benn 


kapat
  1. Şimdi fare'nin kedi'ye olan iz düşümü ile kedi'nin fare'ye olan iz düşümü arasındaki metaforsal yanılgının eseri olan kedi-fare paradoksuna geri dönecek olursak, ki artık populer olan paradoks dudur, zira zenon'un ok'u hedefi tam 12 den vurdu, bu paradoksun sonuda muhtemelen fare peynir'i yiyemez, peynir'e uzanan eller itinayla kırılır şeklinde sonlanacak. kedi'nin sonunu merak edip, onun bir kasap dükkanında, eli satırlı bir kasap tarafından tenhada kıstırılıp sofralarımıza ağzımıza layık bir pozisyona sokulmasını yada sokak köpekleri tarafından tecavüze uğramasını ümit edenlere, ümit'lenmelerinin yersiz olduğunu, çünkü kedi'nin şuan aramızda ''kötü kedi şarafettin'' in entellektüel bir versiyonu olarak aramızda nefes alıp verdiğini belirtme ihliyacı duyuyorum. Kendisi 365 gün 6 saat boyunca, yobazsal zırvalıklar üreten beyinlere ayar vermekle meşgul.

    (bkz: felsefe insanlari uyusturan bir afyondur/#2360644)bu başlık altında fare'nin kendi konumundan hareketle kedi'ye dair yanılsamaları bulunmakta, başlayalım un eleğinden geçirmeye, elekte ne kalacak?, ne kalacak derken, dinsel zırvalanımların yanında neler kalacak, zira o zırvalanımlar eleğin müzmin konukları olarak yaşamlarını devam ettiriyorlar. arada bir dönüşümlü olaraktan (bkz: benn/#2889086)bu başlığada dönüp fare'nin içsel dünyasını daha yakından irdeleyeceğiz.
    ilk bomba
    bazı septistlerin "lan!? acaba olabilir mi gerçekten?", ampiriklerin "bakalım mukayese ile kıyas sonucu ortaya çıkar" diyeceği ve felsefeden bihaber, cahil, sadece enteresan kelime saplantılı kişilerin de "oksimoron" diyeceği önerme.-daha önce karışılaştım böyle bir tiple. basit bir önlem alıyorum.-
    felsefeyi bir afyon olarak değerlendirip, felsefenin gereksizliğinden dem vuran faremiz ''felsefeden bihaber, cahil, sadece enteresan kelime saplantılı...'' diyerekten yazmış olduğu dile getirimde, ''felsefeden bihaber'' şeklinde bir cümle kullanarak bendenizin, yeni dumur'luklar alanlarını keşfetmeme vesile olmuştur. e be gülüm bu ne demektir?, hangi felsefedir bu, felsefe'yi afyon olarak betimle, işe yaramazlığından ve gereksizliğinden dem vur, sonrada ''felsefeden bihaber'' diye yaz, septiklerin ve ampristlerin önermelerini aptalca ve gereksiz olarak betimle(ki bunlar felsefi disiplinler olarak anılıyor), sonrada felsefeden bihaber yaz, bu hangi felsefedir, septiklerin ve ampristlerin dahil olmayıpta, neyin yada kimin dahil olduğu bu felsefe nedir?, ayrıca septiklere ve ampristlere bok atmanı anlarım, neden? çünkü onlar nedensellik ilkesinin inkarını savunuyorlar, ki bu nedensellik senin, tanrının senin ruh'una eklediğini iddia ettiğin o ''tanrısal yasa'' nın ta kendisi oluyor, e be adamım bunlar neysede, insan şurada descartes'e iki kelime övgüde bulunmaz mı, adam ki nedensellik ilkesinin yılmaz savunucusu, herşeyin tanrısal yaratımın eseri olduğunu düşünen, ve bu tanrısal yaratımın nedenselliğinin insanın içinde bulunduğunu savunmadı mı?, ulen sen işte sen, adam sizlerin manifestosunun modern bir biçimini inşaa etmiş(bakma sen onun aynı zamanda analitik geometriyide bulduğuna, onun analitiği leibnez'ın monad'larından çok farklı, sizi meşrlaştırmak için çabalamış, dötünü yırtmış descartes, sen gel, bok at felsefeye!!), tamam kant sonradan gelip zıçmış onun ağzına ama insan yinede rahmetle anmaz mı descartes amcamızı?!!
    Felsefe'yi ''tavuk mu yumurtadan çıkar, yoksa yumurta mı tavuktan çıkar'' dan ibaret bir etkinlik olarak ele alen bir adam için elbette felsefe hem paradokstur, hem de afyondur. Eleman bu kelam'ları yazarken acaba hiç düşünmemiş midir?, ''ulen nepıyorum ben, dötsel bir sistematikle felsefe eleştirisi yapıyorum, tamam wittgenstein amcam'da bende kine benzer bir tutum sergiledi, dil yoluyla felsefe'yi bitirmeye çalıştı, aman onun yinede bir sistematiği vardı, ama o bile başaramadı, kafayı yedi bu uğurda, baktı olmadı'' üzerine konuşulamayan hakkında susmalı'' demedi mi?, e ben ne yapıyorum, dötsel bir sistematikle felsefe'nin gereksiz olduğundan bahsediyorum, e bana demezler mi'osurmak dötü konuşturmaya çalışmanın başarısız bir eylemselliğidir, adamım bırak artık şu eylemsel rutin'liği, gördün olmuyor işte, olmuyor, mına kodumun felsefesi bu şekilde çökertilmiyor, hayır o değil, kokarca gibi dolaşıyorsun etrafta, olan bizim burun direklerimize oluyor, hadi canım sen kumsalda kumdan kaleler yap, yada git arkadaşlarınla yakar top oyna, rica et, ara kedisi yapsınlar seni, hem bu sayede yenmiş olursun şu kedi korkusunu' demezler mi.''.
    not: bilmeyenler için yazıyorum,ara kedi'sini çarpmada ki 1 ile eş değer olarak ele alabiliriz, etkisiz eleman yani, yakar top oynarken, topun ara kedisine çarpmasının ara kedisine bir zararı yok, oyunda kalmaya devam ediyor, okey oynayan 4 kişinin bulunduğu masanın yan tarafında oturup, eindeki çay bardağını ağzına götürüp bir yudum aldıktan sonra tekrar eski pozisyonuna geçip, okey oynayanları seyre dalan bünye olarakta betimlemek mümkündür, bu kavramı ifade etmek amacına hizmet edebilecek betimlemeler okyanusu uçsuz bucaksız boyutta, örnekler çoğaltılabilir, ayrıca halk dilinin üretimi olan bu eşsiz kavramı bulan halkımıza bir alkış rica ediyorum.
    ''......,maddeciler, ruhcular, karanlık boşlukçular, iradeyi tanrılaştıranlar, tesadüfcüler deriiiiin araştırmalarından, in ne ise onun peşinden, out ne ise ondan kaçar görünen trendy yavşaklar da ucundan dinledikleri ile "felsefe iyi bir şey" kanısına varırlar. '' şeklinde ki değerlendirişi okuduğumda kendi kendime'' eyt be aslan parçası mübarek, boşuna fenomen demiyoruz biz bu adama, bu şekilde ki temenniler, istemler ve beklentilerden hareketle yazılar yazarak fenomenliğini kafamıza vura vura anımsatıyor bizlere'' demedim de değil. Ama adamım bu felsefe denen illet temennilerden ibaret bir halt olsaydı, bir sistematiği olmasaydı, bugün sen ve ben arasındaki farkın belirlenimi gibi bir durum olmayacaktı, tamam seni anlıyorum, ''a be şair, bizimde bir sözümüz var aşk'a dair
    '' diyerekten gençlik heyzanlarını dışa vurma gayreti içerisine girmen anlaşılabilir bir durum, ama yanlış bir hedef seçmişsin kendine be adamım, felsefe'yi doğa'sına uygun olmayan bir tarz ile ele alırsan yağlı kazık olur adama, çok duyduk onun acısını tadımlayanları. Dünyayı ve evreni tanrısal iradenin belirlenimleriyle iş gören bir birlik olarak gör, sonrada iradeyi tanrısallaştıranlardan dem vur, tanrısal irade ile iradeyi tanrısallaştıranlar arasında ki farkı islami fütürolojiyle ele alıp değerlendir, sendeki tanrısal yasayı kutsa, iradeyi tanrısallaştıranların dışında olduğunu düşün, eyt be adamım bu ne sap yiyip saman sıçmadır, islami fütüroloji dediğin anlayışın terminolojisinde zaten bu iki kavram eş değer bir totoloji hüvviyetinde olan kavramlar, ''bir şey tanrı istediği için mi iyidir, yoksa iyi olduğu için mi tanrı tarafından istenmiştir?'' sorunsalına cevap olabilecek irade hangisidir, tanrı denen şey zaten bir iradenin sonucudur, tanrı bir sezginin kavramsallaştırılmasından başka hiçbir halt değildir, bu anlmada iradeleşen tanrı ile tanrılaşan iradenin birbirinden hiçbir farkı yoktur, kant'ında belirtmiş olduğu gibi''görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür'', zike zike kabul edip oturursun, tanrı kavramsallaşmış bir iradeden başka bir halt olamaz, al o zaman huxley amcan sormuş sana, telgraf yolladı bana''bu dünyanın, başka bir gezegenin cehennemi olmadığını ispatlayabilir miyiz?'', önce tanrısal irade ile cevapla, sonrada tanrısallaştırılan irade ile cevapla, osmanlıcada olur adamım. kafa yormaya başlamışken, şu kant amcanında belirlenimini çürütmeyi dene, hazır elin değmişken onuda aradan çıkar, yoksa ilerde başına çok bela açar o görü, yoksa eleştirel akıl düşer bir katil gibi peşine, uyuyamazsın sonra. Adamım bu eleştirel akıl'ı n belirlenimlerini çürütemedikten sonra islami fütürolojin bebeklere uyumaları için söylenen bir ninniden öte geçemez, hem bak şunu da belirteyim, descartes amcan ile hume amcan arasında bir yere konumlandırmış kant amcan bu eleştirel aklı, empirizmi katletmeye giderken kesin karşına çıkacak, iyisimi sen şimdiden fırsat varken gör işini.
    #2891842 (SanalMolotof, 24.01.2008 22:56 ~ 25.01.2008 00:29)

© 2008 - uludağ sözlük

benn başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. benn ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu benn nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» ronesans » michael skibbe » reddeden kiza seni kalbime gomerim o zaman demek » bilgisayar basindan kalkmayan sisko gozluklu cocuk » yaran entry silinme sebepleri » like a prayer » muftu yasin efendi medresesi » joao alves de assis silva » wikimania 2009 » oyak bank a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci