bir plazadir benim memleketim 


kapat
  1. Bu ülkede olup biteni, olacak ve bitecek olanı M.nedim hazar kısaca özetlemiş. Bakmak ile görmek arasındaki farkı anlatıyor.

    "Karşımızdaki organizmanın zihniyeti belli. Şunu demek istiyorlar hep: Bu ülkede her türlü melanet işlensin, rektörler birer ajan gibi fişleme yapsın, yolsuzluk yapan akademisyen 'bizden' olduğu için üzerine gidilmesin, hatta değişik tiyatrolar ile onları kahraman ilan edelim, ortalıkta vatan kurtaran birtakım aslanlar dolansın, onlara silah, cephane verenlere hiç ilişilmesin, bizler de görmeyelim.
    Bunlara mukabil inançlı insanlar sosyal hayatın içinde yer almasınlar. Dindar bir insan bu ülkeyi yönetemesin, cumhurbaşkanı olamasın, çocukları okula gidemesin, onların puanları, oyları normal sayılmasın vs...

    Yoksa bu kadar pisliğin fışkırdığı bir toplumda yer yerinden oynamaz mı?

    Sözgelimi, bir gazete kendisine atılan bombaların kökenine ulaştığı anda, 'vay anasına, saldırganlar tahmin edemediğimiz kesimden çıktı' diye dürüstçe söylemek yerine kulaklarının üzerine mi yatar?

    Katil beğenmeye, saldırgan seçmeye başladınız mı, kendi pisliğinizin içinde boğulmaya mahkûm olursunuz. Vaktiyle 'şeriatçılar kıydı Kutlar'ımıza' diye manşet atanların katil seçmesindeki umarsızlıktır bu tabloyu oluşturan. Ki Fazıl Say'ın esasen bu tablodan rahatsız olması, 'bir dakika kardeşim, bu ülkeyi Patagonya'ya benzetemezsiniz' diye sesini yükseltmesini bekleriz.

    Bilmem hangi ilçenin hangi okulunda, bir öğrencinin Kutlu Doğum Haftası nedeniyle bir peygamber sözünü duvara yazması kadar da mı tehlikeli değil, bu manzara söyler misiniz?

    Hani nerede manşetleriniz? Eli bombalı, zihni ülkeyi bataklığa çevirmek için kodlanmış zihniyetleri ilkokul müsameresinde başını örten kızlardan daha az tehlikeli gören zihniyetin samimiyeti hakkında nasıl bir kanaate sahip olabiliriz ki?

    Bu ülkeyi berbat bir bataklığa çevirmeyi marifet sayan, üstelik bunu birilerinin kucağına oturarak yapmayı ve üstüne üstlük bizlere vatanseverlik olarak yutturmayı deneyenlerin varlığı hiç mi rahatsız etmez bu zihniyeti?

    Danıştay saldırısı sonrası 'Türkiye'nin 11 Eylül'ü diyerek manşetten çakanların, toplumu iki kampa bölerek birbirinin üzerine salmayı marifet zannedenlerin zerre kadar samimiyetleri varsa, bu tablonun üzerine gidip 'yeter artık' demeleri gerekmez mi? Bu ülkenin sifonu çekilirken, 'benim yasadışı örgütüm iyidir' mantığının bu ülkeye verdiği zararı görmek için daha ne kadar sürüneceğiz?

    O zaman da yazdık kızdılar, şimdi de hem kızıyorlar hem görmezden geliyorlar. Ellerine geçen ilk fırsatta da aksini ispatlamaya çalışan şeyler yapıyorlar. Bir lisenin bodrum katındaki küçük odada ibadet eden gençleri baz morfin imalatçısı gibi lanse edenlerin, çeteleri, kirli ilişkileri, şer merkezlerini 'laf olsun' kabilinden geçiştirmesine ne buyrulur?

    Şimdi de utanmadan, sıkılmadan TRT üzerinden yapıyorlar saldırılarını. Ne imiş efendim 'TRT'de türbanlı konuk'muş? Ne olacak peki? Namussuzu, haramzadesi, liboşu, kartelcisi, ulakçısı, darbe yalakası, ulusalcısı bilmem nesi TRT'de cirit atacak, bir sosyolog fikirlerini söylemek için TRT'ye çıkamayacak öyle mi? Niye bu kadar ağırlarına gidiyor anlamak mümkün değil? TRT, bu milletin değil, azgın bir azınlığın geyik muhabbeti çevirdiği bir iletişim meyhanesi midir?

    Aşağılamanın iğrençliğine bakar mısınız; 'türbanlı sosyolog'! Aksini muhafazakâr kesimden biri söylese ipe çekerler; 'mini etekli felsefeci, türbansız bilmem kim'. Vicdan yok, hiç olmazsa az buçuk utanma filan olur!

    istiyorlar ki tüm Türkiye kendi gazeteleri, televizyonları gibi olsun! Tek bir inançlı insan, örtülü insan, dindar insan olmasın. Herkes gerektiği zaman demlenen, jakoben laik, tek açılı, at gözlüklü olsun. Tüm ülkeyi koca bir 'andıç medyası' plazasına dönüştürmek istedikleri için, bir çuval sakalı olan zır cahil adam bile bu yaştan sonra tefsirciliğe kadayıflanıyor.

    Ve bir yandan da, bu ülkenin bağırsaklarındaki tüm parazitler birer birer uç veriyor. Kartel ve Andıç medyasının çok hoşuna gitmese bile! Bu utanç onlara ait olacaktır. Dün ve bugün olduğu gibi gelecekte de!"


    28 Ocak 2008, Pazartesi - Zaman Gazetesi
    #2906856 (the fine chemist, 28.01.2008 10:34)
  2. nedim hazar'ın sarsıcı ve bir o kadar da harika saptamalar sunan köşe yazısının başlığıdır. bu tarihten itibaren kendisinin yazılarını takip ediyor olma hissi vermiştir bünyeye.
    #2906984 (westphalia, 28.01.2008 11:26)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

bir plazadir benim memleketim başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. bir plazadir benim memleketim ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu bir plazadir benim memleketim nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about bir plazadir benim memleketim. Copyright of the articles are belong to their authors.

» hic liseli gizli cekim porno izlememis olmak » alevilerin camiye gitmeme nedenleri » n harfiyle baslayan hayvan » pollyanna nin sozluge yazar olmasi » otobusteki liseli kizlar » adult video news » 2008 2009 sezonu trabzonspor formalari » am i evil » yeliz dogramacilar » cv sine penis boyunu yazan insan » tofu » kitana » kanks » turbanli kizlar » makosen » yahudi lere musevi demek » kina gecesi turkuleri » dapoxetine nedir » virgil donati » gizli etek alti cekim yapan muhendis » oh ja » mystery » kuresel eylem grubu » egzotik » ulkuculuk » yaliyorum yaliyorum dilim kuru kaliyor » islamiyet » provokasyon » never neverland » ikinci abdulhamid » a » b » c » d » e » f » g » h » i » k » l » m » n » o » p » r » s » t » u » v » w » y » z » sitemap » kısa » felice romani » benjamin linus » deniz feneri » eski camii sebili » bir sey sorucam biz simdi cikiyor muyuz » plo » tchibo » yanlis anlasilmis sarki sozleri » sheila jackson lee » ford granada