can dündar 


/ 22
  1. olaylara çok farklı pencereden bakan milliyet gazetesi yazarı.
    #28450 (aabi, 20.01.2006 04:15 ~ 29.12.2006 13:26)
  2. 18-19-20 ocak 2005 tarihlerinde milliyet'tteki yazı dizisi bazı gerçekleri insanın yüzüne çarpan, gazeteci-araştırmacı-yazar... (bkz: ülkücü)
    #28737 (ferrole, 20.01.2006 12:33)
  3. (bkz: sarı zeybek) belgeselinin yaratıcısı Atatürk ile ilgili diğer eserleri ile övgümü kazanmış yazar.
    #35542 (probus, 24.01.2006 18:50 ~ 25.01.2006 14:09)
  4. 16 Haziran 1961 yılında Ankara'da doğan gazeteci - yazar..

    1982 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Basin Yayın Yüksek Okulu' nu bitirdi. 1986' da ingiltere London School of Journalism' de eğitim aldı. 1988'de Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Fakültesi'nde Siyaset Bilimi dalında master yaptı ve 1996'da yine aynı bölümde doktora eğitimini tamamladı.

    "Demirkırat" (1991),
    "12 Mart" (1994),
    "Cumhuriyetin Kraliçeleri"(1992),
    "Sarı Zeybek" (1993),
    "Gölgedekiler" (1994-1995),
    Yükselen Bir Deniz" (1998),
    "ismet Paşa" (1999),
    "Devlet Tiyatroları" (1999),
    "Köy Enstitüleri" (2000),
    "Halef" (2003), "Nazım Hikmet" (2002),
    "Bir Yaşam iksiri" (2003),
    "Yüzyılın Aşkları" (2004) ve "Karaoğlan" (2004) belgesellerini hazırladı...

    "Hayata ve Siyasete Dair",
    "Yağmurdan Sonra",
    "Ergenekon",
    "Yarım Haziran",
    "Benım Gençliğim",
    "Köy Enstitüleri",
    "Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor",
    "Nereye?", "Uzaklar",
    "Yükselen Deniz",
    "Savaşta Ne Yaptın Baba?",
    "Büyülü Fener",
    "Bir Yaşam iksiri",
    "Mustafa Kemal Aramızda",
    "Yıldızlar",
    "Demirkırat",
    "Sarı Zeybek" ve "Gölgedekiler" adlı kitapları bulunmaktadır...
    #42178 (ferrole, 28.01.2006 10:46 ~ 16.03.2006 13:03)
  5. 17 ağustos depremi'nden sonra allah için "şiddetine amenna ama nerde merhametin" başlıklı bi köşe yazısı yazarak saçmalasa da
    "... ve daha kaç gemi var içinde olmak isterken arkasından el salladığımız?"
    ".. 'neden zirvede değilim'i mi düşünüyosunuz, 'iyi ki uçurumdan düşmedim'i mi"
    "..hep başkaları boyadı gökyüzünü, bize alkışlamak düştü"
    ".. her seçim bir kaybediştir çünkü her tercih bir vazgeçistir"*
    gibi daha bir çok sözüyle okunası/okutturulası kişidir.
    #116310 (redwinemania, 15.03.2006 19:44 ~ 29.12.2006 13:28)
  6. aşk ve insan ilişkilerini kagıt kalemle en iyi sevistiren gazeteci yazardır,önemli deyişleri ve düsünce tarzı ile filozofik bir yapıya sahiptir.
    #116891 (karpuzkabugu, 16.03.2006 02:06)
  7. forward yazar.
    #116893 (doksanüç, 16.03.2006 02:08 ~ 04.09.2007 00:32)
  8. belgesel hazırlamak ve sunmak konusunda yeteneği tartışılmaz gazeteci...
    (bkz: yüzyılın aşkları)
    (bkz: sarı zeybek)

    mehmet ali birandın öğrencisi oluşuna şaşılan şahsiyetlerden...
    keza
    asla kekelememekte,
    tarihleri şaşırmamakta,
    aşırı heyecan yapmamaktadır...
    konuşurken hiç;
    -ııııııeeeee dediğini duymadım....

    çok güzel bir sesi var,
    müzik gibi...

    ve çok narin bir duruşu var,
    estetik,
    duyarlı,
    sakin...

    gazeteci ama çığırtkan değil....

    ne desem bilmem ki?
    güzel adam vesselam...
    #116896 (sıçtırtma lamasına, 16.03.2006 02:11 ~ 29.12.2006 17:23)
  9. her ne kadar uyuz olsamda hatta cok zit olsakta belgesellerini izlemekten, yazilarini ve kitaplarini okumaktan vazgecemedigim adam.
    #116924 (Hexagram, 16.03.2006 02:59 ~ 07.08.2008 02:20)
  10. son kitabı olan yarim haziran süperdir. bu kitap onun ne kadar zeki biri olduğunun göstergesidir. okunası bir kitaptır.
    #157966 (hasnicktir, 08.04.2006 19:12 ~ 01.07.2009 17:36)
  11. kırmızı bisiklet adlı kitabın yazari.
    #185947 (cell-im, 20.04.2006 22:26 ~ 16.09.2007 23:50)
  12. yaptıklarıyla takdir edilen, bulunmaz kaftan insan.
    #185952 (haznedaroğlu, 20.04.2006 22:27 ~ 22:28)
  13. (bkz: aynalar)
    #206562 (dopdop, 02.05.2006 15:06)
  14. saygı duyulması gereken arastırmacı şeffaf ve objektif bir gazetecei..Ses tonunun etkiside göz ardı edilmemeli..
    #206587 (cLasura, 02.05.2006 15:26)
  15. nereye ve benim geçliğim kitaplarının yazarıdır.
    #207481 (irena, 02.05.2006 22:25)
  16. sesi büyüleyici olan adamlardan biri
    #207485 (karın desen jack, 02.05.2006 22:27)
  17. Can Dündar 1982'de AÜ Siyasal Bilimler Fakültesi Basın Yayın Okulu'ndan mezun oldu. 1979'dan itibaren, Yankı, Hürriyet, Nokta, Haftaya Bakış, Söz , Tempo, Yeni Yüzyıl ve Sabah gibi dergi ve gazetelerde çalıştı. 1986'da London School of Journalism'de okudu. ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde siyaset bilimi dalında yaptığı master'ını 1988'de, ODTU Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nde doktorasını 1996'da tamamladı. Televizyona 1988'de TRT'de başladı. Can Dündar halen Milliyet Gazetesi ve Aktüel Dergisi'nde köşe yazarı olarak çalışmaktadır.
    #268390 (divanedestan, 22.05.2006 00:43)
  18. yaptigi belgeseller ve yazdigi kitaplarla adindan sözettiren ve bu adindan söz ettirilme hadisesini sonuna kadar hakeden, oldukca etkileyici bir ses tonu olan, seviyeli, kültürlü, arastirmaci gazeteci-yazar.
    #329609 (rosie dunne, 08.06.2006 20:58)
  19. yarim haziran adlı kitabından bir alıntı:

    neyi arıyorsan o'sun der mevlana
    zulmün pesindeysen zalimsin,askı arıyorsan asık...
    elinden tuttugumuz her sevgili,bizi sürükleyip kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir kesif gezisine cıkarır.
    her iliski,benligimizde bir kazıdır aslında,her sevda ruhumuzun bir baska yüzü...
    her askta kendimizi ararız ; o yüzden bulduklarımız benzerlerimizdir.
    fotograflarını yanyana koyun sevdiklerinizin ve dikkatle bakın yüzlerine,onların suretlerinden kendi yüzünüz bakacaktır size...
    ask denilen kaleydoskobun buzlu camına gözünüzü dayadıgınızda,binbir camın rengarenk ışıklar saçarak döndüğünü ve her seferinde bambaska sekiller ördüğünü görürsünüz.her camda farklı bir renginiz vardır;her sekilde sizden bir parca...
    sevdiğiniz her adam,begendiğiniz her kadın farklı ruh hallerinizi ele verir;arada bir cevirdinizmi kaleydoskobu,cam parcalar yer degiştirip yeni sekiller alır;hepsi siz...
    hala bir sevdiceğiniz yoksa ,henüz kendinizi bulamadığınızdandır...
    (bkz: kaleydoskop)
    #329634 (yuce insan, 08.06.2006 21:07 ~ 21:11)
  20. muhteşem belgeseller hazırlayan şahsiyet.
    hitler
    sarı zeybek
    köy Enstütileri gibi.
    #329636 (LocK, 08.06.2006 21:07)
  21. Kimbilir kaç baharı birlikte uğurladık seninle...
    Kimbilir kaç yazı karşıladık kan ter içinde...
    ilhamısın ergenlik şiirlerimin, o ilk Hazirandan beri...
    Yaşgünlerimin fener alayı, ilkyaz günahlarımın tanığısın...
    Tanığısın yüzüme düşen gözlerin, tenime değen ellerin...
    Senle başlayıp, sende bitirdim bunca yılı...
    Sendin hararetli yılsonu muhasebelerimin değişmez takvim yaprağı...
    Tutkunum sana... sadık, itaatkar ve hayran.. ...
    Yarim Haziran...!
    Hasretle bekleyip iple çektim gelişlerini çoğu zaman...

    Sen hep iki bahar arasında, hazlar zamanı çıkageldin; eteklerinde ilkyaz
    coşkuları ve isyanlarla...
    Haziranlarda aşık, haziranlarda pişman, haziranlarda ergen ol­dum.
    işte burada yıllar yılı getirip, iadesiz taahhütsüz önüme atıverdiğin eski yaşlar... kimi hakkınca yaşanmış, kimi belki hiç yaşanmamış... kimi çocuk, kim genç, kimi olgun...
    Her serin baharın ardından yaz kokulu yıldız müjdeler taşıdın bana... hararetli ve çıplak Temmuz akşamları vadettin... peşisıra hazan geldiğini hissettirmeksizin bir süre...
    Gün oldu tomurcuk olup çiçek çiçek boy verdin; gün oldu şiddet yüklü bir öfke bulu­tuna tutunup seller yağdırdın gecikmiş bahar dallarının üzerine... hazırlıksız... insafsız...
    Öncesiz ve sonrasız aşklarda oyaladın beni...
    Kimi gerçek, çoğu yalan...
    Zamanla ibadet eder gibi sevmeyi öğrettin...üzerine kırağı düşmüş beyaz bir gül kadar taze... bir o kadar kusursuz...
    Anladım ki, Haziran'da sevmek yaman...
    Yarim Haziran..!

    ***

    Ocaklar kurdum sıcacık... Aşım, eşim, işim oldu katıksız, riyasız... Oğullar ve gecikmiş heyecanlar verdin bana...
    Gidemediğimiz uzak denizleri çocuklarımıza isim yaptık... onlar yüzsün diye yüzemediklerimizi...
    Geride kırık dökük onlarca Haziran bırakarak karşıladık yarınları... Ve sen bağışladın hatalarımı yılsonu bilançolarında... Sorguda ele vermedin beni... Tanıyamadılar kimlik tesbitinde bedenimi, kalbimi...
    Kimbilir kaç sırrı sakladın... kaçını ele verdin... o gecikmiş hesaplaşmalarda...
    Sen ilkyazdan alıp güze açarken kapılarını... ben yazın sarhoşluğundan sonbahar serinliğinde aydım.
    Seni beklerken kendime vardım.
    Yadsıyamam: Sevildim ve sevdim çoğu.. zaman...
    Müsebbibi sensin... Yarim Haziran...!

    ***

    Kalbim büyüse de büyümedi içimdeki çocuk..
    ama zamanla olgunlaştı Haziranlarım
    Yeni gelenler sonbahara daha yakın şimdi...
    Eski mektuplar ve sepya renkli fotoğraflarla dolu bir albümde hayatım... Haziran doğumlu...
    Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin'den artakalan:
    '"Sokaktayım/gece leylak ve tomurcuk kokuyor/yaralı bir şahin olmuş yüreğimi uy anam anam.../Haziran'da ölmek zor"...
    Lakin doğmak da zor Haziran'da...
    Yaz kapıyı çalsa da;
    biliyoruz sonu hazan...
    Yine de seviyorum seni...
    Yarim Haziran..!
    #329731 (piraye, 08.06.2006 21:41 ~ 21:46)
  22. terörist başı apoyla röpörtaj yapan, röpörtaji yayinlayarak onun propagandasini yapan gazeteci.
    #435629 (cilgin ordek fahriye, 17.07.2006 21:32)
  23. AŞAĞIDAKi YAZIYLA BENi BENDEN ALMIŞ VE MUTLU BiR EVLiLiĞiN NE KADAR YÜCE BiR ŞEY OLDUĞUNU ANLATAN VE BENCE YENi EVLENECEKLERiN BU YAZISINI MUTLAKA OKUMALARI GEREKTiĞiNE iNANDIĞIM YAZAR

    Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi

    bitirdigim bir kurum benim için..

    17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son

    verdigi kurum ayni zamanda da...

    Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide

    kuruma inanmamaktan geçiyor.

    Evliligi toplumun dayattigi sekilde

    yasamamaktan...

    Nedir bu dayatmalar?

    Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi, egitim

    seviyesinin erkegin lehine yada en azindan esit

    olmasi



    bunlarin sadece ikisi...

    Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük

    olmali ki, kadina "hot" dediginde oturmali kadin...



    Yada yumusatiyorlar; efendim kadin erkekten önce

    çöktügü için (hani dogum felan) küçük olmaliymis

    yasi...

    Egitimde de böyle.. Kadinin çok okumusu bilmis

    olurmus, evde kalmakmis layiki....

    ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne "hot" dememe gerek kaldi

    17 senede, ne de benden önce çöktü...



    Yillar içinde ben yaslandikça o gençlesti, "oo

    Can bey kapmisiniz çitiri" esprilerine muhattap

    dahi oldum.

    ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede

    bitirdim..



    Ne o bana bilmislik tasladi, ne ben ona ezik

    baktim...

    Kulaga gelen müzik tekse de, onu olusturan notalar

    farklidir der Halil Cibran...

    Bunu unutmadik biz. Ben konusurken o dinledi,

    Ben dinlerken o konustu 17 sene.



    O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklisin

    bitanem..." dedik,



    öfke bitip firtina duruldugunda "ama bi de böyle

    düsün" de dedik fikrimizi savunurken.



    Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi,

    ayni amaç için savasan neferlerdik bu hayatta...

    Asla bilmedik ne kadar para kazandigimizi, ortak

    cüzdanimizdan gerektigi kadar aldik..



    Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon,

    kim bu saatte arayan karsi cins diye sorgulamadik da

    ama...

    Sevginin en büyük dostuydu bizim için "güven"... Ve

    güvenin ardina saklanmis bir "saygi" vardi daima...

    Ne kavgalar, ne badireler atlattik 17 senede...



    Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi

    sütliman yasayacaktik...



    Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez

    odamin disinda yattim bi gece, misafir odasinda...

    Gece yarisi kapi açildi, esim "ne yapiyosun burda?"

    diye sordu kapinin esiginden,

    "uyuyorum" dedim buz gibi bi sesle...

    Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde

    yastikla... "kay yana" dedi daracik yatakta.

    "ne yapiyosun?" dedigimde "benim yerim senin yanin,

    sen gelmezsen ben gelirim" dedi...

    Anladim ki o gece, en uzun kavgamiz yat saatine

    kadar sürecek...

    Ve bence dogrusu da bu...

    Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde

    kavga ettik, yatak odamiz haric..



    Kirsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin

    tutmadik birbirimize...

    Toplum kurallariyla oynasaydik bu oyunu belki de 41

    inci çift olacaktik o listede...



    Ama oyunun kurallarini biz koyduk... Nede olsa

    bizim oyunumuzdu, oynanan...

    Evlilik; hesapsiz içine dalinmasi gereken bir oyun

    bence...

    Topluma kulaklarini tikayarak hemde... Ne benim, ne

    de bizim sözlerimizle...

    Sadece gönlünüzden geçtigince...

    Dedigi gibi Ataol Behramoglu' nun;

    "...Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var: Yasadin

    mi büyük yasayacaksin, irmaklara, göge, bütün evrene

    karisircasina. Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata

    sunulmus bir armagandir.

    Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana..."

    ÖNEMLi NOT: BU YAZI CAN DÜNDAR'A AiT DEĞiLMiŞ. http://www.candundar.com adresinden sahte yazılar kısmından öğrenebilirmişiz. (alperizm'e teşekkürler)

    ama harbiden kim yazmışsa güzel yazmış

    (bkz: bu yazı kime ait)
    #447616 (asabi, 21.07.2006 18:28 ~ 25.08.2006 15:05)
  24. bir adam ki güzelliğe dair...
    #468399 (fayaka, 27.07.2006 22:28)
  25. okuduktan sonra haziranlarımı anlamlandırmak için aşık olmalıyım dedirten tadından yenmeyen Yarim Haziran adlı kitabın yazarı.
    (Malum "uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da senin içine bakar)*
    (... ne gözümü alabildim, ne göze alabildim...)* *
    #468537 (fatesan, 27.07.2006 23:16)
1 2 3 4 5 6 ...17 18 19 20 21 22 sonraki»

/ 22
Copyright © 2012 - uludağ sözlük

can dündar başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. can dündar ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu can dündar nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about can dündar. copyrights of the articles are belong to their authors.