bir ayriligin anatomisi 


kapat
  1. dün gece, ağzından ağzıma fışkıran sözcükler
    -bir ihanet nüvesi-
    ve o gize bürünmüş yaşlı masal kahramanları
    ve 'sen sus çocuk' gag'leriyle süslü tiratlar
    ve perde kapandı! artık tiyatrolar hela olacak!

    artık ayrıldık, aşkımız bir rüzgâr gibi geçti!
    aşkımız bir günahtı, ve bir yaz günü bitti!
    unut sana yazdıklarımı ve unut sevişmelerimizi
    memelerini geri al ve geri ver penisimi

    ulan istanbul! bu bana reva mıdır?
    ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
    ..ktirip gidiyorum başınızın çaresine bakın
    arabesk dinleyeceğim işte!
    rakı içeceğim
    intihar edeceğim
    kıçınıza kına yakın!

    küçük iskender / erotika
    #924322 (ceviz agaci, 29.11.2006 02:17)
  2. "insanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır" der dostoyevski...

    veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yaldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer. birlikteliğin örttüğü tüm kusurları, ayrılık sergiler. bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.

    "ölene kadar" diye söz verilmiştir ama "ölüm yolunda" başka tercihler belirmiştir.

    kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı "aklını başına al" diye fısıldar kulağına; haytası ise "kalbinin sesini dinle" diye çekiştirir eteğinden...

    hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.

    "ama"yla biter alelade iltifat cümleleri:

    "sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü", "seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim", "ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim" vs.. vs...

    sonra gelsin uykusuz geceler... bir türlü karar verememeler... ruhen gidip gelmeler... "hele biraz daha zaman geçsin" diye nikah ertelemeler...

    birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar...

    "aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için"e kendini inandırmalar...

    sonrası hep aynı:

    bekleyenin "hani sonbaharda buluşacaktık. hazan geldi geçti, sen gelmez oldun" sızlanmaları...

    bekletenin "geliyorum az kaldı" oyalamaları...

    bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar... terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar... veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler... üzgün görünmeler... bağış dilenmeler... "...ama kaçınılmazdı" demeler... "sözünden caydın" yakınmalarını "sen de eski sen değilsin, değişmişsin" diye göğüslemeler... asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler... ve son sahne:

    terk edenin o mahcup "gönlüm başkasında" itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı:

    "uğurlar olsun! ben yoluma devam ediyorum". ihanetler böyledir: ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir. ondan sonra dur durak yoktur: güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan biçare dervişe döner. artık acılara hapsolmuştur: buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin "ah"ı tutup terk edildiğinde mukadder yalnızlığına kapanacaktır.

    *
    #1473754 (gonulcelen, 31.03.2007 00:21)
  3. küçük iskender kişisine ait şiir. okunası, yalanıp hatta yutulası bir yazar olduğunu bir kez daha gözler önüne serer.

    --spoiler--
    ulan istanbul! bu bana reva mıdır?
    ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
    siktirip gidiyorum başınızın çaresine bakın
    arabesk dinleyeceğim işte!
    rakı içeceğim
    intihar edeceğim
    kıçınıza kına yakın!
    --spoiler--

    kısmıyla insanı kendinden geçirip; o duvar senin bu duvar benim çarpıp sersemletir.
    #1727839 (yirtik don, 05.06.2007 11:44)
  4. (bkz: grey s anatomy) *
    #1727882 (swastika, 05.06.2007 11:57)
  5. parça parça ayırmak gerekirse;
    sezen aksu-git
    cem adrian-yalnız da ayağa kalkabilirim
    özcan deniz-nasip değilmiş
    nazan öncel-beni hatırla **
    gökhan tepe-belki hüzün belki de aşk
    demet akalın-unuttum

    üç vakit sonra
    nazan öncel-aşık değilim olabilirim
    grup gündoğarken-aşık oluyorum eyvah
    rafet el roman-seni seviyorum
    berdan mardini-senden çocuğum olsun istiyorum
    sezen aksu-git *
    #3311103 (mitheithel, 24.04.2008 02:15)
  6. gitmek, meme, penis... aşk değil bunlar. bu yazdığı da şiir değil. şiiri geçtim, hiç bi sikim değil...
    #3320204 (gonul diyorum akil diyorlar, 26.04.2008 03:06)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

bir ayriligin anatomisi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. bir ayriligin anatomisi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu bir ayriligin anatomisi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about bir ayriligin anatomisi. Copyrights of the articles are belong to their authors.