burjuva demokrasisi demokrasi degildir 


kapat
  1. doğru olmakla beraber acı bir gerçeğe işaret eden önermedir. çünkü demokrasi zaten burjuva icadıdır. siz sanıyor musunuz ki fransız ihtilali yapılmakta iken "haydin hep beraber halk için bir devrim yapalım" denmiş. fransız ihtilali ve onu müteakip harekatların tek amacı vardır, burjuvazi için hukuk elde etmek. yani o öve öve bitiremediğimiz mücadeleleri feodaliteye karşı, din adamlarına karşı yapan burjuvazidir. kentsoylulardır. çünkü ticari kazanç ile devlet nezdinde güçlenen burjuvazinin egemenler tarafından ezilmesini engellemek için kanuna nizama ihtiyacı vardı, bunu da 'özgürlük, demorkasi' gibi kitle kavramları ile elde etmiştir.
    #1101669 (martin edilen, 03.01.2007 23:14)
  2. kapital dünyanın kendi gibi piçleştirdiği bir demokrasi biçimidir, yoktur böyle bir demokrasi modeli. sadece ve sadece parayı, gücü elinde bulunduranları savunur, kollar. aslında buna kollamak demek de yanlış olur, çünkü; bu sistem bütün sosyal ve toplum mozaiğine ait parçaları, kurumları astronomik serveti olanlara satar peşkeş çeker. bu düzenin olduğu bir ortam da, bağımsızlığı tartışılmaz olan adalet sistemi bile satılabilir. günümüz türkiyesi bunun örneklerini çok görmüştür, banka hortumlamayı sektör haline getiren ve sırf bunun için banka kuran hortumcular a.ş şirketinin azaları sadece 3-5 ay hapis yatıp sonra miamide güneşlenirken, yokluktan, açlıktan dayanamayıp 4 dilim baklava çalan 2 çocuk yıllarca hapse mahkum edilmiştir. işte burjuva demokrasisi bu denli iğrenç bir olgudur.

    daha çok şey sayardım ama herneyse, ayaüstü çaylak olmayalım.
    #1101735 (karpuzkabugu, 03.01.2007 23:25)
  3. feodalizmden kapitalizme geçiş sırasında ve özellikle fransız ihtilalinde burjuva yalnız değildir. burjuvanın yeterli gücü yoktur ve bu nedenle aristokrasinin tasfiye edilişi salt burjuvaya ait değildir. marksist anlamda ve günümüzde de olmasa dahi ihtilal sırasında var olan şekliyle proleterya (les sans culottes) feodalitenin yıkılması sırasında etkin rol üstlenmiştir. ve ayrıca burjuva demokrasisi deyim yerindeyse tiyatrodur. seçim sath-ı mailine girmeye başladığımız şu günlerde bu konu çok daha fazla irdelenecektir.

    fransız ihtilali bağlamında; (bkz: donsuzlar)
    ve örneğin; (bkz: uc kagit ekonomisi)
    #1353401 (smmnds, 27.02.2007 03:05 ~ 03.03.2007 04:34)
  4. halk üzerinde egemen olan diktatörlüğü , halkın egemenlik yolunu gizlemek amacıyla ad verilmiş olan demokrasinin * olmayacağı konusunda haklı olan önermedir.
    #1442883 (gwaihiri, 23.03.2007 02:10)
  5. feodalizmden kapitalizme geçişte burjuvazinin yalnız olduğu iddia edilemez, edilmememiştir de. lakin, ortaçağ avrupasında yeşeren komün anlayışının yunan sitesi dışındaki bir kent kavramını ve bu kentin de kentlilik gibi bir kavramı doğurduğu tarihsel bir gerçektir. burjuvazi zaten kentli demektir. dolayısıyla sanayi devrimi ve demokrasi adına yapılan ilerlemeler kentilik ölçüsünde yapılabilmiştir. burjuvazi yalnız değildir, hatta burjuvazi bunun kendi mücadelesi olduğunu bile gizlemiştir. lakin özgürleşme hareketlerinin sınıflı toplumu yıkmadığı bilakis sınıflar arası dengeleri değiştirdiği ve bunun için yapıldığı da aşikardır. eylemler halk kitlelerine ve dolayısıyla proeterlere yansımıştır, ancak ben proleter hareketi demeyi etik açıdan doğru bulmuyorum. zira o proleter sormaz mı sana o zaman neden hala sınıfların en altındayım ben diye, onun yüzüne bakamam ondan kabul edemem.
    #1445694 (martin edilen, 23.03.2007 21:40)
  6. demokrasi emperyalizmin uydurma bir yönetim biçimidir. herkes istemesine karşın ve ülkede demokrasinin olmasına rağmen ezilenler yine ezilmektedir demokrasi denilen sistemin 20. yy da nelere sebep olduğu aşikar ve 21.yy da nelere sebep olacağı da ırak ve afganistan işgalleriyle kendini belli ediyor.
    #1445711 (bahtsiz medeni, 23.03.2007 21:45)
  7. cumhuriyet gazetesi yazari oztin akguc'un 3 mart 2007 tarihli asagidaki kose yazisinda mukemmel bir sekilde anlatilan berbat durumdur:

    --spoiler--

    Gönencin (Refahın) Demokratikleşmesi

    Şöyle bir ekonomik düzeni gözünüzün önünde canlandırın: Birleşmiş Milletler'in raporlarına göre, her gün 18 bin çocuk açlıktan ölüyor. 1 milyara yakın insan açlık sınırında yaşıyor, kötü besleniyor, dünya nüfusunun yüzde 20.0'si, dünyada yaratılan gelirin sadece yüzde 1'ini alabiliyor, öte yandan demokrasi, insan hakları nutukları atılıyor. Açlık, sefalet, haksızlık görmezlikten geliniyor. Burada bir ikiyüzlülük, riya, çifte standart, alalama (kamuflaj), kandırmaca, erdemsizlik yok mu? Dünyamızda ne yazık ki yalan, kurnazlık, gerçeği saklama ya da olduğundan farklı gösterme, bencillik, kandırma, ayartı (iğva) yaygın ve ne yazık ki geçer akçe.

    Zaman zaman TV kanallarına gözüm takılıyor. 1980 askeri darbesinden sonra kısıtlı vetolu seçimi içine sindirip bakan, milletvekilli olanlar, 1980'li yılların bürokrasisinde yer alanlar, emperyal güçlerin yerli sesyayarları, demokrasiden, insan haklarından söz etmiyorlar mı... insanın kanı kuruyor. Sürüngen, işbirlikçi, uzantı filan gibi sıfatlar dahi bu gibileri tanımlamaya yetmiyor.

    insanın en doğal ve temel hakkı yaşamak hakkı diyoruz. Sonra bu temel hakkı insanların büyük bölümünün elinden alan bir düzeni, kutsuyor, destekliyoruz. Neyin peşindeyiz? Sureti haktan, adaletten yana görünüp, sonuçta güçlünün sırtını sıvazlayıp, kişisel çıkar kolluyoruz.

    insan hakları, demokrasi konusunda içten davranıyorsak, öncelikle gönencin, refahın yaygınlaşmasını, herkesin yaratılan refahtan bir ölçüde pay almasını savunmalıyız. Bildirgeler, söylemler, yasalar, toplantılar insanlara en temel hak olan yaşama hakkını sağlayamıyorsa, gerçekte hiçbir şey yapılmıyor, sadece görünçlükleme (mizansen) görüntü yaratılıyor demektir. Kâğıt üstünde insanseverlik, hakşinaslık olmaz. Eylemle, davranışla bunu kanıtlamak, yaşama geçirmek gerekir.

    ***

    Dünya düzeni, kapitalizm, insanları bir ikilem karşısında bırakıyor; Faust'çu içsel bir pazarlığa sürüklüyor. Erdemli (faziletli) olmak ya da para kazanmak, zengin olmak... Bazıları düşünceyi, kalemi, ar'ı, hayâyı, onuru satarak, güçlüye hizmet ederek para kazanmayı yeğliyor. Ne yazık ki insanların çok az bir bölümü, cezalandırılmayı da göze alarak, erdemli kalmayı yeğliyor. Erdemli olmanın cezalandırıldığı, erdemsizliğin bir şekilde ödüllendirildiği bir düzen içinde yaşıyoruz. Böyle düzenin sonucu bir yanda büyük savurganlık, gösteriş, görkemli, sahte parıltılı bir yaşam; öte yanda açlıktan ölümler, sefalet, çevre kirliliği, iç göçler, mültecilerin iç burkan yaşamları... Kapitalizm, onun ileri aşaması emperyalizm, demokrasi, insan hakları yaftası altında yalnız insanlık suçu işlemiyor, kendi mezarını da kazıyor.

    insanlar için servet sıralaması yapılıyor. O servetin nasıl kazanıldığı, kaynağı sorgulanmıyor. insanlar o sıralamadaki yerlerinin yükselmesine, ne yolla olursa olsun, özendiriliyor. insanlar erdemli olmakla, güçlü ve zengin olmak arasında bir tercih yapmaya adeta zorlanıyor. Erdemli olmakla, güçlü olmak arasında bir ikilem yaratılıyor. Zengin olmak için, ya erdemli olmaktan fedakârlık edilecek ya da erdemli kalmak için varsıl olmaktan vazgeçilecek. Bu çelişkiyi, bu zıtlığı bir yerde ortadan kaldırmak, refah artışı ile erdemli kalmayı bağdaştırmak, harmanlamak gerekir.

    Zaman zaman "Gerçek değer yaratmak, insanların yaşamlarını zenginleştirmek, yaşam kalitesini yükseltmektir" deriz. Zengin olmak değil yararlı bir ömür sürmüş olmak daha önemlidir, tümcesini yineleriz. Gerçek zenginlik, paylaşmacı olmak, insanlara yardımcı olmaktır, diye söylemlerde bulunuruz. Bu benzeri tümcelerin, değer yargılarının yaşama geçirilmesi gerekir. Soyut bir demokrasi anlayışından gönencin demokratikleşmesi gibi somut bir uygulamaya geçmek günümüzde ütopya gibi görünse de umudumuzu ve cesaretimizi yitirmemeliyiz.

    --spoiler--
    #1445730 (isla morada, 23.03.2007 21:48)
  8. üretim araçları üzerinde belli bir sınıfın mülkiyetini insan hakları olarak savunan bir sistem olan burjuva demokrasisi bir sömürü düzenidir ve asla gerçek demokrasi olamaz. belli oranda özgürlükler tanıyan burjuva demokrasisi yalnızca sermayeyi savunan tavrı yalnızca sömürünün demokrasisidir, tıpkı günümüz emperyalist avrupasındaki gibi.

    bu düzenden işçiler belli oranda sermaye birikiminden para alırlar. kazanılmış sosyal haklar ve belli oranda yaşam koşullarının geçtiğimiz yüzyıla göre iyileştirilmesi sömürünün yok olduğu anlamına gelmemiştir. bu yalnızca kapitalizmin kendini kurturmak için ve üretimin-tüketimin devamını sağlamak için yapılan bir eylemdir. bu sayede sermaye kendisini krizden belli oranda kurtarmıştır fakat sürekli kriz hali emperyalist-kapitalist sistem için devam etmektedir. ayrıca istediği anda tüm bu hakları geri alma yetisine sahiptir sermaye. ülke içinde ve tüm dünyada oluşturulmuş mali oligarşi düzeni içinde yaşamak zorundadır devletler ve ezilen sınıflar.

    yapılan tüm iyileştirmeler, tüm reformlar yalnızca bir işçi aristokrasisini doğurmuştur batılı devletler fakat bu sömürünün gelişerek toplumları toptan köle etmiştir. burjuva demokrasisinin refahı yalnızca dünyanın küçük bir bölümünde savunulabilir. onun dışında tüm insan hakları palavradır.

    bu tür demokrasiler yalnızca faşist diktatörlük dönemlerinde belli oranda savunabilir. çünkü burjuva demokrasileri küçük bir özgürlük tanır kitlelere. bu dönemde yalnızca onun getireceği yararlar düşünebilir fakat burjuva demokrasilerinin her an faşist diktatörlüklere dönüşebileceği unutmamak gerekir. bu tür demokrasiler karşıtı için;

    (bkz: işçi demokrasisi)
    #1527941 (kisil, 14.04.2007 22:56)

© 2008 - uludağ sözlük

burjuva demokrasisi demokrasi degildir başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. burjuva demokrasisi demokrasi degildir ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu burjuva demokrasisi demokrasi degildir nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» siyah beyaz fotograflardaki pala biyikli adamlar » turkcell in yolladigi mesajlar » kalimerhaba radyo » aile zoruyla satilmak » oss 2008 » yaran fikralar » sybil » anlamlandiramamak » felemenkce » az veren candan cok veren maldan a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games