve toplum yaşantısından gelmektedir. Geçmiş alplerin başından geçen olayları anlatır ve öğüt verir.

    ---Destanlar:

    Kitapta daha önce de belirttiğimiz gibi on iki tane destan vardır. Bu destanların her biri bir boy için söylenilmiştir. Bu destanlarda boyların hanlarının başından geçen olaylar, ad koyma, canavarlarla savaşma gibi bölümler yer almaktadır.

    Hikayelerin dili oldukça sadedir. 15.-16. yy.da yazıya geçirildiği halde arı bir Türkçe'ye sahiptir. Az miktarda Arapça kökenli kelime de vardır. Orhan Şaik Gökyay ve Muharrem Ergin'in Latin harfleri ile yayınladıkları kitaplar ilköğretim öğrencilerinin anlayabileceği kadar sade ve basit cümle yapısına sahiptir. Hikayeler çoğunlukla manzum ve ahenkli bir şekilde anlatılır. Manzumların bir kısmı kafiyeli olmasa da kulağa hoş gelen bir söyleyiş tarzı vardır. Kitapta yaklaşık 8.000 tane farklı sözcük ve deyim geçer. Cümleler kısa ve yalındır.

    kaynak: http://www.dedekorkut.net/
    #3292964 (ignorabimus, 19.04.2008 23:03 ~ 08.08.2008 21:38)
  24. fuad köprülü'nün ifadesiyle "Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u ise öbür gözüne koysanız yine de Dede Korkut ağır basar.

    ne kadar önemli olduğunu bilmem bu cümle anlatabildi mi..
    #3292998 (junojuno, 19.04.2008 23:11)
  25. (bkz: kitabi dedem korkut ala lisani taifei oguzhan)
    #3651557 (gitarist, 11.07.2008 19:11)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

dede korkut hikayeleri başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. dede korkut hikayeleri ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dede korkut hikayeleri nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about dede korkut hikayeleri. Copyrights of the articles are belong to their authors.