cocuk esirgeme kurumu 


/ 2
kapat
  1. içinde biraz insanlık ve imkanı olan herkesin, ayda bir de olsa uğraması gereken yerdir. gözlerini daha yeni açmış bir bebeğin, uyurken saçlarını okşayabileceğiniz gibi, bacak kadar boyuyla "adam" olmuş bir çocukla dertleşebileceğiniz yerdir ayrıca. o bu değil de, daha yeni hecelemeye başlamış 10 tane bebeğin, birbirlerini -kıskandıkları için- iterek size sarılması, "baba" demesi yok mu, dakikalarca sadece sarılarak öyle kalmaları, arada yine ağızlarından "baba" kelimesinin çıkması.. hepsini evlatlık edinesiniz geliyo ama yapamıyosunuz.. anlamasalar bile ağzınızdan bi çift kelime çıkabiliyo ancak; "yine geleceğim".. sonra arabanıza biniyosunuz "gerçek" hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyosunuz..
    #100473 (redwinemania, 04.03.2006 20:50 ~ 17.04.2006 20:44)
  2. (bkz: göz yaşartan anlar)
    #100487 (DR_GTI, 04.03.2006 20:57)
  3. bu kurumda yaşayan çocukların (en fazla 3 tanesinin) (bkz: koruyucu aile)si olunabilecek ya da bu kurumdaki çocuklardan evlat edinebilecek kurumdur.
    #156891 (SHirce, 08.04.2006 03:37)
  4. kuruma daha yeni gelmiş 4 yaşındaki bir kız çocuğunun ağlayarak kucağıma geldiği ve annesini kaybetme olayını ayrıntılarıyla anlatmaya başladığı,
    o kuruma kendisiyle beraber gelen ondan 1-2 yaş büyük bir kardeşinin olduğu ve onun yanında uyumalarına izin vermemelerinden dolayı "içim acıyor" gibi kelimelerin kullanıldığı,
    gözünün üstüne ne oldu diye sorulduğunda "öğretmen vurdu" cümlesinin çıktığı ama peşinden gelmiş olan bakıcı tarafından "merdivenden düştü" cümlesinin kullanıldığı...
    psikoloğun haberi olup olmadığını sorduğumda ve götürmek istediğimi söylediğimde "haberi var ama haberi olsa..." da fark etmez anlamına gelen lafların söylendiği yerdir...
    #156905 (SHirce, 08.04.2006 03:56)
  5. ülkemizde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren kurumlar SOSYAL HiZMETLER VE ÇOCUK ESiRGEME KURUMU tam adıdır
    #156907 (city walk, 08.04.2006 04:02)
  6. "bazı" kesimin "hayvanat bahçesi" olarak gördüğü yerdir.
    tipler her zaman aynıdır. jeepleri son model, kıyafetleri kim sik kim rukus yarışmasından çıkmış gibidir. ama her zaman sik seçilip de bedavaya versen giyilmeyecek olanlardan.
    televole kültürüyle büyümüş insan(cık)lardır. cocuk esirgeme kurumu'nu ise işledikleri tüm günahları affettirebileceklerini düşündükleri yer olarak görürler.
    büyük ihtimalle kurumun adını, bir konken partisinde, laf arasında "canan hanım"dan duymuşlardır. "canan hanım" gitmiştir ya, onlar gitmezse, bir sonraki konken partisinde anlatmazlarsa olmazdır.
    gidip en pahalı oyuncakları alırlar. bilmezler ki; o bebeklerin, o cocukların oyuncağa değil, "sevgi"ye, "anne" sevgisine, "baba" sevgisine ihtiyaçları vardır.hayat onlar için bu kadar basittir işte.

    arabalarından inerler sonra. öyle bir inerler ki; etraflarında televole kameraları var zannederler.
    aldıkları oyuncakları verirler sonra; hayvanat bahcesindeki hayvanlara yem atar gibi.
    elleriyle bile sevmezler çocukları; kirlidir ya onlar, anneleri yoktur ya yıkayacak. sokak köpekleriymiş gibi bakarlar "ayy ne tatlı şeysin sen" derler. bir de ağlamazlar mı? kendileri bile inanmazlar ağladıklarına. tribünlere yani "yukarıya" oynayacaklar ya.. timsah gözyaşı bile değildir onların ki, timsah gözyaşında bile şeref vardır bir yerde.

    sonra.. sonrası hep aynıdır. ellerini bile çocuklara değmeden jeeplerine biner, bir sonraki konken partisini sabırsızlıkla beklerler ve bir daha geri dönmezler.

    burası hayvanat bahçesi değil eyy insan(cık)lar. o kirlidir diye elinizi sürmediğiniz çocuklar ise köpek hiç değildir. gidin burdan, çekin o "temiz" ellerinizi cocuklardan. "umut" vermeyin onlara bir daha gelecekmiş gibi; gölge etmeyin başka ihsan istemez!!!
    #176084 (redwinemania, 17.04.2006 20:56 ~ 23.04.2006 21:24)
  7. içine girdiğimde içimin gerçekten çok acıdığı o küücük çocukların tek başlarına kaldıkları her dakika ne gibi tehlikeyle karşılacakları korkusuyla yaşadıkları ve büyüdükten sonra çirkef birer insan oldukları yer.
    #176127 (saldirici, 17.04.2006 21:14)
  8. içeriye kafayı uzatıp onlarca yetim, öksüz, yardıma muhtaç çocuğu görünce yürekleri parçalayan yerdir. içerisi sırtı sıvazlanacak yavrularla doludur. hayvan muamelesi görürler çoğu zaman, bazan da zenginlerin show materyali.

    (bkz: garibin çilesi ölünce biter)
    #176137 (palta, 17.04.2006 21:19)
  9. (bkz: shcek)
    #713566 (kabaktadi, 09.10.2006 01:30)
  10. bugün itibari ile ziyarete gittiğim ve çocukların ne kadar çok ilgiye ihtiyaçları olduğunu gördüğüm kurum... bir elde siz uzatın... çocuklar ile ilgilenmeniz sonucunda ne kadar mutlu olduklarını göreceksiniz ve ayrılmak istemeyeceksiniz. fakat sadece 1 saat beraber olabiliyorsunuz... işte en kötüsüde bu olsa gerek... size anne veya baba diye hitap ediyorlar ve gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz... çok yüce bir duygu...
    #1066298 (cadi findigi, 27.12.2006 19:33 ~ 19:35)
  11. Kurumumuza Yardım ve Bağışta bulunmak isteyen vatandaşlarımız, Türk Lirası ya da Döviz cinsinden yapabilecekleri yardımın belli bir amaç için kullanılmasını isteyebilirler. Bu durumda; yardımın hangi amaç için kullanılmasını istiyorlarsa, bunu bankada dekonta yazdırdıkları takdirde yapmış oldukları bağış ve yardım sadece o amaç için kullanılacaktır.

    Genel Örnek:

    Çocuk Yuvalarında kalan çocukların her türlü ihtiyacı için,
    Yetiştirme Yurtlarında kalan çocukların giysi ihtiyacı için...

    Özel Örnek:

    X Çocuk Yuvasında kalan çocukları her türlü ihtiyacında kullanılmak üzere,
    X Yetiştirme Yurdunda kalan çocukların kitap ihtiyacı için,
    X Çocuk Yuvasında kalan çocukların oyuncak ihtiyacı için,
    X Huzurevinin onarımı için...

    Türk Lirası Hesabı
    T.C. Ziraat Bankası Samanpazarı Şubesi / Ankara
    Hesap No: 321 5620-5001

    Döviz Hesapları

    Dolar Hesabı
    T.C. Ziraat Bankası Samanpazarı Şubesi / Ankara
    Hesap No: 322 1960-5001

    EURO Hesabı (Vatandaş Hesabı)
    T.C. Ziraat Bankası Samanpazarı Şubesi / Ankara
    Hesap No: 322 1961-5001

    Japon Yen Hesabı
    T.C. Ziraat Bankası Samanpazarı Şubesi / Ankara
    Hesap No: 322 1962-5001

    ingiliz Sterlin Hesabı
    T.C. Ziraat Bankası Samanpazarı Şubesi / Ankara
    Hesap No: 322 1966-5001

    Not : Yukarıdaki hesaplara havale sırasında hiç bir ücret alınmamaktadır.
    #1066313 (cadi findigi, 27.12.2006 19:36)
  12. insanlık değerlerinin ne kadar yitirildiğinin kanıtları.
    #1166997 (tatlı su levregi, 17.01.2007 13:42)
  13. http://www.shcek.gov.tr
    #1387246 (art ist, 08.03.2007 02:53)
  14. çok olmasa da büyüdüm ben... büyümeme rağmen bir hafta önce ilk defa gittiğim mekandır, asla son olmayacağını kapıdan girer girmez anladım ama. elimde olsa her gün giderim o bi saat yolu.* * çünkü kapıdan girer girmez atladı boynuma sinem, kızım. o kadar hazırmış ki beni görmeye! yemeğini yemiş, oyuncağıyla oynamış, okula gitmiş, ödev yapmış, tv izlemiş... herşey tamammış ve o günkü şefkat ihtiyacını karşılamam için bekliyormuş beni. belkıs ve tarık didişirken, barışı zaptetmeye de çalışıyorum. elifle oynarken herkesten kaçan siyahi bebek kucağıma atlıyor.hüseyin fotoğrafımı çekiyor, emrah sadece izliyor beni. doğan, kardeşime ne kadar da benziyor di mi? bu sekiz aylık meleği de kim terk etmiş!? ahh.. hepsinin adını öğreniyorsun, küçük olanların kimisi anne / baba diyor, giderken ayaklarına yapışıyor da asıl koyan büyüklerin bakışları oldu bana. büyükler herşeyin farkında çünkü, birkaç saatliğine oyun arkadaşlığından fazlasını vermeyeceğimi, anne babasını asla getiremeyeceğimi biliyorlar. oo siz mi geldiniz, hadi biraz oynayın, vicdanızızı rahatlatın da sonra da evinize gidin, evi olanlar evlerine gider di mi der gibi bakıyor büyükler... hepsi farklı bir dünya, hepsi benim sanki.
    #1404394 (headacheda, 12.03.2007 21:13 ~ 21:15)
  15. giderken oyuncak, bağış, giysi gibi şeyler götürmek zorunda olmadığınız yer...kendinizi alın, gidin. bir de en güzel yüzünüzü.
    #1404417 (headacheda, 12.03.2007 21:20)
  16. mevcut evlat edinme ve ebeveynlik yasaları yüzünden hakkaten de çocuk esirgeyen kurumdur. karikatür gibi...

    yapılan başvuruların %80'inde sevgilerini vermek için yanıp tutuşan çocuksuz aileler geri çevrilir, kimsesiz çocuklar belki de umut bile edemediği bir gelecekten mahrum edilir. elbette devlet çocukların güvenlik ve sağlığından emin olmak zorunda ama "red"lerin büyük kısmı bu tür kaygılardan değil bürokratik engellerden kaynaklanıyor.

    yazık..
    #1894492 (raptor, 09.07.2007 20:35)
  17. salı, perşembe,cumartesi saat 15.30-17 arası ziyaretçi olarak gidebileceğiniz içinizde sevgi adına ne varsa hepsini vermek istediğiniz " işte bu" diye bahçesinde iç sesinizle nara attığınız yer.
    #1954666 (selsuyuna, 17.07.2007 19:14)
  18. " baba gitti "dedi biri "baba gitti" .. güldürmek için türlü şaklabanlık.. hiç ayrılmak istemedi kucağımdan ismi baranmış.apo zatten felakat kapkara türlü oyunla korkutmak istedi havladı hırladı " korkuyorum çok korktum yapma " dedikce zevkten dört köşe oldu... yaramazın biri eteğindeki çiçekleri gösterdi bana sürekli renklerini öğrendik beraber...biri topaç gibi yumak gibi nereme koysam türlü akrobasi ayak hareketleri...süre bitti "öpsene beni" biri daha "öpsene beni"..mutlaka uğrayın.
    #1955158 (selsuyuna, 17.07.2007 20:35 ~ 21.09.2007 23:34)
  19. (bkz: burda yapılmı$ı var)***
    #2051518 (sidikli, 01.08.2007 16:58)
  20. sevsene beni diyen nice çocuğun, nice anacık babacığın 5 dakikalık bir zevk uğruna hayata getirip sadece sevgisini esirgeyerek, o taştan bu taşın kucagına attığı çocukların olduğu yer. saçları bile aynı şekilde kesilmiş besleme dediğimiz çocukların ana vatanı. her gidene babam ol , annem ol denildiği çocukların evi. ufacık bir merhametten yoksun olan bakıcıların kol gezdiği yerler.

    akşam üstlerinde kapıda kalmış bi tanesini kurumun zilini çalıp görevliyle "bu çocuk neden burda" sorusuna "aaa hınzır içerı girmeyi unutmuş" diyerek elini uzattığında çocuğun korkudan, yine dayak yiyecekmiş gibi sizin kucağınıza kapaklanması hali. ağlama, sessiz sessiz ağlama. 5 dakika sonra hiç dayak yemedğim eve gelip anne bir şey istediğinde offflayıp poflama.

    Dayan sabır gerek
    Yolun uzun, vakit kısa
    Ölüm yakın...
    Tanrım ona acı.
    Sebep-sonuç
    gecem hüzün
    #2519213 (nukleerella, 26.10.2007 09:12 ~ 09:14)
  21. çoğunlukla iki nedenden ötürü ekrana gelen kurum.
    ya bir ünlü(!) oraya bir bağış yapmıştır, hediye ettiği oyuncaklar ve şaşkın bakışlı çocuklar arasında yapmacık gülüşüyle poz verir.
    ya da bir skandal yaşanmıştır. insanın izlemeye yüreği dayanmaz.

    peki ya bizim bu kurumu unuttuğumuz zamanlar ne oluyordur orada. o çocukların yüzlerindeki eksik gülüşleri kayboluyor mudur? peki güneş doğuyor mudur pencerelerine. biz bir üçüncü sayfada tecavuz-taciz-dayak* haberlerini okurken, hani yüreğimiz burkulduğunda, adlarını bile bilmediğimiz o çocuklar, ağlamak için kime sığınıyorlardır. kimsesi olmayan çocukların kurumu mudur orası, yoksa kimsenin "kimse"si olsun istemediği çocukların mı?
    doğduğunda donması için sokak ortasına bırakılan bir çocuk vardır aralarında mutlaka. adını "umut" koymuştur bir-iki gün misafir olduğu karakoldaki polis amcaları/teyzeleri. sonarası, sonrası hepimizin bildiği şeydir işte. "küçük umut" başlıklı üç-beş haber, bir yığın bürokratik yazışma, çocuk esirgeme kurumunun kayıt defterine büyük harflerle bir "umut" ismi. ardından tek düze boyanmış duvarların içinde nice çığlık, ağlayış, gözyaşı, buruk kahkahalar. umut'un sesi biraz hırıltılı çıkıyordur muhakkak. onu dünyaya getiren ve sokağa bırakan varlık(*)ona hissettirmiştir yalnızlığın soğuğunu. ciğerlerine işlemiştir yalnızlık umut'un. o yüzden sesinde hep bir hırıltı, hep bir hüzün durur. sonra her seferinde olduğu gibi, umut unutulur. bizim umut etmeyi unuttuğumuz gibi, yitiriz umut'umuzu. nice umut'a yaptığımız gibi.

    "...zihnimin derinlerinde yaptığım kazılarda onca yılın çöpleri yatılı.
    onların içinde binlerce ölümsüzlük ölümü ölmüş.
    kaybettiğim gülücüğü gül demeti halinde koymuşlar oysaki suratıma.
    gömülü parmak izlerin omuzlarımda.
    gözlerimde bir filmsin.göz çukurlarımda uyuyakalmış bir bebeksin.
    bende ninniyim uyu..."
    #2519381 (arpaci kumrusu, 26.10.2007 11:17)
  22. ülkemizde çocuk esirgeme kurumuna bağlı yurtlarda uygulanan toplu bakım modelinin verimli olmaması sonucunda yeni model arayışına gidilmiş, bunun sonucunda sevgi evleri ve çocuk evleri hizmete açılmaya başlanmıştır. sevgi evleri en çok 10-12 çocuğun kaldığı müstakil binalardan oluşur. çocuk evleri ise tercihen il merkezlerinde, hastanelere ve eğitim kurumlarına yakın yerlerde, bağış olarak alınan veya lojman olarak kullanılan dairelerde hizmet verir. bu evlerde en çok 6-8 çocuğa bakılır. kurumun önceliği çocukların koruyucu aile yanında veya evlat edindirilerek bakımlarının sağlanması olsa da, sevgi evleri ve çocuk evleri projelerinin, çocukların bakımlarının üst düzeyde sağlanması, kendileriyle ve toplumla barışık bireyler olarak yetişmelerinde faydalı olduğu görülmüştür. sevgi evlerinde halen 810 çocuğa hizmet verilmektedir. türkiye genelinde toplam 17 çocuk evi, 8 sevgi evi bulunmaktadır.
    #2520016 (cevapsiz soru, 26.10.2007 15:05)
  23. herkesin bulunduğu yerde ki çocuk esirgeme kurumlarına "en azından denetleme maksatlı" gitmeleri gerekmektedir. evet, herşeyi devletten bekleyemeyiz. tv haberleri ve burada yazılanları okuduktan sonra en yakın zamanda bir tanesini ziyaret edeceğim. çocuklarla nasıl ilgilenildiğine bakacağım. geleceğimiz kimlerin elinde diye bakacağım.

    düşünsenize, hergün onlarla insanın ziyaretine uğrayan bir kurumda çocuklar dayak yer mi? ezilir mi? afedersiniz ama hayvan muamelesi görür mü?

    evet şu ana kadar hiç gitmedim. ama artık gideceğim. onlara kötü davranan, ezenleri devlet kanalıyla ezeceğim.

    keşke bunu toplumda yaygınlaştırsak, herkes yakınında ki bu kurumlara haftada 1 kere uğrasa. ne kaybederiz? yavrulamız rahat büyüse. en azından...
    #2520119 (guapo, 26.10.2007 15:35)
  24. kapısının önünden geçerken gözleriniz dolduğu, "ulan ben bu hayatın ta ..." dedirten yer. küçücük çocuklar... ana yok baba yok... bu dünya nasıl bir yer arkadaş?!!
    #3307809 (fuathusnukayacan, 23.04.2008 13:06)
  25. birçok şey düşünerek girersin kapısından. daha önce söylenenler, televizyonda gördüklerin, tahmin ettiklerin, bilemediklerin kurcalar kafanı o an. birkaç çocuk koşar sana doğru. daha sen merhaba dememişken, sarılırlar beline. biri elinden tutup çekiştirmek ister seni istediği yöne, biri inceler , biri çekmez kafasını karnından. güç bela ilerlersin işte. birkaçı yaklaşmaz bile yanına. cam kenarına yakın durup sıklıkla dışarıya bakarlar hatta. uzun vakit gözgöze gelemeyeceğiniz çocuklardır bunlar. seslendiğinizde bakmayacak, konuşmaya çalıştığınızda başka bir arkadaşının yanına koşup size aldırmayacak olanlardır. üstelemek istemeseniz de göz ucuyla takip ettiklerinizdir bunlar.

    'sevgiye aç onlar' denmiştir hep. doğrudur da. ama eksik kalan öyle şeyler vardır ki farkettiğiniz, sonrasında şaşkınlığınızı gizleyemediğiniz. hep bir yama, hep bir yama. dikiş tutmasa da zorla büyüyen çocuklar bunlar. koşulları belli, hizmette kusur olmasa dahi hayatlarında var bir kusur. çocuk yaşta farkındalar olan bitenin. ki çocukluğun en güzel yanı bence farkında olmamak bir şeylerin.

    uzatmayayım, giden gören herkesin tecrübeleri farklı ama o kapıdan çıkarken düşünceleri sıklıkla aynı olacaktır. çaresizlikten çocuğunu bırakmak zorunda olanlara belki üzülecek, terkedip sormayanlara ana avrat söveceksinizdir.

    benim içimi burkan detay en çok şu olmuştur, gitmek üzereyken kapıdan daha ilk girdiğimde belime sarılanlar çoktan dalmışlardır başka bir şeye. küçük elleri çenelerinde, çiziyorlardır bir resim ya da itiyordur biri bir diğeri yere düşsün diye. vedalaşırsınız sonra. çıkarsınız bahçeye, kaldırırsınız kafayı gözgöze gelirsiniz onla. orda durup sürekli dışarıya bakan ,sizle ilgilenmeyendir o. ayırmaz bu kez gözlerini üstünüzden. yapıştırır avucunu cama, sallayamaz bir türlü o eli. yavaş yavaş kayışını görürsünüz elin yukarıdan aşağıya.
    #3465105 (siyahdalya, 29.05.2008 17:27)
/ 2
Copyright © 2008 - uludağ sözlük

cocuk esirgeme kurumu başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. cocuk esirgeme kurumu ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu cocuk esirgeme kurumu nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about cocuk esirgeme kurumu. Copyright of the articles are belong to their authors.

» hayata yon veren sozler » cocuk esirgeme kurumu » goz yasartan anlar » tanimi yapilamayan duygular » cagri spor tesisleri » porn star yarismasi » essagan ala gazugu » cipro » cipro » igrenc bilmeceler furyasi » eskimotube » nilufer seyahat » senyor » murat acikogretim yayinlari » facebook a koymak icin fotograf cekmek » mersin valiligi » pop muzik » supradyn » playboy dergisi dershaneleri » periyodik tablo » istihbaratci olmak istemek » turk tarih kurumu » carsafa dolanma » hadi lan ordan » 1 aralik 2008 guney batida gokyuzundeki ay yild » alternatif parti isimleri » misket havasi » national geographic fotograf yarismasi » turkiye nin sahip oldugu en buyuk degerler » risale i nur » dtp ye saygi duymak » ogrenci evindeki ogrencilerin giysi durumlari » kadir dikbas » gani ruzgar savata » uyku » sokakta sex shop ilani dagitan gencler » zehir » a » b » c » d » e » f » g » h » i » k » l » m » n » o » p » r » s » t » u » v » w » y » z » sitemap » kısa » dehsete dusuren ehliyet sinavi sorulari » tess of the duberville » wrap » cuccuk » my father s eyes » abberline » recep tayyip erdogan » sema hastanesi » yazarlarin aslinda demek istedikleri » verilesi moderator kisi