bir felsefe dili olarak turkce 


kapat

  1. türk milleti felsefe geleneği olan bir millet değildir. gerek özgür düşünce ortamlarının felsefe için verimli düzeylerde olmamasından, gerekse türk milletinin felsefeye olan uzaklığından, antipatisinden ve hatta korkusundan kaynaklanan bir durumdur bu.
    türkler sonuç görmek ister; sonuca göre davranır, yargılar, sorgular, eyler. bir niyetin, yöntemin çok da önemi yoktur. amaca giden her yol mübahtır sanki. bu nedenle çok da sorgulamayan, merak etmeyen, hazırı bekleyen bir toplum olmuşuzdur.
    her dönemdeki siyasi iktidarların da düşünerek eyleyen, sorgulayan ümmetlerinden, yurttaşlarından pek haz etmemesinin de türk milleti içerisindeki felsefi ortamın gelişmemesinde rolü büyüktür.
    bu faktörlerden ve nicelerinden dolayı türkler felsefeye biraz "kıllı" bir durum olarak yaklaşmıştır. "felsefe yapmak" deyimi bile türkçe'de "bilgiçlik taslamak" manasına gelmektedir. hal böyle olunca türkçe'nin de felsefe dili olarak yetişmemesi, gelişmemesi normal olarak nitelendirilmelidir.
    türkçe'yi savunan, türkçe'nin önemi üzerinde basa basa duran abilerimiz, amcalarımız bu durumları bilmediklerinden midir, göz ardı ettiklerinden midir; nedense türkçe kullanılmadığı durumlarda insanları incitmeye dahi varacak sözler sarfetmektedirler. ayrıca ratio, logos, das ein, geist gibi kelimelerin türkçemizde karşılıkları olmadığını, onların yerine kullanılmaya çalışılan kelimelerin anlamları tam karşılamadığını neden hep inkar ederler? (zorlama durumlarda ise aziz yardımlı türkçesine başvurabilirsiniz.)
    felsefenin öğrenmeyle değil de kavramayla ilintili olduğunu düşünmüşümdür hep; ve felsefedeki birçok kavramın da bu türden öğrenilecek değil kavranılacak kavramlar olduğunu... bu yönüyle de felsefe biz türklere pek uymaz. çünkü biz hep birileri birşey anlatsın, öğretsin de ona göre eyleyeyim derdindeyizdir.
    uzun lafın kısası; türkçe, bir edebiyat dili olarak gayet verimli bir dil olmasına karşın bu verimliliğini felsefe için kullanmak pek mümkün değildir. tarihte bir türk filozof olmayışının nedeni de kafamız çalışmadığı için değil, bu gelenekten gelmediğimiz içindir; ana dilimizin felsefe için yetersiz oluşundandır.
    #1307374 (BuRock_, 15.02.2007 15:34)
  2. oruç aruoba'nın, bilge karasu'nun gayet başarıyla kullandıkları dil..
    #1307420 (little girl in bloom, 15.02.2007 15:44)
  3. ancak şunu unutmamak gerekiyor: felsefe denilen ilim edebiyatın içinde doğmuştur ilk olarak. daha sonra ayrı bir ilim dalı olarak gelişmiştir. ayrıca ikisinin de malzemesi ortaktır: dildir. dil olmadan yap felsefeni göreyimdir.
    ayrıca tarihte türk filozofun olmayışına(!) cevap olarak da farabi kimdir, ibn i sina kimdir demek istiyorum.
    bunların yanında amiyane tabiri ile felsefe yapmak(!) için gerekli olan asgari şartlar düşünüldüğünde kusurun zamanında farklı mücadeleler vermek durumunda kalan türk toplumunun dilinde aranmaması gerekmez mi?
    dilden ziyade bireysel değil de, diğer müslüman toplumlar gibi, cemaatçi bir toplum yapısına sahip olmamız felsefeye engel dense belki bir nebze kabul görebilir.
    #1307448 (yasak merve, 15.02.2007 15:54 ~ 06.11.2008 23:06)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

bir felsefe dili olarak turkce başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. bir felsefe dili olarak turkce ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu bir felsefe dili olarak turkce nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about bir felsefe dili olarak turkce. Copyrights of the articles are belong to their authors.