dark city 


kapat
  1. alex proyas'ın yönetmenliğini üstlendiği başrollerini kiefer sutherland ve rufus sewel'in oynadıkları leziz film. (bkz: shell beach)
    #53994 (montajelemani, 04.02.2006 23:01)
  2. alex proyas'ın karanlık yaratma ve karanlığı işleme yeteneğine örnek gösterilebilecek züper film. bunu sevdiyseniz;
    (bkz: the crow)
    #449542 (Doom Caller, 22.07.2006 15:22)
  3. isminin ne olduğunu bilmeden üç kez orjinal dilinde izleyip çok beğendiğim;daha sonra da ismini öğrenip altyazılı izlediğim muhteşem bir film.
    #451055 (Disco Inferno, 23.07.2006 00:18)
  4. Çok sıkıcı bir film, kafanız doluyken izlenmemesi tavsiye edilir.
    #645179 (defne, 18.09.2006 12:34)
  5. matrix gibi yaşanılan dünyanın gerçekliğini veya kurgu olmasını sorgulayan film. ha önemli bir nokta var, matrix ten önce çekilmiştir. kiefer sutherland *, rufus sewell ve jennifer connelly oynar.
    #1193012 (paradigma, 23.01.2007 04:13)
  6. bu filmin çok ses getirememesinin en büyük sebeplerinden biri de başroldeki rufus sewell'in mistik bir karizma tutturamaması olmuştur. biraz olsun neo gibi görünebilseydi matrix'den önce "vay anasını" derdik. kiefer sutherland ilginç bir portre çizmiş, onu böyle bir rolde görmenin tuhaf bir güzelliği oldu. alex proyas karanlık atmosferler yaratma konusundaki ustalığını, jennifer connelly'de evrim teorisini kanıtlamış oldu bu filmle. sondaki ayar klişe olmadan tadında bitti. güzeldi.

    --spoiler--
    Mr. Hand: But I wanted to know what it was like... how you feel.
    John Murdoch: You know how I was supposed to feel. That person isn't me... never was. You wanted to know what it was about us that made us human. Well, you're not going to find it...
    [Murdoch points at his head]
    John Murdoch: ...in here. You were looking in the wrong place.
    --spoiler--

    ayrıca alex proyas'ın kendi kendine gönderme yaptığı filmdir.** *
    #1542259 (Ghost Whisperer, 19.04.2007 05:02 ~ 05:03)
  7. matrixin babası olarak bilinen filmdir.
    #1570999 (atinalitimon, 25.04.2007 23:40)
  8. Dark City'yi, felsefede Platon'un Mağaradaki Mahkumlar Kuramından başlayarak, sinemada Matrix'e kadar uzanan geniş bir bilgimiz ve gerçeği idrak gücümüz arasındaki fark sorunsalında Matrix'ten bir önceki durak olarak algıladım. Yine aklıma gelen bir diğer film ise Truman Show'du doğal olarak bu konuyla ilgili yapılmış olan. Filmde verilmek istenen düşünce ve his, otuzlu kırklı yılarda geçen -umarım tarih hakkında yanılmıyorumdur- gangster filmlerinin karakteristik unsurları olan o döneme has giysiler, şapka ve arabalar kullanılarak o filmlerdeki karanlık atmosfer ve kasvet çok iyi bir şekilde sağlanmış kanaatimce. Filmin sonunda öyle bir ironi yapılmış ki; değişik bir "tür" tarafından labirentin içindeki kobay fareler gibi o şehirde bulundurulan hatta kişisel geçmişini bile hatırlamayan insan sonunda mutlak gücü eline geçirdiğinde yaptığı "kendi" dünyasını kurmaktı tıpkı diğer "tür" gibi... Buradan da yönetmen -bilmiyorum öyle bir mesaj ulaştırmak kaygısını taşıyor muydu- fakat "gücü elinde bulunduran her zaman adaletsizliğe meyilli mutlak hakim midir?" sorusunu taktı aklıma...

    Filmde "Sway" şarkısını duymak da bir o kadar hoştu.... Matrix kadar adı ve değeri bilinmese de -ki bunu henüz izlememden yola çıkarak söylüyorum-, alt metin olarak oldukça zengin bir film...
    #1815267 (November76, 24.06.2007 15:40 ~ 15:42)
  9. başrolündeki amca bu kadar ezik olmasaydı belki de bir efsane haline gelebilirdi ancak çok sönük kalmış.
    #1884630 (beholderr, 08.07.2007 18:43)
  10. konusu ve kurgusu oldukça başarılı olmasına karşın biraz zayıf kalmıştır, konsantre olmakta zorluk çekilir.

    --spoiler--
    John Murdoch: I know this is gonna sound crazy, but what if we never knew each other before now and everything you remember and everything that I'm supposed to remember, never really happened, someone just wants us to think it did?
    Emma Murdoch: But how can that be true? I so vividly remember meeting you. I remember falling in love with you. I remember losing you. I love you John, you can't fake something like that.
    John Murdoch: No, you can't.
    --spoiler--
    #1913967 (purpleturtle, 12.07.2007 01:03)
  11. --spoiler--
    gerçekten güzel filmdi de, eksikleri yok değil. birincisi #1884630 nolu entry e tamamıyle katılıyorum. ikincisi, saat 12 olduğunda hayatın durması olayında saçmalıklar yok değil. filmin başında bu dediğim olay tasvir edilirken treni filan gösteriyorlar. trendeki herkes uyuyor, herkesin uyumasıyla birlikte trende duruyor. daha sonra arabaları gösteriyorlar, onlarda duruyor. e kardeşim, adam uyurken treni nasıl durdursun, arabayı nasıl durdursun be?
    --spoiler--
    #1933605 (for the greater good of maiden, 14.07.2007 17:54)
  12. electropedik yorumu: http://sinister.azbuz.com...objectID=5000000000289985

    ayrıca dvd'sini edinmek istenler için, bu ay empire türkiye 9 milyonluk fiyatla dvd'yi dergiyle birlikte hediye ediyor.
    #1933621 (ELeCTrO, 14.07.2007 17:57 ~ 17:58)
  13. alakalı olarak;

    (bkz: anita kelsey)
    #2110993 (double cross, 11.08.2007 10:11)
  14. blade runner gibi sapına kadar bilim-kurgu özellikleri taşıyan, ancak sin city kadar karanlık, insanı düşünmeye iten, dönüp dolaşıp "insan" ve "ruh" kavramının üzerinden çıkarımlar yapan harika bir yapım... hayatınızın merkezinde, sizi yöneten neler var hiç düşündünüz mü? Dark city bambaşka yaklaşıyor bu olaya..

    rufus sewell.. william hurt.. jennifer connelly, 24 ve lost boys'dan tanıdığımız kiefer sutherland...

    Karşınızda alex proyas denilen deha'nın yönettiği, dark city..!

    Dark city hakkında ne düşünüyorum...

    en başta bu filme saygı duyuyorum.. Zira film, Amerikan film endüstrisinin hoşuna gidecek ve hayvanlar gibi para kazandıracak şekilde klişe de yapılabilirdi. işlenen konu bok edilmeye çok ama çok müsait bir çizgide..

    kesinlikle kolaya kaçılmamış.. binlerce kez aynılarını dinlediğimiz diyalog satırları yerine sadece seyirciyi düşünmeye iten diyaloglarla bezenmiş..

    bu film, yaşadığımız ve "gerçeklik" olarak addettiğimiz şeyi irdelemek konusunda matrix gibi bir yapıma esin kaynağı olmuştur.. hem de milyonlarca kurşun, binlerce dövüş hareketi katmadan, nokia - duracell reklamları yapmadan (ki yanlış anlaşılmasın, matrix bence hiç de kötü bir yapım değildir, sadece "olmamış" diyebileceğim noktalara da sahiptir)

    Çağrışımlar yapmama neden oldu dark city..

    hepimiz arada sırada düşünürüz, neyiz biz, amacımız ne, nereye gidiyoruz? Film içten içe sadece yaşadığım hayatı, bulunduğum, nefes aldığım, acılar çektiğim, sevindiğim, seviştiğim, yani bir şekilde kendisiyle etkileşimde bulunduğum hayatı değil, bunun amacını düşünmemi sağladı.

    bizi insan yapan neydi?

    farklı olmamızı sağlayan şey?

    hani deli gibi aradıkları ruh var ya, keşfederlerse insanı neyin insan yaptığını bulabileceklerini düşündükleri,

    onun gerçekten zihnimde, hatıralarımda, tecrübelerimde mi şekillendiğini, yoksa insan olarak dünyaya gelmenin bir getirisi mi olduğunu düşündüm..

    hepimiz farkedemediğimiz şeylerden bir şekilde çekiniriz ya, hayatımızın bize söylenmeyen bir amacı olabilir miydi?

    Belki de dark city'de bulunan "yabancı" (bilerek uzaylı kelimesini kullanmıyorum, çünkü gerçekten tam anlamıyla "yabancı" portresi çizilmiş..) teması sadece yönetmenin elinde bir enstrumandı?

    bilemiyorum, belki de amerikan sinemasının yöntemlerini sorgulamaya başladım bu aralar... ancak;

    eğer bugün "dark city" deyince aklımıza "ghost in the shell", "blade runner" hatta "donnie darko" gibi isimler geliyorsa,

    izlemeye değerdir bu film.
    #2653277 (double cross, 02.12.2007 10:15 ~ 10:16)
  15. ne hikmetse her izlediğimde bana saatleri ayarlama enstitusu'nü hatırlatan karanlık film.
    #3299587 (experimental, 21.04.2008 14:56)

© 2008 - uludağ sözlük

dark city başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. dark city ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dark city nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» lost » avignon » forum chat tarzi entry » tukurmeden konusamayan evrimini tamamlamamis lama » cep telefonu kullanmayan insan » hic dusunulmedigi dusunulen dusunceler » 5 temmuz 2008 red bull salzburg ii besiktas maci » avatar the last airbender » notrinova » isteksizlik a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci