bir aksam uzeri uyanip kiyamet koptu sanmak 


kapat
  1. akşam üzeri uyumak iyi değildir. bize dini öğretenler böyle der. zaman zaman insan nefsine söz geçiremiyor. yapıyor bu gafilliği. çoğu yaz günü akşam üzeri uyandıktan sonra acayip bi kızıllığa şahit olmuşumdur. biraz sersem uyanmaktan ve bu garip kızıllığa anlam verememekten başka bir zararı dokunucak mı onu ileride anlayacağım.

    yalnız bu sefer başka. ne o anlam veremediğim kızıllık ne o iki duble rakıdan sonra bira ile cila çekme ayarındaki sersemliğin sarsaklığı... başka bir şey. çok başka. günlerden cuma değil. kıyamet kopmuş olamaz. bunlar doğrulduktan sonra karşılaştığım manzaradan sonra iç sesimin sarf ettiği ilk cümleler. insanı galeyana getiren de sakinleştiren bu ses. şimdi beni tedirgin eden de ta kendisi.

    bir düş mü görüyorum yoksa bir düşe mi uyanıyorum? sonsuza açılan bir kapıda kuyruk var gibi. ben de kaynak yapmışım. çakılmasın diye yusufluyorum. gözlerimi bile ovuşturacak vakit yok. kaldı ki yüzümü yıkayayım. sırtımda derin bir ağrı, göğsümde baskı hissediyorum. biraz daha doğrulmuş olmak kafi gelebilir. hızlıca atılmam mı lazım yoksa gördüğüm tabloyu bir an önce kabullenmem mi? kararsızlık akşam üstü sıcağıyla birleşince iyice apışıyorum. kareler akmaya devam ediyor bir yanda.

    kızgın kumlarla serin suların kesiştiği noktada, kumsalın denizi kucakladığı o ilk metrelerde bir galatasaraylı koşuyor cırtlak kırmızı-sarı formasıyla. silüet biraz daha net seçiliyor yaklaştıkça. uzun kıvırcık saçlarına özenle takılmış tacı, şekilli sakallarıyla bir hun türk'ü neşe içinde kat ediyor sahili. bir anda gözlerimdeki perde kalkıyor ve gözlerimle seçiyorum ki bu bizim servet çetin. hani o durmadan hınkıran, sahayı sümük içinde bırakan stoper...

    bilin bakalım kime doğru koşuyor? beşiktaşlı bir mü'min kardeşine... evet evet lan ona doğru tapagaz gidiyor. aman allahım ne kadar mütebessim! beşiktaşlı mü'min, hafif tombul, yanakları tam sevilmelik. birbirlerine doğru hızla ilerliyorlar. tam kucaklaşacaklarını düşünürken arkada beliren bir galatasaraylı ile servet yek vücut oluyor. daha sonra beşiktaşlı mü'miNi delgado'yu bacak omza alırken görüyorum. inanmazsınız roberto carlos da bir fenerbakçe taraftarına atarlanıyor aynı anlarda. pitbul gibi yapışmış adama, bırakmıyor...

    aynı kumsalda bir dünya adam peyda oluyor şimdi. ortalık panayır yeri gibi, mahşer. ulan diyorum servet, delgado, carlos, bir dünya tanımadığım eleman bunlar da ne şimdi? kesin kıyamet koptu... şimdi tuttuk siki. sonra sonra afyonum patlıyor ve televizyon karşısında uyuyakaldığımı farkediyorum. bunun lig'in başlayacağının habercisi boklu reklamlardan biri olduğunu anlıyorum. hakketten akşamüzeri uyumak iyi değil hacı. hele hele uyanınca servet'in gülümseyerek size doğru koştuğunu görmek hiç iyi değil. bu hikayede iyi olan tek şey lig'in başlaması ile futbolun hayatımızı yeniden renklendirecek olması...
    #3841261 (aybars lebib, 19.08.2008 20:58 ~ 21:22)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

bir aksam uzeri uyanip kiyamet koptu sanmak başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. bir aksam uzeri uyanip kiyamet koptu sanmak ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu bir aksam uzeri uyanip kiyamet koptu sanmak nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about bir aksam uzeri uyanip kiyamet koptu sanmak. Copyrights of the articles are belong to their authors.