barinma hakki 


kapat
  1. kişinin en temel hakkı olmakla birlikte, insanın yaşamak için elinde tuttuğu alanda bulunma hakkıdır. en insani ve temel hak olmakla beraber toplum tarafından karşılanması zorunludur. her insanın bu haktan yararlanması gerekir ve bu haktan mahrum bırakılması toplumsal bir suç olarak görülmesinde yarar vardır.

    tersten okunduğunda bu hakkın rahatlıkla mulkiyet edinme hakki olduğu sonucuna varılabilir. bu çıkarımı yapmak düşünen adamın yapması gerekendir zaten. toplumsal özgürlük babında değerlendirilnce mülkiyet hakkının denklemin iteki ucundaki tabiri barınma hakkıdır.

    barınma hakkı herkese ücretsiz olarak sağlanabilir bir haktır. toplumsal eşitsizliğin önündeki en büyük engellerden birini kaldırıcak olacak anlayış barınma hakkından geçmektedir.
    #3011029 (kisil, 16.02.2008 02:09)
  2. her canlının yeryüzüne gelişinden kaynaklı haklarıdır. bu hak kimisi için orman kimisi için ova kimisi için dört bir yanı korumalı herhangi bir mekandır.

    --spoiler--

    her canlının yeryüzünde barınma hakkı olduğunu kabul edenler ve hatta bunun için savaş verenler; insanın barınma hakkını yitirişini görmezden geliyorlar.

    tarım ve hayvancılık çağında, çalışma evresine gelmiş bir insan için iş sahibi olmak bir problem teşkil etmezdi. tersine iş çokluğunun üstesinden nüfus artışıyla gelmek düşünülürdü. o dönemin en güçlü ve zengin aileleri, en çok nüfusa sahip olanlarıydı. küçük bir beyliği andıran topluluklarıyla ellerindeki toprağı işler, hasat zamanı karlı olarak satmanın yollarını ararlardı. kol sayısı fazlalığından dolayı sahipsiz ormanlardaki ağaçları onlar biçebilir, taşıyabilir ve en büyük evleri yapabilirlerdi. çünkü o zamanlar başkası için çalışabilecek ustalar ancak büyük şehirlerde bulunurdu. herkes kendi işini yapmak

    zorundaydı. zaten işinizi yapamadığınızda (nüfus azlığı bu; muhtaç-yoksul statüsüne indirgenmenize yeterdi. sadece insanın değil, hayvanın dahi doğurganı gözdeydi. evin hayvanlarının, evden bir fertmiş gibi ilgi görmesinin altında yatan şey budur. bir köpeğin ya da bir ineğin hastalanmasıyla evin çocuğunun hastalanması aileyi aynı derecede kederlendirirdi. çünkü bir evin varlığını devam ettirebilmesi için hepsi ayni hayati önemi taşırlardı. bir çocuk daha doğar doğmaz hayata katılır, yürümeye başladığından itibaren haneye katkısı olurdu. bu katkı en azından tarlada çalışarak susamış aile fertlerine su taşımak şeklinde olabilirdi. günümüz modern yaşamında çocuk manasızdır. bırakın haneye ufak bir katkısını, doğumundan ölümüne kadar ailesine bir sıkıntı kaynağı halindedir. çünkü insan tabiattan koparılmış, binaların içine hapsedilmiştir. hapishanede yaşayan mahkûmun sıkıntısıyla çocuk çevresine yarardan çok sıkıntı vermektedir. şehirlerde en zorlu zamanlar, tatillerin başladığı dönemlerdir. eğer zengin değil ve çocuğunuzu yaz okulu vesaire gibi aile bütçesini tırpanlayan yerlere gönderemiyorsanız, yaz boyunca onların verdiği sıkıntıyla başa çıkmak zorundasınızdır. kırsalda doğuşundan itibaren hayata katılan ve bu yolla varlığını hissedebilen çocuk şehirde, belki ömrünün sonuna kadar böyle bir fırsat yakalayamayacaktır.

    modern yaşam, eğitim hayatını uzatmıştır. zorunlu eğitimden geçmeden hayata katılmak, hayata başlamak neredeyse imkânsızdır. bu bile tek başına çok yetersiz kalmaktadır. çünkü zorunlu eğitim safhasını geçmiş biri sadece aç kalmayacak kadar para kazanabilen kişi demektir. sonraki 10 yılını mesleğinde ilerlemek için harcamalıdır. daha sonra insanı yutan şehre teslim olmamak için bir meskeni sahiplenmesi gerekir. çocuklar, çocukların eğitimi ve geleceği derken modern insan kendi için soluklanacak bir dem kalmadan göçer bu dünyadan. kapitalizm, modern insanın tüm hayatını kuşatarak ona yaşama hakkı tanımaz. en bunalımlı insanların, psikolojik rahatsızlıkların en kalabalık şehirlerde ortaya çıkması tesadüfi değildir.

    geçmişte bol olarak bulunan iş, şimdi hem yeterince bulunmamakta, hem de bulunuşu hayati önem taşımaktadır. o kadar ki, petrol zengini bazı devletler, işsizlik korkusuyla vatandaşlarının önemli bir kısmını gizli polis olarak istihdam etme zorunluluğu duyabilmektedirler. iş, hayatta kalmanızın, hayata tutunmanızın yegâne yoludur. bol kazançlı ve itibar gören işler büyük şehirlerdedir. onları elde edebilmek için geçmişten farklı bir yola girmeniz gerekir. ömrünüzün başlangıçtan itibaren 30 yılını evlenmeden hayata hazırlanarak harcamak bir zorunluluktur. bu evrede önünüze uzatılan dersleri öğreneceksinizdir. sadece öğrenmeniz yetmez, diğerlerinden daha iyi olmak zorundasınızdır da. bu yola girince, ne yapmakta olduğunuzu sorgulama fırsatı yakalayamadan döngünün içine katılır ve ömrünüzü sonlandırırsınız. kazançlı bir işte çalışıyor olsanız dahi bu huzur içinde yaşayacağınız anlamına gelmez. mekanizma öyle kurulmuştur ki; çalıştıkça ihtiyaçlarınız fazlalaşır.

    büyük şehirlerde görmeye bolca alıştığımız süpermarketlerden birinin, yeni üretilen bir deterjan firmasının raflarında yer almasının bedeli olarak yıllık 350 bin ytl gibi rakam ödemesi gerektiğini duyunca şoke oldum. modern insan dünyada yer alışının yani orada barınıyor oluşunun bedelini an be an ödemektedir. yeryüzünde belki en değersiz şeylerden biri olan toprak, büyük şehirlerde korkunç paralarla satılmaktadır. küçücük toprak parçalarına yapılan devasa binalar için istenen kira bedelleri akıl almazdır. bu bedeller insanların satın almak zorunda olduğu malların üzerine eklenerek toplumdan tahsil edilmektedir. üç lira gibi komik bir rakama mal olduğu söylenen deterjan, bunun 5-10 katına marketlerde satışa sunulmaktadır. aradaki fark, insanların şehirlerde yaşıyor olmasının bedelidir. bu bedel sürekli yükselmekte, dünyayı insan için barınılamaz hale dönüştürmektedir. ticaretin internet yoluyla yapılması sanki bu durumun önüne geçebilirmiş gibi görünüyor. ancak internet ticaretinin hâkimleri ticareti ulusal platformdan uluslararasına çıkarmanın aracı olmaktan öte değildirler. ülkeler bu sorunun önüne geçemezlerse ulusal ticaret internet kanalıyla tamamen gayri mili unsurların elinde geçecektir. tekel haline gelecek bu kuruluşlar, şimdi yaptıkları yatırımın karşılığını kat be kat almaktan çekinmeyeceklerdir. internet ticareti geleceğin savaşıdır. bu savaşın en önemli cephesi konumundadır. yakınımızda rahatlıkla bulduğumuz temel ihtiyaç maddeleri, internet ticareti nedeniyle kuryeler aracılığıyla elimize ulaşmaya başlayacaktır. önce yakınımızdaki bakkalı, sonra süpermarketi vuracak; ardından ticaret belirli ellerde tekelleşecektir.

    ekolojik dengenin önemini her fırsatta gözümüzün içine sokanlar, bir kaplumbağa için kampanyalar düzenleyenler tüm tabiatın insan için olduğu gerçeğini hatırlamak istemiyorlar. şimdiye kadar hiç olmadık şekilde insanın en kutsal hakkı olan barınma hakkına tecavüz ediyorlar. bu tecavüz en başta arazilerin haksız yere ve bilinçli olarak fiyatlarının yükseltilmesiyle başlıyor. bütün insanlık gerek gerçek kira ödeyerek, gerek temel ihtiyaç maddeleri üzerine eklenmiş kira bedelleriyle barınma maliyetiyle ücretlendirilmektedir. dünyada en bol bulunan şey toprak, kapitalizmin gözü doyma kar hırsı nedeniyle en pahalı nesneye dönüştürülmektedir. doğan her canlının en tabii hakkı olan barınma hakkı, kapitalizm tarafından insanlığın kâbusu haline gelmiştir.

    insanın ve her canlının en kutsal hakkı, barınma hakkını elimizden alan kapitalizmin kirli ve haksız kira ücretlendirmesine karşı çıkmanın zamanıdır. hiçbir şey yapamıyor olsak dahi bu konuda bilinç oluşturmalıyız. yerel idareleri uyararak insan için daha çok yerleşim alanı açmalarını temin etmeliyiz. böylece şehirdeki kira bedelleri makul seviyeye inecektir. insaflı yöneticiler, köpek barınaklarına verdikleri önem kadar insanın ulaşımına çaba harcamalıdırlar. şehirlerin çevrelerine alt yapı götürerek insanın en doğal hakkı; barınma hakkına sahip çıkabilirler. önceden arazileri değersiz fiyattan satın alıp, sonra milletin ödediği vergilerle o yöreye yol götürüp kıymetlenmesine neden olan cin fikirli yerel yöneticilerin ne yaptıklarını bildiğimizi kendilerine göstermeliyiz.

    aslında bütün bunların çözümü, havadan ulaşımın temel ulaşım haline gelmesidir. bunu da kapitalizmin kar hırsına yenilmemiş insaflı bir devlet yönetimin ön-ayak olması yol açabilir.

    böyle bir ülke var mı dünyada?

    raci durcan

    --spoiler--
    #3916733 (LocK, 04.09.2008 21:13)
  3. (bkz: halkın hakları forumu)
    #3919009 (brcyzdm, 05.09.2008 09:49 ~ 09:51)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

barinma hakki başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. barinma hakki ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu barinma hakki nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about barinma hakki. Copyright of the articles are belong to their authors.

» sandaloz sakizi » josh holloway li magnum reklami » 14 mayis 2006 denizlispor fenerbahce maci » radyo yerine polis telsizi dinlemek » turk filminde tecavuz edilen kizin intihar etme » ekin olcayto » bosalma ani » mozole mirac » wake up wake up and look around you » radyo ilac » avea nin numaran degismeden avea ya gec reklami » don juanizm » amsiz girilmez » alternatif youtube a erisim metodlari » kizil havalari seyret ki aksam olmakta » geceleri am got temali girilerin havada ucusmas » paradise » cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanla » yemekteyiz naim » gormedim omrumun asude gecen bir demini » alevilerin ve kurtlerin dogustan solcu olmasi » esege koyde binilir aslan a kadikoy de » ayari yedigi zaman fasist diye haykiran insan » flavor » qualidade de vida » kopegin aha anani bafiledim bakisi » terkedilen arkadas » naim akman » hypnogaja » hacettepe myo kresi » a » b » c » d » e » f » g » h » i » k » l » m » n » o » p » r » s » t » u » v » w » y » z » sitemap » kısa » denizaltiyla arkadas gezdirmek » chicken tikka masala » sozlukte yazarken tuyo almak » kartalkaya » sevisirken dinlenecek sarkilar » yazili olmayan kurallar » divan pastanesi » chazsmyr dhuunyl » alala » dr strangelove