bakkallarin poset verme konusundaki tedirginligi 


kapat

  1. türkiye'nin dört bir yanında, her hangi bir bakkala gidildiğinde karşılaşılabilecek olaydır.
    para eden bir şey olsa cimrilik diye açıklanabilir ama değildir.
    öyleyse neden hiç bir bakkal direk poşet vermez alışveriş sırasında? neden illaki istemek gerekir?
    'ee şey bi poşet alabilir miyim?' sözünü duymaktan derin bir zevk mi almaktadırlar?
    yoksa poşet verince kötü şeyler olacağına dair batıl inançlar mı taşımaktadırlar?
    en iyisi çocukluklarına inmek olacak sanırım.

    not: lan adi bakkal kendini benim yerime koy.2 paket çekirdek, bir paket cips ve bir litre kolayı neremle taşıycam pislik adi adam.
    #1416333 (wakabayashi genzo, 16.03.2007 00:37)
  2. ''iki ekmek,üç gazetenin nesine fiş istiyorsun?'' diyen uyanık bakkal zihniyetine benzer tedirginliktir *
    #1416341 (faithful lover, 16.03.2007 00:39)
  3. ilk olarak alınan eşyaya bir göz gezidirlen, sonrasında gerçekleştirilen poşet verme eğiliminin sonucu.
    (bkz: ekin market)
    #1416452 (chemsuk, 16.03.2007 01:08)
  4. büyük marketlerden alışveriş yapanların aldıklarını mümkün olduğunca çok poşet e koymaya çalışması ve bir yandan da yan gözle kasiyeri süzmesine benzeyen bir tür tedirginlik hali. eh bu hayatta her şeye karşılık gelen bir şey var değil mi. tam bir yin ve yang durumu. hem de ucuzundan.
    #1416599 (ditty, 16.03.2007 02:01)
  5. aynı şeyi pazarcılarda yapmaktadırlar.* * * *
    #1416617 (cadi findigi, 16.03.2007 02:07)
  6. fırınların, manavların kısacası bilimum esnafın yaşadığı tedirginlik aslında.
    #1417704 (wakabayashi genzo, 16.03.2007 13:55)
  7. üstünde yapılan işin reklamı varsa acımadan verilmesi gerekir bu poşetlerin.
    #1417721 (kuntayi kinteleyen adam, 16.03.2007 14:01)
  8. olaya bir de bakkalın gözünden bakmak gerekir.
    bu poşetleri ta anasının nikahındaki plastikçiden alıyorum. neden? çünkü yakın yerlerde plastikçi yok. bu kadar yolu gittikten sonra meretin kilosuna 5 milyon veriyorum. sen hiç zorlanma ben söyleyeyim tanesi yaklaşık 4 kuruş ediyor. yani 10 poşet 40 kuruş (eski lira ile 400 bin).
    daha ucuza bulamıyorum. işim gücüm var, araştıramıyorum. sana hesap mı vereceğim? neyse...
    e bu mahallede herkes aynı duyarlı değil. bir sakız alıp 2 poşet isteyenler de var. sen de bunları görmüyorsun ama! biliyorum ki, bakkaldan fazla poşet alıp bunu evlerinde çöp poşeti olarak değerlendiriyorlar. halbuki benim çöp poşeti de satmam lazım. tanesinden 50 kuruş kar edeceğim, edemiyorum.
    poşetleri tezgahın üstüne koysam günde bir kilo gidecek. saklıyorum tezgah altına, bu caydırıcı oluyor. insanlar sürekli istemekten çekiniyorlar biliyorum. her gün 20 kişi çekinse 80 kuruş karım oluyor. ben küçük bir bakkalım, siz daha büyük yerler için hesabınızı yapın.
    sonra da adım cimriye çıkıyor. villa sahibi olanlar nasıl oluyor sanıyorsunuz? üç beş kuruşun hesabını yaparak tabii. hem metro da sizden poşet başına 10 kuruş ekstra ücret alıyor. ulan kimse metro'ya karşı bir kampanya başlatmadı. gücünüz anca bana yetiyor. veresiye isterken görürüm sizi.

    (bkz: bir bakkalın günlüğü) *
    #1417762 (pokezat, 16.03.2007 14:18)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

bakkallarin poset verme konusundaki tedirginligi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. bakkallarin poset verme konusundaki tedirginligi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu bakkallarin poset verme konusundaki tedirginligi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about bakkallarin poset verme konusundaki tedirginligi. Copyrights of the articles are belong to their authors.