ataturk u kurtaralim 


/ 2
kapat
  1. Dincilerin değil, birtakım ' ataturkcu gecinenlerin ' elinden... Çünkü teror estiriyorlar. işi ya küfüre döküyorlar, ya da düpedüz yalancılığa.

    Fatih Altaylı'nın dediği gibi, bu durumda, bu ortamda hiçbir şey tartışılamıyor, tartışılamaz. Hiçbir sağlıklı sonuca varılamaz. Bu şekilde, Türkiye'nin gerçeklerini yeniden değerlendirmek, hele onlarla hesaplaşmak şöyle dursun, saldırıya uğrama ya da kalp spazmı geçirme tehlikesini göze almadan ağız bile açılamaz.

    Bu Ermeni meselesinde de böyle, Kürt meselesinde de böyle, Kıbrıs konusunda da böyle, Atatürk konusunda da böyle...

    Azıcık değişik dusunen herkese ' vatan haini ' yaftasını yapıştırıyorlar. Ardından hakaretler yağmur gibi yağmaya başlıyor: Liboş, sinsi, içi kirlenmiş, cahil, tembel, bilgisiz, dönek... Öğrenmeye, düşünmeye, yorumlamaya çalışanlara edilen bu 'basın zulümü', gidiyor ya 'Avrupa Birliği'ne satılmış' karalamasına, ya da 'AKP'yi destekliyor' haksızlığına varıyor.

    bu adamlar beton kafali.

    dusunceleri yok, papagan gibi tekrarladiklari sloganlari var.

    kendi sabit fikirlerini dayatmak ugruna da gercekleri carpitmaya basvurmakta hicbir sakinca gormuyorlar. Kimisi daha sağda, kimisi daha solda gibi görünüyor ama ortak noktaları da ' asker postali opme' zevki!

    Çünkü, demokrat görünmeye çalışıyorlar ama, hepsi fasist. Eskaza yeni bir darbe olsa zil takıp oynayacaklar. siyasi anlamda koyulmaya alistiklari ve giderek bunu sevdikleri icin koydu mu oturtacak birilerinin arayisi icindeler ataturk u put yapmislar, ona tapiyorlar. inönü'ye toz kondurmuyorlar. Gençlerin onları iplemediğini, yazılarının artık okunmadığını, eski etkinliklerinin, eski havalarının kalmadığını sezince de büsbütün çileden çıkıyorlar.

    Atatürkçü geçiniyorlar ama Atatürk'ün mirasına en büyük kötülüğü onlar yapıyorlar.

    Çünkü rehberleri, Atatürk'ün hepimize önerdiği şekilde bilim, akıl ve sağduyu değil. Bunlar çağdaş da değiller. cogu capsiz ve guduk kisiler. ikinci sinif aydinlar ucuncu sinif yazarlar.* bu nedenle de acik fikirli ozgur beyinli ve daha bilgili kisilerin onlari sollayip gecmeleri onlari cildirtiyor ezberlerinin bozulmasi onlari fena halde rahatsiz ediyor
    Azıcık daha bozalım bakalım... Madem Atatürk'ün hiçbir şekilde eleştirilemez olduğu 'dogmasından' hareket ediyorlar, onlara şunu sorayım: Atatürk, 1937 yılında başbakan ismet inönü'yü hem de kavgalı gürültülü bir tartışmadan sonra görevden aldı, yerine, 'iktisat vekilliği' yapmış ve iş Bankası'nın da kurucusu Mahmut Celal Bayar'ı atadı. Bu adam, daha sonra Milli Şef inönü'nün bir muhalefet partisi kurmasına ve iktidara da gelmesine izin vereceği, vermek zorunda kalacağı bir zattı.

    1950 yılında bu adam serbest seçimlerle ve halk oyuyla iktidara geçti. (Darbeyle de devrildi. Oysa Atatürk, ordunun politikaya karışmasını kesinlikle ve şiddetle yasaklamamış mıydı? Taa ittihat ve Terakki döneminden beri çabası bu yönde olmamış mıydı? Bütün gücüyle 'meclis hakimiyetini' savunmamış mıydı? Sakarya Savaşı'nın en karanlık günlerinde bile 'olağanüstü yetkilerinin kaynağını' meclis kararında aramamış mıydı?)

    Atatürk'ün başbakanına halk destek verdi yani. Onun atadığı yeni başbakan da bir yıl sonra, bugün de yürürlükte olan 'Atatürk'ü Koruma Kanunu'nu' çıkardı... Bu durumda 1950 yılında 'karşıdevrim' başlamış olur mu olmaz mı?

    Ne dersiniz Atatürkçü geçinenler? Yoksa Atatürk'ün tercihlerine karşı çıkmak cüretini mi göstereceksiniz?

    engin ardic 'ın 30.11.2006 tarihli yazısıdır. aklın değilse de akıllı adamın yolu bir. akıllı adamın hali ise bambaşka yav.
    #932074 (prestij muzik ailesi, 30.11.2006 21:34 ~ 21:49)
  2. bu başlık altına girilen entryleri okuyan akıl sahipleri, engin ardıç'ın

    -Bu adamlar beton kafalı.

    -Düşünceleri yok, papağan gibi tekrarladıkları sloganları var.

    -Kendi sabit fikirlerini dayatmak uğruna da gerçekleri çarpıtmaya başvurmakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Kimisi daha sağda, kimisi daha solda gibi görünüyor ama ortak noktaları da ' asker postalı öpme ' zevki!

    -Çoğu çapsız ve güdük kişiler. ikinci sınıf aydınlar, üçüncü sınıf yazarlar. Bu nedenle de açık fikirli, özgür beyinli ve daha bilgili kişilerin onları sollayıp geçmeleri onları çıldırtıyor. Ezberlerinin bozulması onları fena halde rahatsız ediyor.

    -'Siyasi anlamda' koyulmaya alıştıkları ve giderek bunu sevdikleri için koydu mu oturtacak birilerinin arayışı içindeler. Atatürk'ü put yapmışlar, ona tapıyorlar.

    sözleriyle kimleri kastettiğini görünce çok eğlenecekler çoook. ben eğlenmeye başladım bile.

    (bkz: haydiiiiiiii, eğlendirin beni... ahahahha)
    #932168 (prestij muzik ailesi, 30.11.2006 21:56 ~ 02.12.2006 11:01)
  3. yine bir engin ardic şaheseri (!). tahsil ve cehalet ilişkisi bu olsa gerek. aslında haklı. evet evet, kurtaralım. hatta önce atatürk'ün adından başlayalım işe ki, nelere değdiği (!) belli olmayan her ağıza, malzeme olmasın...
    #932179 (montajelemani, 30.11.2006 21:58 ~ 21:59)
  4. (bkz: engin ardıçı herkes anlayamaz)
    kimilerine fazla gelir, hafif dozlarda verilmelidir bazı kişilere
    #932197 (vincentvega, 30.11.2006 22:02)
  5. sorulacak birkac soru var tabi. atatürkü kimden, neden kurtariyoruz? atatürkü birseylerden kurtarmak gerekiyorsa, bunu yapacak insanlar engin ardic gibiler midir? eger ki atatürkü kurtarmak engin ardica dusmusse gercekten iste o zaman ataturke gelmeden kurtarilmasi gereken daha cok sey var.
    asil ataturku putlastiran engin ardicin kendisidir. "Ne dersiniz Atatürkçü geçinenler? Yoksa Atatürk'ün tercihlerine karşı çıkmak cüretini mi göstereceksiniz?" demek, bu tercihlere karsi cikamazsiniz demek, atatürkün yaptigi hersey kayitsiz sartsiz dogrudur demek. herkesin kendi özgür iradesi vardir, eger kendi görüsü atatürkün ki ile celisiyorsa tabii ki de atatürkün tercihlerine karsi cikmak cüretini gostermelidir kisi. fakat bunu yapanlar genelde özgür düsünen kesim degil, amaci ülkenin rejimini degistirmek isteyen kisilerdir. cunku özgür düsünen insanlar atatürkün düsündükleriyle pek celismiyorlar, celisenler atatürkün olusmasini engelledigi bir türkiyeyi isteyenlerdir.

    (#613808)
    #932225 (lionheart, 30.11.2006 22:10 ~ 04.12.2006 01:15)
  6. bu engin ardıç insanı güldürür! böyle pek bir esip gürler, laf falan sokuşturur ama hadi gel tartışalım dediğin zaman ne ortaya çıkıp kendini savunur ne de kuytu köşesinden iki çitlem laf ediverir.

    taaa sene 1994 ya da 95 engin ardıç bir köşe yazısında (ki o zamanlar rock ve heavy metal türkiye'de çok popülerdi) rock dinleyenlere takmıştı, işte esip gürlüyor, bu müziği dinleyenleri ayak takımı olmakla suçluyor hepsinin bir zibidi olduğunu ileri sürüyordu. gel zaman git zaman engin'i bir tartışma programına çağırdılar "gel de anlat şu metalcileri" diye, engin ardıç çıktı geldi (ha o aralar çok gezerdi tv'lerde) tartışma programına, aynı zamanda (rock dinleyenler iyi bilir) o dönemin en meşhur rock edebiyatçısı aptulika gelir aynı programa ve engin ardıç'ın esasında hiç bir pok olmayan ve sadece copy-paste yapıp gazeteden maaş alan bir dangalak olduğunu o gün programı izleyen herkese gösterir. o programı o gün izleyenler çok iyi hatırlar, herkes " vay bee, bu engin amma kofti adammış, biz böyle bilemezdik bu kolej çocuğunu, aptül amma ayar verdi herife" demiştik.

    sonra ne mi oldu? engin ardıç en az 3 yıl daha tv'ye çıkamadı, bu durumu unutturmak için. ha birde star tv cem uzan'ın elindeyeken bilirdik engin ardıçı, çıkardı her pazar star tv'ye över allah överdi cem uzan ağasını. sonra ne oldu, cem uzan seçimi kazanamadı, star tv ve gazetesine el kondu engin ardıç da çukurova holdingin gazetesi olan akşam'a geçti, şimdi akşam'da ötüp duruyor yine kifayetsizce, ama ne çabuk unuttu o cem uzan'ı savunduğu günleri.

    olum engin hiç akıllanmayacak mısın be gülüm? kimi savunsan kıçında patlıyor, sonunda sen göt oluyorsun, yazık bu bünyene bırak yazmayı gazeteciliği falan saçmalıyorsun işte. hep aynı terane be anam! sen ne zamana kadar böyle "kimin arabasına binersem onun düdüğünü çalarım" matığı ile yaşayacaksın? senin de çoluğun çocuğun yok mu be gülüm? o evlatların yarın birgün arkadan ne düşünürler? 6 ay önce nihat genç diye bilinen sokak filozofundan öteye gidememiş bir çocuktan yemediğin ayar kalmadı halen daha konuşuyorsun temelsiz ve çapsız. para ise para, ünse ün ama yeter artık, bir el atmadığın atatürk vardı en sonunda ona da el attın, bakalım bu konuda kimden ayar yiyip oturacaksın be çocuğum.

    ama boşa konuşuyorum ben, sen o kadar geniş bir insansın ki, şu gazetecilik hayatında sokak filozofundan tutta da basit görüşleri savunan bir rockçı'dan bile ayar yedin! herhalde liboşluk bu olsa gerek? yüzsüzlük, aymazlık, vurdum duymazlık, her lafı kaldırabilecek kadar bir gövde... o yüzden engin ardıç beye birşey olmaz, konuşunuz engin bey konuşunuz, nasıl olsa sizin konuşma süreniz bir seçim dönemi kadar, sonra nasıl olsa ağız değiştireceksiniz, biz sizden bunları görmeye alıştık artık.
    #932292 (kerameti kendinden menkul, 30.11.2006 22:26 ~ 23:41)
  7. bir engin ardıç eseri. hakkında yapılan yorumlar eserin ötesi. hakiki manada şaheser. işte anlaşamamak dedikleri bu olsa gerek. engin ardıç'ta aynı şeyleri söylüyor. o da diyorki; atatürk'ün adından başlayalım diyor kurtarmaya, nelere değdiği belli olan( işte görüşlerin ayrıldığı yer bura- akl-ı selim sahipleri biliyor, nereye değdirdiğini) ağızlardan diyor.

    "Ne dersiniz Atatürkçü geçinenler? Yoksa Atatürk'ün tercihlerine karşı çıkmak cüretini mi göstereceksiniz?"

    cümlesini kullanarak, adam kendiyle çelişiyor, değil mi? ucuzcularla taşak geçme ihtimali yok di mi? en temizi. aynen böyle devam edin.
    #938309 (prestij muzik ailesi, 02.12.2006 11:18)
  8. ataturk'u burs, doçentlik, profluk ve rektörlük elde etmek gibi amaçlar için kullananlardan atatürk'ün kurtarılması gerektiğini gören bir dünyalının linçe uğramadan önceki son sözleridir. bu sözleri gören bir atatürkçü diğerlerini commandos oyunundaki gibi "alaaarm alaaarm" diye bağırarak uyarır ve hep birlikde bu kişiye saldırırlar. (not: bunlar genelde demokrasinin az olduğu sisli ortamlarda avlanırlar.)
    #938319 (sky_walker, 02.12.2006 11:22 ~ 11:37)
  9. fatih altayli'nın son zamanlardan bahsettiği "türkiye'de hiç birşeyi konuşamıyoruz. herşeyi konuşmamız konuşabilmemiz lazım" özetli köşe yazıları serisine destek için yazılmış ve fatih altaylı'nın koyduğu tezi daha da kuvvetlendirmiş olan köşe yazısı.
    #938326 (sky_walker, 02.12.2006 11:26)
  10. kendi halinde bir köşe yazısı.. beyefendinin farklı şeyler söyleyebilenlerin sıkı bir şekilde eleştirildiğini söylediğini ve kendisini de bu gruba dahil ettiğini düşünürsek; türkiye'nin hatırı sayılır bir gazetesinde yazdığını ve kitlelerle bunu paylaştığını ve yarın yolda gören kişilerin saldırıp beyninin pekmezini akıtmayacağını bu adama birilerinin öğretmesi gerek.. tamam, burası gerçekten demokrasinin tam olarak işlemediği bir ülke ama artık insanlar fikirleriyle mahkum edilmiyor, o yüzden yazılarımızı tribünden sallama, amiyane tarzda yazıp bizi okuyanları iyi veya kötü yönde tahrik etmemeliyiz. sen kimseye bok atmadan fikrini anlatırsın, fikrinin kime kapak olup olmayacağına okurların karar verir.. *
    #938383 (intensivecare, 02.12.2006 11:52)
  11. ne fatih altaylı'nın "konusabilmemiz lazım" tezini destekleyen, ne de aslında ciddye alınıp hakkında iki çift kelam edilebilecek bir yazı. ama seviyorum, engin ardıç hakkında yazılanları okumayı, sevenlerinin onu sahiplenmesini. normaldir.

    en azından o demokrasi adına (!) çıkıp; "koyulmak", "beton", "kafalı", "papagan gibi", "boktan", "dandik", "puşt", "ahmak" vs vs. kelimeleri anlamlı (!) olarak cümle içinde kullanabiliyor, sonra da bizim damarlarındaki asil kanda (!) liboşluk dolanan türk gencimiz hak bayram sanıyor. böylelerinin demokrasiden anladıkları bu kadardır; koymak, koyulmak...

    "bak engin ardıç, atatürkçülere nasıl laf koydu" diye içlerinin yağı eriyordur şimdi. de koyamadı işte engin ardıç o lafı. hiçbir zaman koyamazda... bar köşelerinde memleket kurtaranlardan biridir o. cismen olmasa bile fikren öyledir. daha ötesi, daha derini falan da değil. halk adamıymış, sevsinler. ezber bozacakmış, ee o alışkındır rüzgarına göre yelken açmaya. bu da yeni çıktı zaten ezber bozmak. vay babam vay. engin ardıç'a bak, braveheart anasını satayım. hani bilmesek ne olduğunu sırf şu demokrasi adına yaptıgı katkılardan dolayı yaptıracağım bir plaket, yollayacağım kendisine. "fikrimi söylüyorum", "demokrasi istiyorum" bunlar güzel sözler. bak bende şimdi 3 tane anlamlı cümleyi yanyana getirip bunu dillendiririm, herkes alkış tutar. türkiye'de gazeteci isen en kolayı bu zaten.

    her neyse; diyorum ya, şimdi işlerine gelen şeyleri söyledikleri için ne fatih altaylı'yı (ki zamanında rte hakkında yazdıkları belli, sabah gen.yay. md. olunca yazdıkları da...) ne de engin ardıç'ı destekleyenler bilmelidirler ki, ağzımızın değdiği yerler hakikaten belli. başkaları gibi abd, ab, arap vs. fantazimiz yok...
    #938691 (montajelemani, 02.12.2006 13:17 ~ 13:21)
  12. başarısız bir girişimdir. "yine en son itibar gidip teslim olmak" diyor, idris kaptan*. geri dönüyoruz mevziimize yoldaşlar. zaten iyi bir fikir değildi. abd, ab, arap fantağzisi olmayan yerde, sanırım dört ayaklı fantağzisi uygulanıyor. o da ilgilisinin bileceği iş. hadi geçmiş olsun.
    #944347 (prestij muzik ailesi, 03.12.2006 18:49)
  13. zamanında uzana uzana lamarck'ın zürafasına dönen bir ardıç kuşunun bugünlerde çaldığı başka tellerden. herhalde 1923 den sonra turk olanlarDandır o da.

    dedik ya, aile, makam, seviye bunlar önemli şeyler. keçiboynuzu da önemli! demek ki keçiboynuzunu yiyen ardıçlar varmış bazı ailelerde. ne güzel.
    #944386 (bl, 03.12.2006 18:55 ~ 18:56)
  14. engin ardic denen köşe yazarının karaladığı bir yazı imiş.

    ne yapmış bu engin ardıç?
    onu seven herkesin zaten vakıf olduğu, onu sevmeyenlerin ise ilgi alanına bile girmeyen konulardan biri hakkında herkesin bildiği düşüncelerini, hayta üslubu ile kaleme almış.
    zaten son zamanlarda, belli konular(köylülük, türkiye'de bir burjuva sınıfının bulunmaması, türk solunun evrensel anlamda sol olmaması, kemalistler, vs.) hakkında benzer yazılar yazmaktan başka bir şey yapmayan yazar bahsi geçen yazı ile de bu alışkanlığını bozmamış.
    bilindiği gibi* engin ardıç son zamanlarda kendini tekrarlamaya başladı. türkiye ölçeğinde söyledikleri farklı gibi görülebilir ancak evrensel anlamda yeni hiç bir şey söylemiyor. algısı ülke gündemi ile sınırlı bir adam olsa çok umursamayız ama az buçuk tanıdığımızdan tembellik etmesi can sıkıyor.
    koskoca adama "köşe yazarlığı gibi çarçur bir işi bırakıp, otur kitap yaz." diyecek değiliz. kalan hayatı boyunca sabah kahvemize eşlik etmeyi istiyorsa keyfi bilir.

    not: bakıyorumda yazının yapısını bile anlamayanlar çıkmış.
    yazar bir kurgu üzerinden ironi yapıyor. zaten mevcut durum yeterince abuk olduğu için pek zorlanmamış. yoksa "haydi canlar bir olalım atatürk'ü kurtaralım" demeye çalışmıyor.

    - ön uyarı: yazının bundan sonrası bir eleştiriden öte anlama çabasıdır. -

    neyse, bu yazıda bir grup(aslında gruplar birliği) eleştirilmiş, yazar kendince bir tespit yapmış, görüşlerini paylaşmış, vs.

    yazı okuyanlar ister katılır ister katılmaz, arzu ederse eleştirir etmezse eleştirmez. bana ne? kime ne?

    ancak ne olmuş? yine çok bilindik tarzlar, yine artık baymaya başlayan tavırlar kendini göstermiş, her kim ne söylerse, ne yaparsa yapsın benzer tepkiler veren guruh yine bizi şaşırtmamış, bu yüzden bizde aynı şeyleri söyleyip duruyoruz *.

    yorumlardan(eleştirilerden) bir kuple alalım:

    "engin ardıçtanda bu beklenir.", "bu adam kimin arabasına binse onun düdüğünü öttürür.", "cahil!", "ilahi engin ardıç sen beni güldürdün allah'da seni güldürsün.", "cem uzan'ı savunmuştu bu herif.", "ayar yemediğin adam kalmadı.", "zaten senden adam olmaz.", "yüzsüz!", "aymaz!", "vurdum duymaz!", "her zamanki gibi saçmalamışsın.", "senin demokrasiden anladığın şudur, budur.", "anca bar köşelerinde ülke kurtarırsın", "sığ birisin.", "eski köye yeni adet", vs.

    bu ayarda bir sürü laf.
    "saçmalık" yakıştırması dışında yazı ile, yazarın söyledikleri ile ilgili bir şey göremedim (gözden kaçırdıysam haber edin).
    aynı terimi bilmem kaç bininci kez tekrarlayacak değilim, inanın artık sıkıldım. (korkuyorum biri çıkıp "roma'nın köpeği ondan latince terim kullanıyor" diyecek diye.)

    burada verilen verilen bütün bilgileri doğru kabul ediyorum. evet engin ardıç ülkenin en adi, en şerefsiz gazetecisi, satılmışın önde gideni, ayrıca dönek ve daha sayamayacağım bir çok kötü özelliğe sahip. bu adam adeta şeytan'ın yer yüzündeki elçisi.
    hatta bu yazıyı yazması için amerika'dan 6 haneli rakamlar almış, bizzat jr. bush ile görüşmüş, yazıyı yazarken soros'un motive edici mesajları yardımcısı olmuş, yazıyı okuyan rte tebrik için telefon açmış.
    şimdi bu kabuller ile yazıyı baştan okuyorum ancak ne cümlelerde bir değişiklik var, ne görüşlerde, ne başında, ne sonunda.

    veya engin ardıç'ın rahibe theresa'nın türkiye versiyonu olan yüce bir varlık, yardımsever bir sevgi pıtırcığı, bob geldof türü biri olduğunu kabul edip yazıyı tekrar okuyorum. ama malesef en ufak bir değişiklik yok, katıldığım yerler, karşı çıktığım bölümler yine aynı.

    bırakalım engin ardıç'ı, yazıyı yazanın lerzan mutlu, ciguli, ismail yk veya ajdar anik olduğunu farzedip tekrar okuyalım.

    ne değişti? yazı aynı yazı.
    o zaman neden yazının yerine yazarın muhabbeti dönüyor burada?
    yazanın kişiliğinden bize ne ki yazara saldırarak yazdıklarını çürütmeye çalışıyorsunuz.

    --spoiler--
    - engin ardıç :
    atatürk................, türkye.......ancak.............. faşist...................................................... olmaz:................ öyle............ şu................... bu...................... böyle........................ şöyle,.............. avrupa;..........bize .............................. onlar!................................... cart,.........curt! ...... kemalist...............bık bık.

    - c. sinan sagiroglu :
    yav engin bırak yav! ilerle yav!

    bu engin varya bi gün hatun kaldırmak için kemancı'ya gelmişti. işte marjinalim ayağına metallica şöyşe, pink floyd gibi grup olmaz olsun, paul dianno adam değil falan diyerek atıp tutuyo. masada athena'dan gökhan var (o aralar metalci takılıyo, ünlü olunca bizi unuttu herif) engine bir ayar verdi bir ayar verdi inanırmısın engin bir daha kemancıya adımını atmadı, o derece.

    ya engin bey, işte sen bu kadarsın!
    bütün kirli çamaşırlarını bir bir önüne sereceğim.
    --spoiler--

    ee?
    güzel hikaye. peki konu ile ne alakası var? anladık engin ardıç adam değilmiş. sonra?
    ne oldu şimdi? adamın fikirleri çürümüş mü oldu? yazdıkları artık geçersiz mi?

    --spoiler--
    Dincilerin değil, birtakım ' Atatürkçü geçinenlerin ' elinden... Çünkü terör estiriyorlar. işi ya küfüre döküyorlar, ya da düpedüz yalancılığa.

    Fatih Altaylı'nın dediği gibi, bu durumda, bu ortamda hiçbir şey tartışılamıyor, tartışılamaz. Hiçbir sağlıklı sonuca varılamaz. Bu şekilde, Türkiye'nin gerçeklerini yeniden değerlendirmek, hele onlarla hesaplaşmak şöyle dursun, saldırıya uğrama ya da kalp spazmı geçirme tehlikesini göze almadan ağız bile açılamaz.

    Bu Ermeni meselesinde de böyle, Kürt meselesinde de böyle, Kıbrıs konusunda da böyle, Atatürk konusunda da böyle...

    Azıcık değişik düşünen herkese ' vatan haini ' yaftasını yapıştırıyorlar. Ardından hakaretler yağmur gibi yağmaya başlıyor: Liboş, sinsi, içi kirlenmiş, cahil, tembel, bilgisiz, dönek... Öğrenmeye, düşünmeye, yorumlamaya çalışanlara edilen bu 'basın zulümü', gidiyor ya 'Avrupa Birliği'ne satılmış' karalamasına, ya da 'AKP'yi destekliyor' haksızlığına varıyor.
    --spoiler--

    adamın bunları söylediği bir yazıyı eleştirmek için yazıda bahsedilen şeyleri bir bir yapmak nasıl bir karşı çıkış tekniğidir? yoksa burada benim kafamın basmadığı, ince bir ironi mi var? *

    kendimi zorluyorum, düşünüyorum, kafa yoruyorum ve bu tavrın ancak iki nedeni olabileceği kanısına varıyorum:

    1-) kişi düşünceleri o kadar degersiz bulur ki üstüne laf etmeye tenezzül etmez.
    (eğer böyle ise; fikirler bu kadar basit ve değersiz ise çürütülmesi de o kadar kolay olmalı. yani zahmet edilse birkaç dakikayı almaz. ayrıca rasyonel bir insan fikirlerine değer vermediği bir insanın kişisel özellikleri ile de uğraşmaz, demek ki durum buna pek uymuyor.)

    2-) söylelenler kendisine ideolojik olarak terstir, yazıyı okuduğu an küplere biner, duvarları yumruklar, küfürün bini bir paradır ancak bu fikirleri çürütecek bilgi birikikimine veya fikirsel derinliğe sahip değildir. bu yüzden konuyu başka yönlere çekerek fikire değil kişiye saldırmaya, kendince karşı koymaya çalışır.
    (eğer böyle ise; bu konularda konuşmazsınız olur biter, eminim sizin ile aynı şeyleri düşünen fakat bilgi birikimi de düşünce yapısı da sizden daha derin biri çıkacaktır. kimse her konuda bilgili olmak, her alanda bir fikre sahip olmak zorunda değil. her hıyarım var diyene tuz ile koşmak nasıl bir mantıktır ki?)

    nedeni bunlardan biri mi yoksa benim çözemediğim başka bir şey mi bilmiyorum.
    ancak böyle tartışma yürütülmez!
    gomunist lafının 2000'lerdeki versiyonu olan liboş'u kullanmakla fikirler çürümüyor.
    yamulmuyorsam lisede münazara kültürünü, tekniklerini anlatan kitaplar vardı açın bir bakın yahu.
    en azından bahsedilenleri anladığınızı belirten birşeyler söyleyin, bizde boşuna konuşmadığımızı anlayalım.

    yoksa engin ardıç babamın oğlu değil. isteyen katılsın isteyen katılmasın, isteyen eleştirsin isteyen göklere çıkarsın, çok da fifi.

    edit:
    "x'in fikirleri çürümez, çünkü fikirleri ve kendi çürük bir insandır.", "x gibi ne olduğu herkes tarafından bilinen ve kimsenin zikine bile takmadığı tutarsız bir insanın..."
    itiraf etmeliyim ki bu seviyede tahlil yapmak benim kapasitemi aşar.

    ama yukarıdaki anlama çabamın devamı olarak, nacizane şunu merak ediyorum:
    biri bir yazı yazıyor, yazıda birilerinin tartışma kültürünü bilmediği, fikirleri değil direktman kişileri hedef aldıkları, bir takım alışılmış hakaretlerin ötesine geçemedikleri anlatılıyor.
    ve bu yazıyı okuyup üstüne alınanlar yazıda bahsedilenlerin aynılarını yaparak karşı çıkmaya çalışıyor.
    sonra biri çıkıp "ya ama olmamaış ki bu. adamı eleştirmek şöyle dursun yazının sağlamasını yapmışsınız" diyor.
    ve bu görüşe karşı çıkmak için yine bahsedilen kişinin ne kadar düşük kaliteli olduğundan dem vuruluyor.

    hakkaten kavrayabilmek için soruyorum:
    yaptığınız şeye şöyle bir dışardan bakınca ne görüyorsunuz? sizce bu durum normal mi?
    (çünkü demagoji amacı gütmüyor fakat bunlar size doğal geldiği için devam ediyorsanız ortada cidden daha büyük bir sorun var.)
    daha açık olalım: neyden bahsedildiğini anlayamadığınız için mi bu kısır döngüyü kıramıyorsunuz?
    yoksa bal gibi anlıyorsunuz ama gerçekten söyleyeceğiniz başka bir şey olmadığı için mi konuyu sağa sola çekerek ad hominem bir tartışma sürdürmeye devam ediyorsunuz?
    #945513 (halit ayarcı, 03.12.2006 22:25 ~ 06.12.2006 15:04)
  15. (bkz: atatürk'ü değil kendini kurtar sen.)
    #945543 (darwen, 03.12.2006 22:31)
  16. engin ardıç'ın fikirleri çürümez, çünkü fikirleri ve kendi çürük bir insandır. ayrıca, engin gibi ne olduğu herkes tarafından bilinen ve kimsenin zikine bile takmadığı tutarsız bir insanın "düşüncesine saygı, fikri çürütüldü mü" diye kayle alma ayaklarına yatmak ancak kendi fikir çürüklüğünü buralarda ifşa etmektir. zaten, engin, bu dediklerini de unutup sizlere gerçek cevabını verecektir, tıpkı geçmişte yaptığı gibi. zira bizleri hiç şaşırtmadı kendisi. engin bey birşeyin haysiyetini kurtaracaksa, önce medyanın ve yazarlığın ahlakını bir kurtarsın mevcut tekelci basının elinden de sonra bu konulara girsin. zira hiç yakışmıyor öyle fildişi kullerden insanlara ahkam kesmek. acaba, kendisi patronu hakkında yazarken bu kadar açık, net ve tahlilci bir gözle mi eleştirye girişiyor?
    #945678 (kerameti kendinden menkul, 03.12.2006 22:50 ~ 04.12.2006 00:28)
  17. kötü ve üzerinde fazla durulmaması gereken bir yazı. yazıyı tekrar okudum. yetmedi bir kere daha okudum. sonra bir de göz attım. sonra yazar isminin oldugu kısmı kapatıp yine okudum. olabilir geç anlayan bir bünye olabilirim diye şeyettim. en nihayetinde şu kanıya vardım ki; liboş ve takiyyecilerin * klasik ve sözde "atatürk'ü kurtaralım" feveranlarından biri daha.

    bunu okuyup, "ohhh nasıl koydu engin" diye zil takıp oynayanlar da ayrıca inceleme konusu. ortalığı gaza getirmek için söylenmiş, liberal düşünce yapısına uygun cümleler. anafikir olarak sadece "yeni şeyler konuşalım, farklı olan-düşünen eleştirilmesin, bu anti-demokratların, dinozorların nesli tükendi, gençlere imkan verelim" vs. minvalinde dolanan ve buram buram hamaset kokan alışıldık laflar. içine biraz küfür, hakaret * * ekledin mi ? ohh mis gibi halka da hitap ediyor. öyle ya, adam gibi yazsan entel falan derler, mazallah...

    ee şimdi; yeni bir öneri getir(e)memiş, düşünce ufku yarat(a)mamış, saldırdığı bu değerlere karşı, herhangi bir argüman geliştir(e)memiş ve yine "papağan gibi", "beton kafalı" diyerek eleştirdiği kitleye karşı yeni bir şey söyleyememiş bu zatın sözlerinin nesini ciddiye alıp tartışacağız ki ?.. ahaha ama asıl ironi burada tartışıyoruz işte.

    memlekette herkesin kendine göre atatürk'ü var zaten. herkes de ona göre yorumunu yapıyor. zaten yazı da kendi içinde çelişiyor. hem "yeni şeyler olsun, farklı sesler, bik bik bik" diyeceksin, hem de sonra "ismet inönü'ye laf ettirmezler", "atatürk'ü put yapmışlar, ona tapıyorlar" * vs vs.

    yahu madem yeni bir şey sunacaksın/sunacaklar bırak o halde 50 yıl öncesini. egrisi ya da dogrusu ile yaşanmış, geçmiş. hep söylerim; "tarihsel olaylar içinde geçtikleri dönemlerin koşullarıyla değerlendirilir" bu sözü bize ortaokul lise yıllarında öğrettiler. bunu bilmek için çok allame-i cihan olmaya gerek yok.

    iyi ama konumuz; türkiye'nin çağdaşlaşma * yolundaki en büyük sorunu olan (!) atatürkçüler olunca ne yapsın engin ardıç ? aynı formattaki 3 672 121. yazısını döşeniveriyor. atatürk'ü sever gibi yapanlara karşı yazılmış, onları hedef almış bir samimi yazı olduguna da inanmıyorum. yazının amacının kime hizmet ettiği ya da engin ardıç'ın bu yazıyı yazarak kimlerden aferin aldıgı gibi paranoyalarımda yok zaten. sadece sıktı artık bu "biz de atatürk'ü seviyoruz, yoksa bizi beğenmiyür müsünüz ?" teraneleri, hepsi o.

    farklı düşünmeye çalışan ve bunu adam gibi - bakın burası önemli- ortaya koyan, üslubu belirli bir çizgide olan herkes, zaten konusabiliyor. neyin savası veriliyor ki ? ama amacı ne cağdaşlaşma, ne gelişme, ne demokrasi, ne de ifade özgürlüğü olan bir kesim de bunu samimi olarak isteyenlerin ardına gizlenip, oradan bir takım değerlere vandalca saldırıyorlarsa, kimse de susup oturulmasını beklemesin. bu kadar ucuz değil bu işler.

    işte burada tek bir sorun var herkesin, her kesimin muzdarip olduğu. gerçekten farklı bir şey tartışmak isteyenlerle, bu durumdan avantaj elde etmek isteyenlerin nasıl ayırd edilebileceği. bu da sanırım, cümlelerinin içindeki atatürkçülük, laiklik vs. gibi kavramların azlığıyla ortaya çıkacak. çünkü yeni bir şey söylemek, gelişmek, aydınlanmak isteyen, farklı iddialar ortaya atacak olan, zaten bu konulardan rant elde etmek, bu tartışmalarla vakit kaybetmek istemeyecektir. çünkü bu ruhun asıl isteğinin, idealinin bu olmadıgının da bilincinde olacaktır.

    engin ardıç ölçeğine dönecek olursak ben, onun içinde bulundugu, savunur gibi görünüp aslında hiç bir şey yapmadığı fikirlerin de bayatladıgını, kendisinin de bir papağana döndüğünü beyan ediyorum. durum bu.

    not: üslup ise, konu ve başlık bir engin ardıç yazısı olduğu için bu şekilde. kimse kusura bakmasın artık.
    #946982 (montajelemani, 04.12.2006 05:50 ~ 08:05)
  18. yanlış önermedir. doğrusu, kendimizi kurtaralım, dar görüşlülükten olmalıdır.
    #947006 (abberline, 04.12.2006 07:46)
  19. yerinde bir yazıdır. bugünü görse istismarcılara atatürk'ün de söyleyecek bir lafı olurdu, olmalıydı elbet.
    #947039 (grand ekinoks, 04.12.2006 08:50)
  20. yanlış yönlere çekilmesi halinde rahatlıkla provokasyon için kullanılabilecek bir yazıdır. atatürk her zaman saygı görmeyi hakettiğinden başlar öne eğilip susulmakla yetinilmelidir. yolunda yürüyen laikler de kışkırtılmamalıdır. o yol ki nice zorluklarla geçilmiştir ve saygı görmeyi haketmektedir.
    #947051 (abberline, 04.12.2006 09:01)
  21. amaca ulaştıran engin ardıç yazısı. bazıları yazının hamasi olduğundan dem vurmuşlar ya; şükrü hanioğlu'nun konuyla ilgili bir makalesini koyunca sanki anlayacaklar. engin ardıç gibi anlayacağınız dilden konuşan bi adamı bile anlamıyorken artık nolur bilmiyorum. fecaat.
    amaca nasıl mı ulaştırır? şöyleki;
    taassup sahibi, yobazları gözler önüne serer. "saygı duyulması gereken bir kişi" olduğundan tartışılmamalıdır kimine göre. başlar öne eğilmelidir. ee kutsalını tartışmak bize mi kaldı. aman ibadetini aksatma. yani diyeceğim o ki yobazlar sizlerden ne köy olur ne de kasaba. hele kaymakam hiç olmaz. yalova bile. ilkokuldan başlamışsınız kutsal kitaplarınızı ezberlemeye. haliyle de betonlaşmış. engin ardıç beton derken bunu anlatıyor sanırım. neyse, her neyse. banane lan kurtarmıyoruz avradını. yalvarsanız kılımı kıpırdatmam. ne haliniz varsa görün.
    #948273 (prestij muzik ailesi, 04.12.2006 15:43)
  22. saçma ötesi bir açıklama.yani atatürkçüler bilim, akıl yolunu kullanmıyo ama yobazlar kullanıyo? atatürkçüler atatürkü putlaştırmışlardır doğrudur ama hiç bir atatürkçü atatürkün heykellerini yıkmaz. her insan hata yapabilir. ve atatürk bir insandı. cahillikle mücadeleyi birinci yobazlıkla mücadeleyi ikinci sıraya koyan bir insandı. atatürkçülerin tüm davası budur. eğer bir kişi bile deseki yobazlık ülkeyi atatürkçülükten daha ileri götürür, bende yobaz olurum. bu açıklamanın ana fikri için :
    (bkz: yobazlarla mücadelede hedef saptırma)
    (bkz: kemalist hareket asla durdurulamaz)
    #948359 (Cavit, 04.12.2006 16:05)
  23. dindarları asalım. *
    #948366 (esprimakinasi, 04.12.2006 16:06)
  24. azıcık daha bozalım bakalım... Madem Atatürk'ün hiçbir şekilde eleştirilemez olduğu 'dogmasından' hareket ediyorlar... cümlesi geçiyor bu engin ardıç yazısında.

    bi bunu okuyalım, bi de şuna bakalım;

    "atatürk her zaman saygı görmeyi hakettiğinden başlar öne eğilip susulmakla yetinilmelidir."

    nasıl, adam haksız mı yani? ulan bu kadar körlük olmaz. işin daha komiği adam bu yazıyı bilmem kaç gün önce yazmış, ikinci cümle ise bilmem kaç gün sonra. bu neye benzer bilir misiniz akıl sahipleri?

    ileriye doğru taş fırlatıyorsunuz, zavallının biri de koşarak gidip o taşa kafa vuruyor. ayyy yazıııık. büyük geçmiş olsun mu demek lazım? yoksa kıs kıs, salaaaaak diye gülmek mi lazım? komikler vesselam.
    #948376 (prestij muzik ailesi, 04.12.2006 16:09)
  25. (bkz: anne koş koş fatih altaylı ile engin ardıç adam yerine konuyor)
    #948508 (anti, 04.12.2006 16:39)
/ 2
Copyright © 2008 - uludağ sözlük

ataturk u kurtaralim başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. ataturk u kurtaralim ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu ataturk u kurtaralim nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about ataturk u kurtaralim. Copyright of the articles are belong to their authors.

» adese » trance muzik ve ecstasy iliskisi » the bourne ultimatum » turgut ozal bulvari » disgoc » ergen kizlarin guzin abla ya sordugu tarihi sor » disko krali » fiat palio » ispanyol para birimi » kronik faranjit » christopher johnson mccandless » wireless access point » 1978 maras olaylari » dogu ekspresi » phonerotica com » bir komedi unsuru olarak turk amator porno » aglatan siirler » 11 aralik 1985 real madrid b monchengladbach ma » remeron » turk ve rus kizlari nufus mubadelesi yapsin » merci beaucoup » canim ailem » uypaciyakoverbeni » he de gecsin » basketbol oynarken pantolonun yirtilmasi » ridvan dilmen » oltu kebabi » steep » aysun kayaci » gri sehir » a » b » c » d » e » f » g » h » i » k » l » m » n » o » p » r » s » t » u » v » w » y » z » sitemap » kısa » mercedes i olan yazarlar » sikilmis gotun davasi » efexor » siddet adalet getirecekse mesrudur » erkekleri iki gruba ayiran kizlar » yakin ve uzak » okyanus altindaki fiber optik kablolar » uzo » bayramda 7 yazar birlesip moderatore girmek » dunkin donuts