aziz yildirim a acik mektup 


kapat
  1. sayın aziz yıldırım ve onun himayesi altındaki tüm yönetim kurulu üyelerine ;

    girişteki resmiyetime bakıp ta güzel laflar edeceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. öncelikle yıllar boyunca fenerbahçe'ye katmış olduğunuz profesyonellik ve tesisleşme projeleri için çok teşekkür ederim. çağdaş futbol normlarına uygun tesislerle göğsümüzü kabarttınız, bizleri gururlandırdınız. bunların göz ardı edecek kadar kör değilim.

    fakat şu anda hıncal uluç kıvamındayım ve dün gece neredeyse sabaha kadar josico adlı adamla ilgilenmediğinizi görmek için fenerbahce.org'a bakıp durdum. fenerbahçe'lilik kavramını tam idrak edemediğinizi düşünüp biraz kendimden/çevremden örnekler vermek istiyorum. misal babam, fenerbahçe'ye yeni taşındığı evi sarı laciverte boyayacak kadar gönülden bağlı. muhitte ismi ile değil de fenerbahçeli olarak tanınmakta olan biri.

    komşum hakan abi. her gün kapımı çalar, ve fenerbahçe ile ilgili gelişmeleri anlatır bana. yaptığınız/yapamadığınız/yapmadığınız transferleri sayar, dert yanar, yakınır gider.. chelsea maçı sonrası gözyaşları içinde görmüştüm onu, elinde bayrağı çıkmıştı sokağa. bu takım çeyrek final'e kaldı ya, gerisi önemli değil diyerek haykırdı mahalleye.

    ve hemen hemen tüm çevremdekiler fenerbahçe'ye gönülden bağlı insanlar. fenerbahçe'nin başarısında sokaklara dökülüp kutlarken, başarısızlığında hem destek tam destek modunda ilerledik, aylarca, yıllarca. göz göre göre kaçan şampiyonluğu olgunlukla karşıladık, aurelio gibi bir adamın gitmesini yadırgasak ta, başkanımızın/yönetim kurulumuzun bir bildiği vardır dedik. sustuk, fenerbahçe aşkımız konuşmamıza engel oldu, sonuçta zarar görecek olan sizin milyar dolarlık işleriniz değil, fenerbahçelilik kavramıydı..

    ama siz yukarıda saydığım adamlara yalan söylediniz, gözümden sakındığım babamı, hakan abimi, ve tüm fenerbahçe'lileri önemsemeyerek üzdünüz. miladını doldurmuş bir adamı, sezon boyunca 13 kez forma giymiş bir adamı, öncelikli transfer etmeye çalıştığınız senna'nın yedeği olan bir adamı, 33 yaşına kadar adı sanı duyulmamış bir adamı yıldız modunda getirip, bizle alay ettiniz. tüm gazetelerde olumsuz eleştiriye izin vermediğinizi 4 yaşındaki yeğenim idrak etmiş durumda, kimse bu adamın fenerbahçe'ye yakışmadığını söylemiyor/söyleyemiyor.

    şimdi soruyorum size, içiniz rahat mı ? değerinden fazlaca paralar vererek aldığımız t-shirtlerin, formaların, eşofmanların karşılığı bu mu olacaktı ?

    biliyorum, tüm fenerbahçe'lilerin yakarışı, haykırışı, isyanı sizin umrunuzda değil. biliyorum belki bu yazıyı ya da burada yazılanları size ulaştıran tek bir kişi bile yok. ama şunu biliniz ki, sizler fenerbahçe kurumunu geçici süreliğine yönetme yetkisi verilmiş kişilersiniz ve unutmayınız ki mevkiiler gelip geçicidir. kalıcı olan ise, fenerbahçe'liliktir.

    saygılarımla, walking away.

    büdüt : * aziz yıldırım'a yazılmış mektuplardır.
    #3885304 (waLking away, 29.08.2008 00:41 ~ 00:42)
  2. izmirli dostlarım bilir alsancak kıbrıs şehitlerinde bi fenerium var. gittim geçen gün forma almak için. hadi yalan söylemiyeyim ben aslında alsancak'taki hatunları görmek için gittim oraya ama kendimi birden orda buldum. cebimde tam forma parasına yetecek kadar para var. bi şişe su almıştım önceden bi de yol param var. gene izmirli dostlar bilir 90 dakika içinde beleş ya yeniden binmek otobüse onun hesabını yapıyorum. öğrenci adamız cepte belli miktar para var; belliliğinden kasıt 2.5 milyon euro değil misal. 3.5 milyon euro hiç değil! ''desenize ey sözlükçüler o kadar paran olsa ne işin var lan burda?'' gider fenerbahçe ilk onbirinde ''fasonluk'' yapardın!

    neyse girdim içeri. 40 derece sıcak. izmir'in sıcağı da hatunları gibi adamın ağzına sıçıyo çok afedersiniz. baktım ortam sepserin, klima falan. gözlerim tişörtlere ilişti. sordum. ''90 ytl, 80 ytl efendim.'' dendi. efendimi duydum bi havaya girdim. ne de olsa ben arkadaş çevresinde keçi sakal ya da satanist diye hitab edilen bi adamım. ''formalar ne kadar?'' dedim. ''taraftar formaları [sadece çubuklu] 55, diğerleri ise 85 ytl'' dediler. ''efendi olduk ama zengin olamadık daha be ablacım'' dedim. ''pardon'' dedi görevli hanım kız. allah için pek de güzeldi. sanırım yüzük vardı sağ elinde. neyse, ''yok bişey hamfendi'' dedim. boş gözlerle ortamı süzmeye devam eyledim.

    sola çevirdim kafamı, baktım bi stadyum resmi var. altında da ''2008-2009 uefa kupası finali şükrü saraçoğlu'nda'' yazmakta. bi gururlandım sözlükçüler. denizli horozu misali kabardım. ''allah senden razı olsun aziz baba'' diye iç geçirdim. başımı tekrar çevirdim, alex de souza'yı, roberto carlos'u, mateja kezman'ı [o zaman gitmemişti] gördüm. ''lan ben bu adamları sadece salı-çarşamba günleri şampiyonlar ligini veren star'da izlerdim, şimdi ise benim tuttuğum takımda oynuyolar. helal olsun aziz baba!'' dedim.

    neyse aldım formamı, çıktım feneriumdan dışarı. otobüse yetişmek uğruna ayaklarım kıçıma vura vura koştum allah sizi inandırsın. zira para kalmadı yanımda kentkart dolduracak ben de beleş hizmetinden yararlanayım bari dedim. yetiştim bi şirinyer otobüsüne, bindim, en arkaya en köşeye oturdum. okulda da hep öyle yapardım. kendimi korumak için mi, insanlardan kaçmak için mi bilmem. en arkalara oturur, fenerbahçe arması çizerdim fizik defterime. hatta derste fenerbahçe arması çizdiğim için fizikçiden aldığım sıfırı ve yediğim ayarı hiç unutmuyorum: ''fenerbahçe'mi kurtarıcak lan seni?''

    taktım kulaklıkları, açtım metallica'dan ''whiskey in the jar'ı'', aheste aheste hayal kurmaya başladım elimde fenerium poşetiyle. ''lan dedim bu başkan ne iyi adam. ben ne kadar büyük bi takımı tutuyorum. tamam marco gitti belki ama alıcak ben biliyorum. çok daha iyisini alıcak! yapar benim başkanım. hem xabi [alonso olanı] orta sahaya gelse, bi de sol açık alsalar. allah be takıma bak! gidersen git len marco! çok arıcaksın sen bu takımı!''

    (...)

    dün gece ölüp ölüp dirildiğim partizan maçından geldim. babam evde, without a trace'i izliyo. ki bu adam fenerbahçe'nin antrenmandan sonra yaptığı mangal partisi için bana izlediğim kanalı değiştirten adam varın siz düşünün nasıl fenerbahçeli olduğunu. ''ya baba açsana ntv spor'u belki transfer vardır.'' dedim. kumandayı eline aldı, hafif alaycı bi tavırla fb tv'yi açtı. ''al senin için ispanya'dan yıldız getirtmişler'' dedi.

    bi aldıkları adama baktım, bi vericekleri paraya baktım. 3. kez girdiğim yds sınav sonucunu hatırladım. ''bir yüksek öğretim programına yerleştirilemediniz'' beynimden kaynar sular dökülmüştü. dün mü? dün daha fenası oldu. şok mok, hayal kırıklığı falan değil başka bi yıkım, başka bi darbe bu bana/fenerbahçe taraftarlarına vurdukları. hayatımda ilk defa elimdeki, sırtımdaki, çocukluğumda yatarken annemin başucuma koyduğu çubuklu formamı dolabıma kaldırmayı düşündüm. şu anki yönetim ve başkan gitmeden de giymemeyi!

    ''defol git artık bu takımın başından'' diye söylendim kahve koyarken kupama. ''istifa ediyorum'' dediğinde ödüm bokuma karışmıştı, ''lan biz de mi borç batağında yüzücez şimdi? kim alıcak anelka'ları, ortega'ları?'' diye gözlerim dolmuştu korkudan. ''allahım nolur ayrılmasın, bırakmasın başkanlığı'' diye dua etmişti ailesi için bile dua etmeyi aklından geçirmekten aciz olan ben!

    kahve elimde odama geçtim. formama baktım, sözlükten aldıkları adam hakkında bilgi topladım. bi daha formama baktım. ''kaldırsam mı lan acaba dolaba?'' diye düşündüm. ''saçmalama lan salak!'' dedim. hani aşıktın sen o formaya? aşk bu kadar kolay harcanır mı?

    marco'yu sattığın için, tuncay'ı sattığın için, 35 yaşındaki adama 2.5 milyon euro vereceğin için değil, bi sene boyunca top oynanamış bi adama 3.5 milyon euro vereceğin için de değil sana olan kızgınlığım hatta ve hatta çok üzülerek yazıyorum ''nefretim''.

    aşkla nefret arasında çok ince bi çizgi vardır derler. sen o çizgiyi geçtin be başkan. nefrete çevirmek zorunda bıraktın bizim direksiyonlarımızı. ama dedim ya yukarda saydıklarım yüzünden değil sana olan kızgınlığım. sebebi mi?

    lisede sırama kazıdığım hayallerime ihanet ettiğin için, benimle dalga geçtiğin için, kendi çıkarların uğruna fenerbahçemi oyuncak misali kullandığın için, hakedene hakkını vermediğin, kovmaktan beter bi şekilde kapı dışarı ettiğin için! hepsinden öte fenerbahçe taraftarına ''para çekme makinası'' muamelesi yaptığın için!

    ''gidersen git lan'' dedim ya marco. ben de gelebilir miyim senin olduğun yere sırtımda çubuklu fenerbahçe formamla? hem eski günleri anlatırsın bana. buralar çok kirlendi be marco, bildiğin gibi değil.

    en sonunda elimde televizyon kumandası, fb tv'yi izlerken uyuyakalmışım. babam kaldırdı. ''rüya mı gördüm ben baba ya?'' dedim. ''maalesef gerçek oğlum'' dedi. maalesef gerçek...
    #3885654 (oopps I did it again, 29.08.2008 01:49 ~ 06:26)
  3. (bkz: azize evlen benimle)
    #3888060 (GianluigiBuffon, 29.08.2008 17:57)
  4. (bkz: aziz bırak git kardeşim)
    #3888081 (icimizdeki irlandali, 29.08.2008 18:02)
  5. ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    kanka bak bizde çok iyi çek futbolcu yaptı bu yaz.. valla.. verelim sana kilosuyla karsız.. kemiksiz, görev adamı futbolcu.. ne dersin?.. bir sivok 6 tane josico eder.. aslında 8.5 tane eder ama artık dost işi olacak o kadar.. ayağın alışsın..
    not: üstteki boş satırlar için pardon canım, malum alın geniş, kafadan kağıdı seçemedim..
    yıldırım demirören..

    kestane kebap, acele cevap..
    #3888085 (rapper ninja, 29.08.2008 18:03 ~ 18:06)
  6. Sayın yıldırım ;

    " eto'o yu alabilirdim ama borca girerdik " dediğin o günden beri senden nefret ediyorum. bizimle ne kadar eğlendiğini josico transferi ile görüp, anlamıştık. ama artık bu taraftar kaldıramıyor bu yaptıklarını, hegomonya baskınlığını, tek adamlığını.
    #4013530 (waLking away, 26.09.2008 22:14)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

aziz yildirim a acik mektup başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. aziz yildirim a acik mektup ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu aziz yildirim a acik mektup nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about aziz yildirim a acik mektup. Copyrights of the articles are belong to their authors.