charles baudelaire 


/ 2
kapat


  1. hayranlık uyandıracak derecede kaliteli şiirler yazan şahsiyet...okuduğum ilk günden bu yana hayranlığım giderek artmaktadır..onun ismini uzun bir süreden beri nick olarak kullanmaktayım.. (bkz: baudelaire)
    #17995 (baudelaire, 16.01.2006 18:52)
  2. rimbaud un deyimiyle şairlerin tanrısı...
    #18000 (baudelaire, 16.01.2006 18:52)
  3. 9 nisan 1821, paris
    31 ağustos 1867, paris.
    en bilinen yapıtı kotuluk cicekleri olan fransız usta şair.
    #57146 (cikarinbeniburdan, 07.02.2006 17:50)
  4. 19.yy fransız şairi.sadece şiirle kalmayıp A.ALAN POE'yu keşfettikten sonra düz yazı şeklide yazılarda yazmıştır.parnasiyendir.annesinin 2.kocasıyla yaşadığı tatsızlıklar ve yalnız geçmiş bir okul hayatı onun melankolisinin en büyük sebebidir.albatros isimli şiiride en az kotuluk ciceklerikadar bilinir.seyahat üzerine fazla sayıda şiiri vadır ama onun asıl anlatmak istediği içsel yolculuk ve toplumdan uzak olma isteği,ruhunun yalnızlığıdır.mme sabatier ve mme de duval isimli iki hatuna aşık olmuş ama hiç evlenmemiştir.
    #275821 (pafküf, 24.05.2006 21:52 ~ 01.09.2006 10:08)
  5. ALBATROS

    sık sık eğlenmek için gemi adamları,
    yakalarlar albatrosları, koca kuşları denizlerin,
    geminin izindeki, miskin yoldaşları,
    uçurumlarında kayan iç yakan genizlerin

    bırakıldıklarında döşemelerin üstüne,
    maviliklerin bu yeteneksiz ve çekingen kralları,
    unuturlar iki yanda, gariban bir halde
    bir çift kürek gibi, o büyük beyaz kanatları

    bu kanatlı seyyah, böylesine acemi ve bitkin!
    biraz evvel ne kadar güzel idi, şimdiyse komik ve çirkin!
    biri, suretyakanıyla (*) gagasını sinir eder!
    uçuyordu ya demin bu âciz, öteki aksayarak yapar taklidini!

    şairdir, bulutların prensine benzeyen
    fırtınalarla görünüp, okçularla (**) alay eden;
    yuhalamalar arasında dünyaya sürülen,
    devasa kanatlarıdır, rahatça yürümesini engelleyen.

    Charles BAUDELAIRE
    #330188 (pafküf, 08.06.2006 23:20)
  6. 'ben nerde değilsem orada iyi olacakmışım gibi gelir' demiş kara şair. cemal sureya da selamı çakmıştır bodler'e;
    "biliyorsun, ben hangi şehirdeysem
    yalnızlığın başkenti orası" (gocebe)
    #369414 (zibende, 23.06.2006 19:14)
  7. yabancı adlı şiirinde hem yeteneğini hem de şu tuhaf iki kişiyi konuşturmuştur;

    yabanci

    Söyle, anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı bacını mı, yoksa kardeşini mi?
    - Ne anam, ne de babam var, ne bacım, ne de kardeşim.
    - Dostlarını mı?
    - Anlamına bugüne kadar yabancı kaldığım bir söz kullandınız.
    - Yurdunu mu?
    - Hangi enlemdedir bilmem.
    - Güzelliği mi?
    - Tanrısal ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz.
    - Altını mı?
    - Siz Tanrıya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim.
    - Peki, neyi seversin öyleyse sen, olağanüstü yabancı?
    - Bulutları severim... işte şu... şu geçip giden bulutları... eşsiz bulutları!



    Çeviri : Tahsin Yücel
    #428093 (beyazyelkenli, 15.07.2006 15:18)
  8. Sarhoş olmanın gerekliliğiyle ilgili yazdıklarıyla beni büyüleyen şair kişi..

    "Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: tek sorun bu. Omuzlarınzı ezen, sizi
    toprağa doğru çeken zaman'ın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş
    olmalisiniz. Ama neyle? Şarapla, şiirle, ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun. Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşılığını: "sarhoş olma saatidir. Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle, ya da erdemle, nasıl isterseniz."
    #430208 (Janis JopLin, 16.07.2006 02:22 ~ 05.02.2007 14:33)
  9. paris sıkıntısı(le spleen de paris)nı yazan ömrü boyunca bohem bir hayat yaşamış ve öyle ölmüş fransız şair.
    #532949 (maruf, 13.08.2006 00:19)
  10. "toprağın, cehennemlerin ısırmayacağı
    tek soylumuzdur acı,biliyorum tek
    ve örmek için başımdaki çelengi,tacı
    çağları evrenleri vergilendirmek gerek."

    (bkz: kötülük çiçekleri)
    #585303 (populizmin köküne kibrit suyu, 28.08.2006 18:17 ~ 18:18)
  11. şiirlerini les fleurs du mal isimli kitapta toplamıştır. bu kitabını gautier'e adamıştır. walter benjamin, jean paul sartre'ın makalelerinde ve proust'un büyük romanında * şair kişiliği,yaşayışı, şiir anlayışı işlenmiştir. sembolizm ve modern edebiyatının kurucularından kabul edilir. * habil ve kabil, asiklarin olumu, sanatcinin olumu, balkon, manzara, okur a, albatros en mühim şiirleridir.
    dönemin paris'inde, hastalıklı kadınlarla ve barones ve vikontlar ile yasak ilişkiler yaşamıştır. bu ilişkiler sonunda frengiye yakalanmıştır. çok güvendiği kitabının ilgi görmemesi, dahası kitabını adadığı gautier'in bu durumdan rahatsızlık duyması kendisi için yıkım olmuştur. yaşlı hugo'nun baş tacı edildiği dönemde değeri anlaşılmadan sefalet içinde belden yukarısı felç bir şekilde-, annesinin kucağında acılar içinde can vermiştir. değeri 20.yy. dan sonra anlaşılmaya başlanmıştır.
    şiiirlerinin varlık yayınlarında, erdoğan alkan tarafından tam çevirisi bulunmaktadır.
    #818166 (zinani, 05.11.2006 15:26 ~ 15:32)
  12. yirmi dört yaşındayken dünyada bir fazlalık olduğuna inanarak intihar etmeye kalkışmıştır. bunun üzerine de:
    [kendimi öldürüyorum
    çünkü
    başkaları için yararsız
    kendim için tehlikeliyim]
    demiştir.
    46 yaşında frengi hastalığından dolayı öldü.
    #1012865 (fayaka, 17.12.2006 21:10)
  13. Je suis la plaie et le couteau!
    Je suis le soufflet et la joue!
    Je suis les membres et la roue,
    Et la victime et le bourreau!

    (bkz: l'heautontimoroumenos)
    #1261019 (aurore dupin, 05.02.2007 14:26 ~ 14:29)
  14. jean paul sartre' nin, hakkında bir biyografik roman yazdığı, fransız edebiyatının usta kalemi.
    #1562667 (abberline, 24.04.2007 09:49)
  15. parnasist yazardır.
    #1562673 (CRAnium, 24.04.2007 09:53)
  16. Charles Baudelaire (9 Nisan, 1821 – 31 Ağustos, 1867) 19. yüzyılın en önemli Fransız şairlerinden.

    1821’de Paris'de doğdu. Mutsuz bir çocukluk geçirdi. Babası 1827'de öldü. 1839'da okuduğu okuldan disiplinsizlik yüzünden atıldı. Hukuk öğrenimi görmeye zorlanan Baudelaire, buna başkaldırarak Quartier Latin'de bohem bir hayatı seçti. Burada Frengiye yakalandı. 20 Yaşında Hindistan'a gitmek üzere yola çıktı. 1842'de Fransa'ya döndü. Sonradan metresi olan Jeanne Duval ile tanıştı. Babasının mirasını aldı ancak bu parayı hesapsızca harcadığı için ailesi miras hakkını geri aldı.

    1846'dan sonra Kötülük Çiçekleri kitabına girecek şiirlerini yazmaya başladı. 1847'de Edgar Allan Poe'yı keşfetti ve eserlerini Fransızcaya çevirmeye başladı. 1848'de devrimcilerin yanında yer aldı. 1857'de Les Fleurs du Mal (Kötülük Çiçekleri) (Elem Çiçekleri) kitap olarak yayınlandı, içindeki altı şiir kamu ahlâkına aykırı bulunduğu için Baudelaire hakkında dâvâ açıldı.

    1860 da Yapay Cennetleri yayınladı. Bu eserde de uçlarda gezinen bir kişilik sergiledi. Bir tür otobiyografi olan Çırılçıplak Soyulan Yüreğim üzerine çalıştığı ve 1862'de "Paris Sıkıntısı" adıyla düzyazı şiirlerini yayımladığı sırada frenginin yan etkileri giderek kendini daha fazla hissettirmeye başladı. iki yıl kaldığı Belçikadan dönüşünde felç olan sanatçı 31 Ağustos 1867 tarihinde Pariste 46 yaşındayken öldü.

    Mezarı Paris Cimetière du Montparnasse'dadır

    Yaşadığı dönemde kurulmakta olan modern Paris'in metropol yaşantısı üzerine inşa ettiği edebiyatı ve eleştiri yazıları modernist estetiğin habercisi sayılır. Şiirlerini derlediği Kötülük Çiçekleri (Les Fleurs du Mal-1857) ve Paris Sıkıntısı (Le Spleen de Paris-1869), Rimbaud'dan Mallarme'ye, Yahya Kemal ve Cahit Sıtkı Tarancı'ya kadar pek çok şairin çarpıldığı, 20. yüzyıl edebiyatının en etkili kılavuzları olur. Gerek klasik geleneğe, gerekse egemen çağdaş zihniyetlere karşı isyanı ve gerçekliğe kafa tuttuğu imgelemi, zamanında şiirlerinin yasaklanmasına kadar varan düşmanlıklar uyandırır. Sonradan bu başkaldırı ve imgelem, avangard sanat ve edebiyatın çekirdeğini oluşturacaktır.
    kaynak:vikipedi
    #1837535 (Dr.Lector, 28.06.2007 23:37 ~ 23:38)
  17. Yoksulların Ölümü

    Ölüm, avutan da-ne çare ki- yaşatan da;
    Hayatın sonu; yine de tek ümit, tek güven;
    Bizi bir iksir gibi kavrıyan, sarhoş eden;
    Karda kışta, boralar, tipiler arasında.

    Akşamlara kadar didinmek gücünü veren;
    Parıldayan tek ışık, kapkaranlık dünyada;
    Dört kitabın yazdığı o koskocaman handa
    Mümkün artık doyup, dinlenip uyuyabilmen.

    Sihirli parmaklarla, üstüne titreyerek,
    Uykuların en güzelini getiren melek;
    Yoksulun, çıplağın yatağını yapan elller;

    Tılsımlı ambar; tanrıların şerefi, şanı;
    Yoksulun dağarcığı ve en eski vatanı;
    Bilinmedik göklere açılan tak-ı zafer

    Charles Baudelaire

    kaynak:vikipedi
    #1837551 (Dr.Lector, 28.06.2007 23:39 ~ 23:42)
  18. BALKON

    Hatıralar annesi, sevgililer sultanı
    Ey beni şad eden yâr, ey tapındığım kadın
    Ocak başında seviştiğimiz o zamanı
    O canım akşamları elbette hatırlarsın
    Hatıralar annesi, sevgililer sultanı

    O akşamlar kömür aleviyle aydınlanan
    Ya pembe buğulu akşamlar, balkonda geçen
    Başım göğsünde, ne severdin beni o zaman
    Ne söyledikse çoğu ölmeyecek şeylerden
    O akşamlar, kömür aleviyle aydınlanan

    Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları
    Kainat ne derindir, kalp ne kudretle çarpar
    Üstüne eğilirken ey aşkımın pınarı
    Sanırdım ciğerimde kanının kokusu var
    Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları

    Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece
    Seçerdim o karanlıkta göz bebeklerini
    Mest olur, mahvolurdum nefesini içtikçe
    Bulmuştu ayakların elerimde yerini
    Kalınlaşan bi duvardı aramızda gece

    Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak
    Yeniden yaşadığım, dizlerinin dibinde
    O mestinaz güzelliğini boştur aramak
    Sevgili vücudundan, kalbinden başka yerde
    Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak

    O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler
    Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır
    Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler
    Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır
    O yeminler, o kokular, sonu gelmez öpüşler

    CHARLES BAUDELAIRE

    Çeviri: Cahit Sıtkı Tarancı

    kaynak:vikipedi
    #1837559 (Dr.Lector, 28.06.2007 23:40)
  19. Charles Baudelaire, Kötülük Çiçekleri adlı şiir kitabıyla tanınan yazardır.
    #1936831 (sakizzz, 15.07.2007 02:19)
  20. cahit sitki taranci'nın hayran olduğu şair.
    #2010875 (minti, 25.07.2007 23:42)
  21. (bkz: sonu gelmez öpüşler)
    #2065386 (citizen erased, 03.08.2007 22:20)
  22. -yararlı bir insan olmak bana hep iğrenç bir şey gibi geldi.
    -kendimi öldürmeye karar verdim. çünkü başkaları için yararsız, kendim için ise tehlikeliyim.
    #2075416 (yasakani, 05.08.2007 19:18)
  23. üvey babasının kendisini dövmesi için elinden geleni yapıp, dayak yedikten sonrada ağlayıp sızlayarak annesine vicdan azabı çektirmeyi çocukluğunun en büyük eğlencesi olarak niteleyen, fransız sembolizminin öncü ismi.
    #2087146 (madmax007, 07.08.2007 18:04)
  24. sartre tarafından yazılmış "beaudelaire" adlı biyografisi ithaki yayınları tarafından alp tumertekin çevirisi ile 2003 yılında basılmıştır.
    #2087198 (lorek, 07.08.2007 18:13)
  25. lanetli tohum adlı şiirin yazarıdır ayrıca. buradaki lanetli tohum baudelaire'in kendisidir. baudelaire küçük yaşta babasını kaybetmiştir sonra annesi bir cumhuriyetçi parlamenter ile evlenmiş ve baudelaire yatılı okula gönderilmiştir. üvey babasına bundan dolayı müthiş bir nefret duymaktadır. * çünkü annesiyle arasına girmiştir. hatta baudelaire biraz büyüdükten sonra sol bir fraksiyonun içine girip üvey babasını siyaseten katl etmeyi bile düşünmüştür. kadınlar konusunda her zaman mesafelidir. ayrıca iç dünyasında kendisiyle barışık olmaması yüzünden senede üç dört defa ev değiştirir. bazıları onun kiradan kaçmak için taşındığını söylerler gerçi * tabii ki şairlerin efendisidir. *
    #2102107 (nest, 09.08.2007 22:13)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

charles baudelaire başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. charles baudelaire ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu charles baudelaire nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about charles baudelaire. Copyright of the articles are belong to their authors.