cidade de deus 


/ 2
kapat
  1. 1960 brezilyasındaki çete olaylarını anlatan,insanın tüylerini diken diken yapan etkileyici bir film.

    http://www.imdb.com/title/tt0317248/
    #169139 (pulp fiction, 14.04.2006 15:11)
  2. etkileyici bir film.yaşam şekli yolsuzluk olan bir sürü ufaklığın gettolar daki yaşamlarını konu alıyor.ayrıca;
    (Film, gücünü ve kavgasını uyuşturucu savaşlarından alan Tanrıkent'in hikayesini, 60'lı yıllardan itibaren ele alır. Arka sokaklarda yaşayan iki arkadaşın hikayesini takip etmeye başlarız. Kendilerine farklı yollar seçen çocukların gözünden Tanrıkent'in yokedici gelişimine tanıklık ederiz...)

    Tanrıkent 2002'nin olay filmlerinden biri. Rio De Janerio'nun suç dolu gecekondu mahallelerinden geçen, altüst edici bir film. Brezilya'dan gelen Protesto (La haine) diye tanımlandığını da ekleyelim.)kaynak. (bkz: beyazperde.com)
    #180861 (internettin, 19.04.2006 11:35 ~ 15.05.2006 11:00)
  3. bir fernando meirelles filmi. karnavalıyla cilalanan rio'nun favelalarını dehşetle anlatan filmdir.
    #368149 (zibende, 23.06.2006 03:03 ~ 02.03.2007 09:21)
  4. 60 lı 70 li ve 80 li yıllarda brezilya'nın gettolarında yasanan sefaleti, getto gangsterleri arasındaki savasları ve burdan bir fotoğraf sanatcısı olarak cıkan buscape'nin hayatını gercek ve de komik bir sekilde anlatan güzel bir film.
    #523148 (berlinlondraamsterdam, 10.08.2006 20:24)
  5. Filmin konusu tamamiyle yaşanmiş olaylardan ibarettir.insana dehşete düşürür.izlenmesi kesinlikle tavsiye edilir.
    #580964 (masterdrummer, 27.08.2006 10:50)
  6. 2002 yapımı bir brezilya filmi. sürükleyici, gerçekçi ve mükemmel kurgulara sahip. anlatılacak pek fazla şey yok. kesinlikle izlenesi bir film.
    #616312 (Eqin, 08.09.2006 04:12)
  7. brezilya'nın arka sokaklarını bir çocuğun gözünden anlatan harikulade film. her bir sahnesi adeta bir fotoğraf karesini andırır ve izleyiciyi alır götürür. yedinci sanatın tadına tam anlamıyla varabilmek için mutlaka izlenmesi gereken filmerdendir.

    (bkz: fernando meirelles)
    #737146 (InsomniaC, 14.10.2006 19:46)
  8. Kentin Tanrıları

    Şiddetin kol gezdiği bir coğrafyadan, şiddet üzerine çarpıcı karelerin resmedildiği, insanların hayata gözlerini açtıkları ilk andan itibaren kendilerini ölmek ile yaşamak arasında bir seçim ile karşı karşıya buldukları ve kanıksanan yok edişler ile yok oluşların estetik bir suretinin perdeye yansıtıldığı bir film ile karşı karşıya bırakıyor Brezilya' lı yönetmen Fernando Meirelles bizleri. 2002 yapımı Cida De Deus, ötekilerin hayatına kapı aralıyor; ezilmişlerin, yokluğa savrulmuşların, hor görülüp yok sayılmışların dünyasına, ışık tutuyor. Bir birinden hüzünlü insan hikayelerine daldırıyor bizleri, her seferinde yitip gidenlerin ardından donuk yüzlerin ifadesiz suretiyle buluşturuyor; acılı yürekleri dağlarcasına tüketilen yaşamların gölgesinde bunu yapıyor, sancısı perdeye yansıyor kana karışan sokakların ve kentin tanrıları ile izleyiciyi tanıştırıyor, çokça sıcak gülüşlerin kıyısında ama bir o kadarda, soğuk bedenlerin arasında.

    Hikayemiz Brezilya'nın suçla yoğrulmuş küçük bir yerleşim yerinde geçiyor. Medeniyetten izlerin olmadığı, insanların geri bırakılmışlıklarının içinde debelendikleri bir yerde başlıyor her şey. Bu yer, cehenneme eş bir yeryüzü hapishanesi gibi içinde esir ettiği ruhları adeta köle ederek kendine, yavaş yavaş sindiriyor içlerindeki en ufak merhamet duygularını. insanlığın emarelerinin görülmediği, sonlandırılan hayatların hiçbir değer ifade etmediği, duygunun ve sevginin yozlaştığı bir kentte, mahkum olan insanların çaresiz kıyımları sürüp gidiyor, hissizce. Her şey bir çocuğun tanıklığında gerçekleşiyor. Onun gözlerinden görülüyor ve dudaklarından sarf edilen sözcükler ile şekilleniyor, trajikomik hayatların hikayesi. Bu hikayede bir birinden farklı karakterler yer ediyor zihnimizde. ilk adım olarak kahramanımızın çocukluğundan başlanıyor. Tanrı kentli üç gencin öyküsü start alıyor; acıyla, ölümle, kanla, öfkeyle, korkuyla ve pişmanlıkla sarmalanan. Yoksulluğun pençesinden kurtulmak isteniliyor ve bu uğurda yasa dışılığa sığınıp suç işleyerek zengin olma hayalleri kuruluyor. Aynı sonla noktalanıyor hayaller ve her biri başka yerlere savruluyor. Kahramanımızın anlatımıyla hikayedeki diğer hayatlarda nefes buluyor sırasıyla. Hepsinin tek ortak noktası, silaha taparcasına düşkün olmaları ve şiddeti gölgeleri yaparak hayatlarının ayrılmaz bir parçası kılmaları. iç içe geçmiş sokakların, örümcek ağı gibi sarıldığı zehir ile işgal edilmesi, umutların akıp giden zaman ile birlikte yavaş yavaş sona seyretmesi, verilen kurtuluş çabalarının sonuçsuz kalması akabinde yaşanılan ve yaşatılan acılar, her şey ile tanrı kentin dr.mını içinde barındıran yaşanmışlıkları ve yaşanacakları haber veriyor.

    Kamera yine kahramanımıza dönüyor ve karşımızda, ergen hali beliriyor. idealleri olan, okuyan ve kendini suçtan ve şiddetten sakınmayı başaran "Roket", fotoğrafçı olma arzusu ile yanıp tutuşan bir genç adam olmuştur artık, hikayenin kötü adamlarıyla bağı vardır ve her biri ile hayatının farklı devrelerinde tanışmıştır. iyiliğin simasında vücut bulduğu gövdedir o, ruhunu korumayı bilmiş ve kendini, tanrı kentin insanı kendine hapseden yapısından sakınmayı başarmıştır. Siyahi bir melektir adeta, olanca kötülüğün ve şeytani düşünüşün arasında benliğini yok olmaktan korumuş ve yok edişlere direnmiştir. Hayatın seçimler üstüne kurulu yapısını iyi kavramıştır, seçimlerini doğrudan yana yapmış ve mükafat olan idealine kavuşmuştur. Derken bir başka hikaye ile karşılaşırız; iyi ile kötünün, eksi ile artının hikayesidir bu. Çocukluk halleri ile başlar öyküleri, birkaç karede yer bulan gelecekteki suretlerinin öngörüsü ile bugüne bağlanıverir, hayat hikayeleri. Bir birlerinden çok farklıdırlar, birsinin içinde insanlık kalm.mıştır; güç, para, iktidar ve kan tüm benliğini kaplamıştır.Diğeri ise insan yanını korumuş ve bağışlama ile hoş görüyü içinde muhafaza ederek, kötü suretin ters yüzü olmuştur. Kaderleri ikisine de aynı oyunu oynamıştır, ayrı sahnede ve ayrı dekorlar içinde fakat aynı son ile perde, bir daha açılmamak üzere bu iki dostun üstünü ansızın kaplamıştır, tanrı kenti de kapladığı gibi.

    Şiddetin tüm çıplaklığı ile sunulması ve bunun olanca gerçeklik katılarak yapılması, bir başka şiddetin yüceltildiği ve göze sokulduğu eser olan "Natural Born Killers" ile aralarında doku uyuşmasını beraberinde getirerek, aynı kıtanın farklı ülkelerinin, yaşadıkları bireysel ve toplumsal cinnetin suretine bir bakış atmamıza olanak sağlamaktadır. Oliver Ston'nun Katil Doğanlar'ında, toplumun içinde yer eden iki bireyin etrafında şekillenen suç örgüsü işlenirken, Tanrı Kent'te bir bütünü oluşturan yani, bireysel değil toplumsal merkezli bir suç örgüsüyle karşı karşıya geliyoruz. Birinde, aile kökenli bir çürüme ve akabinde nefretin içte yer ettirilmesi suretiyle karelere yansıması varken diğerinde, yaşanılan coğrafyadan ve yaşatılan yoksulluktan kaynaklanan ve dışlanan insanların karşı tepkisi olarak açığa çıkan bir şiddet dokusuna vurgu yapılmaktadır. Her iki filmde de, bireyin en hayvani yanı resmedilerek, insanın vahşiliğinin sınır tanımayan iç güdüler eşliğinde yüzeye çıktığı ve yaşamına bunu yayarak bir müddet sonra kanıksadığı, böylece gerek bireysel çözülüşlerin gerekse de toplumsal çürümenin önünün açıldığına vurgu yapılmaktadır. Her iki filmdeki bir başka ortak okta ise; her ne kadar aynı kuruma yönelmese de, sistemin iki olmazsa olmaz unsuruna fırlatılan sert eleştirel oklar olarak yer etmektedir. Katil Doğanlar'da, basının şiddeti kullanması, reyting ve para uğruna bunu insanlara altın tepside sunarak, şiddet uygulayanları kahramanlaştırması kıyasıya eleştirilmekte ve toplumsal çarpıklığın sureti gözler önüne serilmektedir. Tanrı kent'te ise güvenlik teşkilatının suç örgütleri ve çeteler ile iç içe geçmiş yapısına dikkat çekilerek, kirlenmenin boyutlarının düşünülemeyecek derecede büyük olduğu ve güvenliğin emanet edildiği teşkilatın bizzat kendisinin güvenlik için tehdit oluşturduğunun ironik yansımasını karelere taşımaktadır.

    Fernando Meirelles, yaşanan bir gerçekten yola çıkarak çektiği bu filminde senaryoyu, ülkesinin şiddet kültüründen referasn alarak hazırlamıştır, hiç kuşkusuz. içselleştirilmesi bir hayli güç yapısıyla ve olay örgüsünün gerçeğe yakın şiddet kullanımı ile şekillenmesinden dolayı, gerçek yaşamdan birebir kesitlerin sunulduğu ve yaşanan acıların yüzeye yayılarak, karanlık ve iç sıkıcı bir atmosferin yaratılması sağlanmıştır. Yaşanılan coğrafyanın gerçekleri ile filmin gerçekleri örtüşerek bir bakıma, toplumsal bir tahlil yapılmaktadır. Sürü psikolojisinin bireylerin davranışlarındaki etkisi açıkça görülmektedir. Bireysel olarak da vuku bulan suç işlemeye yatkınlığın toplu hareket edilme durumunda daha bir genellik kazandığı ve kontrolsüz sonuçlara gebe olduğu işlenmektedir. Filmin kurgusu ise çok nadiren baş vurulan türdendir. Sonun başta olması ve parçalar halinde sunulan farklı hayatların, farklı zamanlar ve yerlerdeki hikayelerinin anlatılması ile her hikayedeki kahramanların bir birleriyle olan bağları, işleyişin sağlam karakterli olmasında da önemli bir unsurdur. Aynı kurgu; Momento ve Los Amantes Del Circulo Polar'da da kendini göstermektedir. Filmin, flashbackler ile desteklenen ve olay örgüsünün içten dışa yada dıştan içe çıkarımlarının vücuda gelmesine meyleder niteliği ile diğer iki filmdeki gibi dış ses kullanılması ve karakterlerin kendi bakış açıları doğrultusunda olayları yorumlamalarına paralel seyreden yapısı, hem anlatımı daha güçlü hale getirmiş hem de, diğer iki filmdeki gibi ak.cılığı sağlamış ve izleyici tarafından sahiplenilmesini kolaylaştırmıştır.

    Kazananı olmayan bu savaşın sadece sistemin asalaklarına yarar sağladığı ve insanların bir birlerine kırdırılması yoluyla da egemenlerin daha güçlü kılındığı, buna karşılık halkın daha da sefil olup güçsüzleştiği gösterilmiştir. Oyunculuklardaki rafine ortaya koyuşlar ise filmin sağladığı başarının bir başka kaynağıdır. Abartısız ortaya koyuşlar ve rollerin, adeta yaşanıldığı izlenimi veren performanslar, filmi her şeyi ile izleyiciye yaşatmaktadır.
    Sizde bu yaşatılmaya dahil olmak istiyorsanız, tek yapmanız gereken; filme sahip olmanız.

    ----- Cidade De Deus( tanrikent ) ----- *

    edit: gizli bakınız eklendi.
    #763567 (bluevelve, 22.10.2006 15:35 ~ 06.03.2008 21:20)
  9. dört dörtlük bir belgesel..akıcılığın tavan yaptığı, Türkiye'de ben de böyle bir belgesel-film yapmalıyım güdüsünü uyandıran bir başyapıt..
    #990133 (nowomantaksimcry, 13.12.2006 14:21)
  10. bir solukta izlenen, olağanüstü görüntülerle bize armağan edilmiş, gerçek bir hikayeye dayanan, süper müziklerle dolu, muhteşem bir film.
    #1015583 (sayid jarrah, 18.12.2006 12:33)
  11. rio de janerio'nun varoşlarında geçen ve çok tanıdık gelen bir film. suçlu yaşı çok küçük, silahla gezmek ve çeteye dahil olmak için savaşmak var bu varoşlarda. herkes seyretmeli bence. istanbul varoşlarının gelecekteki hali sanki.
    #1061894 (kiyisiz deniz, 26.12.2006 22:20)
  12. yapı kredi' nin bahar senlikleri kapsamında bazı üniversitelerde düzenlediği "film gezgini" organizasyonunda yer almış olan, izlenmesi gereken bir film.
    #1349981 (dancing in the moonlight, 26.02.2007 09:03)
  13. (bkz: cidade de deus)

    film 1960 ve 1970 lerin Rio de Janerio'sunda geçmektedir. Bir üçüncü dünya ülkesinin üçüncü sınıf vatandaşlarının suçla yoğrulmuş hayatlarını kendisine konu edinen film, hayatın acımasızlığını izleyicinin gözüne sokma amacı gütmektedir.

    yahu onu bırakın da filmde bir muz fantazisi vardı, koparmıştı beni..

    spoiler

    yazamıycam lan utandım şimdi

    spoiler
    #1349984 (karamsar kelimeler, 26.02.2007 09:05 ~ 09:11)
  14. gercek izleyeceginiz hersey,
    son derece carpıcı, sasırtıcı, urkutucu bir kurgu,
    siddetin dibi,,
    en gerceginden...
    #1364288 (kabaktadi, 02.03.2007 03:24 ~ 24.12.2007 02:49)
  15. realist bir üstyapıt. kendimize bile itiraf edemeyeceğimiz kimi gerçekleri umarsızca ifşa eder. ilişkilerin giriftliğinden yok artik pozisyonunu alırsınız.
    #1704005 (zongulca, 30.05.2007 13:12)
  16. bu sıradışı film şu an tv8'de...
    #1782999 (abra kadavra, 18.06.2007 00:41)
  17. varoşlardan kurtulmak isteyen bir çocuğun ve çevresindekilerin uyuşturucu-gençlih-silah üçgeninde anlatan iyi bir film. Yönetmenin büyük sözler söylicem havası olayın gerçekliğini düşürmüş olsa da çarpıcı bir yapıt.
    #1791563 (sipermanevra, 19.06.2007 19:39)
  18. universitesi olsa cok hoş olurmus hani. (bkz: tanrikent universitesi)
    #1791580 (sinek_sidiği, 19.06.2007 19:44)
  19. gösterime girdikten sonra yönetmeninin silahlı saldırıya uğradığı film.
    #1798876 (steinbeck, 21.06.2007 04:24)
  20. --****--
    bir hayat, bir objektif, bir poz..

    herşey bunun için.
    --****--

    on numara bir film.
    #1868244 (memolf, 05.07.2007 17:46)
  21. orjinal ismi cidade de deus olan imdb'den 8.8 puan almış garip ve bir o kadar da etkileyici bir film. filmde gerçek bir olayın anlatılması filmin etkileyiciliğini arttırıyor, brezilya'da çeteleşmenin sınırlarının aşılmış olduğu, insanların kontrol eksikliğinde ne derece canavarlaşabileceğini gözümüze gözümüze estetik bir çekimle sokan film. izleyin derim...
    #1883185 (xtra, 08.07.2007 15:55 ~ 15:56)
  22. rio de janeiro'nun en büyük favelasi. filmde anlatilan yillardan daha tehlikeli olan bölge. teknoloji degisti gelisti. artik tabanca yerine otomatik silahlar kullaniliyor. girme çikamazsin.
    #1895246 (dydyma, 09.07.2007 22:23)
  23. sinema tarihinde the godfather'le aynı tadı yakalayabilmiş tek film.
    o ne kadar kurguysa, bu o kadar gerçek. onda üst tabakanın şatafatlı dünyası, bunda sefalete mahkum insanların gerçek öyküleri var. onda tercih hakkı vardı, bunda yok. kesinlikle izlenmesi gereken bir belge film.

    --spoiler--
    konulu filmlerde yonetmen tanrıdır, belgesellerde ise tanri yönetmendir.
    alfred hitchcock
    --spoiler--
    #2247819 (ELeCTrO, 02.09.2007 14:38 ~ 14:39)
  24. türkceye tanrikent olarak cevrilmis filmin orjinal adi.
    #2247847 (harvel, 02.09.2007 14:43 ~ 14:44)
  25. bu gece saat 23:00'da tv8'de izlenebilecek filmdir. şiddetle tavsiye edilir, entry'den fedakarlık yapılıp izlenesidir...
    #2722422 (mevlo, 20.12.2007 22:48)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

cidade de deus başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. cidade de deus ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu cidade de deus nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» sirius black » buyuk olcude anlasmak » sinan aygun » hic dusunulmedigi dusunulen dusunceler » msn messenger » genclik arasindaki efendi insan azligi » eses taraftari porsuk canavari » sen kimseyi sevemezsin » amd kullanan siradisi yazar » oyum bosa gitmesin dusuncesi a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci