avluda oturan sizofrenler 


kapat
  1. cahit koytak.
    fazla söze gerek yok aslında. ben ne desem bu şiiri anlatmaya yetmeyecek. ben ne desem bu şiir hep kendini anlatacak. ben desem ben ne desem ben ne desem ben ne desem ben ne desem. öyle şaşkınım ki. allahım ne olur aklımı tut.

    Bir daha giymemek üzre
    Devirip taçlarını
    Şuuraltında,
    Karanlıkta oturuyor küskün krallar

    Bunların ruhlarına ne olmuş?
    Kartallar delip göğüslerini
    Yedi kat göğe mi çıkarmış?

    Burada ayaklarına keçe
    bağlamış Şimdiki Zaman
    Ki uyuyan Geçmiş uyanmasın:
    suyun başındaki dev,
    bin başlı ejderha,
    kapıyı tutan gardiyan.
    Kiremitler birbirine nasıl
    aktarırsa yağmur suyunu
    Onlar da öyle aktarıyor
    -kendilerinden bir şey katmadan-
    Yüzlerine, içlerine yağan
    ve artık onların olmayan hüznü:

    Kimseyle konuşulmayacak kadar,
    Tanrı'yla konuşulmayacak kadar dipte,
    derinde kalan şeylerin hüznü.

    Kaderin çöküp tortulandığı,
    Meleklerin, şeytanların dolaşmadığı,
    Işığın ve düşüncenin ulaşmadığı yerler
    Usun ve ruhun dibi
    Serin ve tozlu bilinmezlik:

    Bazen boğulmuş bir çığlık,
    Çözülüp gitmiş bir maske,
    Bazen bir hançer
    (kötü huylu bir yarada paslanan
    Ya da bir kemik
    (vicdanın eritemediği
    Salına salına iniyor aşağı,

    Tozutarak
    (dipte uyuyan Zaman'ı

    Sonra herşeyi,
    herşeyi yeniden örtüyor balçık.

    II

    Bu vadinin Mesihleri de yorgun
    Uykuda geziniyor
    çöl vurgunu yalvaçlar
    Üryan haberciler

    Tanrı'nın açtığı kuyuları
    -susuz yolcuların önünde-
    Taşla dolduruyor ifritler

    Ve yutuyorlar sivri burunlarıyla
    Sükuna ermek için aklın
    katettiği mesafeleri.

    Düşüncelerle dolu
    kederle dolu başını
    Kaldırıp yakarıyor
    Hurcuna belalı ganimetler
    devşiren yolcu:

    Yarab, kanımda dolaşan iğne
    Ruha dayandı!
    Eti geçip,
    Uluyan aklı geçip

    Tutku elimde kırık
    (bir kılıç gibi işe yaramaz oldu
    Ama fırlatıp atamıyorum onu:
    Elime yapışık
    kalbime yapışık!
    Ve koynumda serin
    (bir su kırbası gibi
    Gezdirdiğim imanım
    Delinmiş bir post şimdi;
    Bir köşede, gelip solucanların
    yuva kurmasını bekliyor.

    III

    Kimse fark etmedi
    gıcırdayarak, birden
    kapandığını büyük kapının.

    Ve köprü de kaldırıldı. Her şey
    hesaplı kitaplı
    Kuş uçurulmuyor.

    -Surların dışında
    sıcacık evlerimizi
    ve tüyden ve dumandan çocukluk günlerimizi
    oyuncaklarımızı, bineklerimizi
    bıraktığımız bahçe
    yanıyor şimdi
    yanıyor güzelim tarlalar ve asmalar
    ve sularında, sevgilinin
    beyaz topuklarını
    yıkadığımız pınar.
    #3415401 (akustikcinayet, 19.05.2008 00:28 ~ 00:45)

© 2008 - uludağ sözlük

avluda oturan sizofrenler başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. avluda oturan sizofrenler ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu avluda oturan sizofrenler nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» lost » piercing » artistik cimnastik » ot » inziva » liberal » ceteris paribus » olmus icimde hasret » delininbiriyimben » havli a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci