asik olmak 


/ 19
kapat
  1. acılı olmaktır, biraz şekersi kıvamından olandan.
    #3331565 (response if under duress, 28.04.2008 19:53 ~ 29.04.2008 21:47)
  2. soner olgun un 1994 yılında çıkardığı hersey degismeli isimli albümünün söz ve müziği kendisine ait ikinci parçası.

    AŞIK OLMAK

    Aşık olmak değildir aman bu,
    Olsa olsa, deli delilik!
    Beklediğin ne var ise benden,
    Hiç biri de yok üstelik...
    Ne zenginim, ne de yakışıklı,
    Orta halli biriyim işte,
    Ne çok zeki, ne de çok akıllı,
    Biraz tatlı dilliyim işte...
    Büyük şeyler bekleme canım,
    Ben sıradan bir insanım...

    Söz-Müzik: soner olgun
    #3331577 (extremeufo, 28.04.2008 19:56)
  3. yalan dünya icindeki en büyük yalandir kendisi.
    #3331586 (boreas, 28.04.2008 19:59)
  4. onu üzmemek için taklalar atmak...
    üzüntüsüne üzülmek...
    ona her baktığında gözlerinin sulanması...
    #3337540 (camp nou, 30.04.2008 00:15)
  5. 5 seneden sonra beklenmedik bir anda olunca insani allak bullak eden, saskin eden, manyak eden, hem mutlu, hem üzgün eden bir seydir.
    #3337583 (rocher, 30.04.2008 00:25)
  6. (bkz: mazoşizm)
    #3340079 (tannis, 30.04.2008 19:11)
  7. sozlukteki "rastgele" butonuna bastigimda 2006 dan bir gunde olsun, 2007 den bir gunde olsun, mutlaka karsima cikan baslik..ya birinin askı yillardir suruyor, ya da ne cok asik oluyoruz, ya da ne cok yara almisiz asktan..
    #3354439 (atgmuls, 04.05.2008 03:04)
  8. "oldurulamayan", kendiliğinden olan bir şey.evet.
    #3354861 (Gore Gori Chapa Tipa Rota Hey, 04.05.2008 11:06)
  9. gol yemenin kacınılmaz oldugu mantıgın devre dısı bırakıldıgı eylem, defansı saglam tutmak lazım her sekilde. (bkz: kalkanlar devrede)
    #3370911 (baLim, 08.05.2008 11:03 ~ 24.06.2008 08:58)
  10. eger bu durum 2 yildan fazla sureyse,

    *onun yanındayken de gereksiz mutsuz olmaktir.

    *herkesin bu olayi kabullenip "olm sen sevmiyorsun lan, tapıyorsun" sozlerine ali$maktir.

    *onu gorebildigin gunun ardindaki 3 ay kendine gelemeyip , mutsuz bir insan olup cikmaktir.

    *eger ki " kaderlerimiz eger gercekten birlikte yazildiysa zaten bir gun bir yerde ne olursa olsun ölünceye kadar birbirimizin oluruz" dediyse, bu sozu hayatin boyunca hayatından cıkaramayip, kimseyle evlenemem ki ben artik diye du$unmektir.

    *6 ayda bir onu gormeye ali$ip , her ertesi gunu gozlerinizin yanindaki ya$lari oralarda bir yerlerde nobet bekletmektir.

    *onunla gecirdiginiz her saniyeyi ölünceye kadar aklinizda tutmaktir.

    *onun soyledigi her sozu akla sabitleyip kimsenin duymadigi zamanlarda sayiklamaktir.

    *hayatınıza ara sira giren oylesine insanlara hep onun oyunlarini oynamaktir.

    *acı da verse bu oyunlardan zevk almaktir.

    *ba$ka birini sevmek lafini unutmaktir.

    *o yanınızdayken "ne de olsa yok yine bir kac saat sonra " diye du$unup, ona bir kez olsun gülümseyememek demektir.

    * o yanininzda yokken neler ya$adiginizi, yastıga sarilip nasil saatlerce agladiginizi, onun oynadigi oyunlari nasil ba$kalarina oynayip onlari kendine deli gibi a$ik ettiginizi , ona benzeyen her kıza dakikalarca bakıp, hep icinizden ke$ke bu o olsaydi dediginizi, gülü$ünü hic unutmadiginizi ona anlatmak isteyip, her seferinde salak gibi susmaktir.

    *bazen arkada$lariniza bile anlatamadiginiz $eyleri yazarak atmaya cali$maktir.

    *onun adına tapmaktir. en sevdigi $arkiciyi duyunca gozlerin dolmasidir.

    *2 sene boyunca her gece, allahım ne olur... diye ic gecirip, bacaklari gogse yaslayıp bir kac dakika gulu$unu hayal edip uykuya dalmaktir.

    *her $ey caniniza tak ettigi zaman, onu gormek, ondan uzak kalmaya dayanmanin hep imkansızla$tigi zamanlarda onu her $eyden silmek isteyip, yine aci cekenin siz olmasidir.

    *sırf telefon rehberinden sildikten sonra bir daha asla aramayayim diye aradigi zaman numarasina bakmamaktir. numarasini ezberlemekten korkmaktir.

    *soyledigi onca yalana inanmasanizda size masal gibi gelmesidir.

    *o uzakta ba$kasiyla olsa da " oralarda bir yerlerde nefes aldigini bile bilmek yeter be" diyebilmektir.

    --spoiler--
    *eternal sunshine of the spotless mind filmini izlerken kendini jim carrey yerine koyup onu unutturabilecek bir $ey olsa boyle ben de yaptirir miydim diye sorarken,
    jeux d enfants izlerken onunla birlikte betona gomulmeyi hayal etmektir.
    --spoiler--

    *hep neden o diye du$unup, nasil olup da bu kadar taptıgınızı merak etmektir.onun ne ozelligi var diye du$unup merak etmektir.

    *en yakin arkada$larini kıskanmaktir.

    *onun sizden sonra ba$kasindan ho$lanabilecegini kabullenerek kalbi bok etse de ses cikaramamaktir.

    *sarilip optugu geceleri hic unutmayip, optugunuz sarildiginiz diger tum insanlari unutmaktir.

    *bazen kendinizi kenar susu gibi hissetmenizdir.

    *size en cok anlatan $arki sozleri olur sila'Ninkiler;

    seni aramamam sormamam
    bakmadan uzakla$mam
    eminim cok hora gecti

    hurdaya cikti icim farkettin mi
    hice dondum
    curuye curuye tukendim

    rezil ettim kendimi
    dagittim ictim du$tum
    ona buna agladim
    icimden dokuldun.

    gulmeyi unuttum
    kendimi dinlemekten
    hastalik hastasi oldum
    senin yuzunden...

    *sozlugu falan bok edip, adından nick almak,
    gulben ergen/@amaaslihepiyiydi
    baska birinin mutsuzlugundan zevk almak/@amaaslihepiyiydi
    amaaslihepiyiydi/@amaaslihepiyiydi
    ba$liklarina acitsa da aklinda hep o varken entry girmek, sebepsizce ve salakca insanlara onu anlatmak istemektir.

    *
    #3370997 (amaaslihepiyiydi, 08.05.2008 11:40 ~ 11:48)
  11. tedavisi olmayan tek hastalıktır.
    #3371033 (crzytarantla, 08.05.2008 11:58)
  12. (#3362932)
    #3371044 (arabam var, 08.05.2008 12:00)
  13. baharla gelen bir çeşit nezle.
    beklersin geçer.
    #3378050 (camp nou, 10.05.2008 01:41)
  14. "çok sıkılıyorum" diye mesaj atıyor.
    aradan belki aylar geçmiş, hayatıma girmek için o kadar uğraşmış ki, gün gelmiş yorulmuşum ısrarlarından. susmasını istediğim için tamam demişim ve sanırım yeryüzü kanunlarına göre artık sevgiliyiz. onu, onun beni sevdiği kadar sevmediğimi biliyor. bilmezden de gelmiyor. bunu hiç konuşmuyoruz. ilişkimizde her şeyin dengede olması gerekmiyor zaten ona göre. belki ben daha iyi yemek yaparım, belki o kahveyi daha iyi pişirir, ben daha güzel yazı yazıyorumdur ve o daha çok seviyordur. bunları tartışmıyoruz. o benim yanımda olmaktan memnun; bense artık ısrar etmemesinden memnunum. ikili bir ilişki bu. istediğimiz ve aslında yaşadığımız her şeyi paylaşıyoruz birbirimizle.

    işi bir türlü bitmemiş, gecenin bir yarısı hala iş yerinde olmanın sıkıntısıyla çok sıkıldığını yazıyor bana. ben ise gündüz beğenip de almadığım kıyafetin derdindeyim. işte en çok buna üzülüyor. yarın ben almalıyım ya da o almalı beğendiğim kıyafeti. isteyip de sahip olamadığım şeyler onu çok üzüyor. benden de çok üzüyor. nasıl bir duygu olduğunu bildiğini söylüyor. bu sözlere üzülmemeyi çok önce öğrendim. ilişkiyi kuran o olduğuna göre, gidişatından da o sorumlu diyorum. işi bitiyor, sevinçle telefon açıyor bana. sıkıntılı bir sesle cevap veriyorum, laf etmiyor. kıyafetten bahsetmemi istiyor. canım istemiyor bu sefer. konuşma tıkanıyor bir yerde. yine telefonu kapatacağım, lavaboya gidip yüzümü yıkayacağım, aynada bir iki saniye yüzümü inceleyeceğim ve uyuyacağım sanıyorum.

    ama olmuyor.
    bu sefer kapatmıyor telefonu. uzun uzun susuyoruz. "bir söyleyeceğin var mı" diyorum. "hayır" diyor. "tamam" diyorum. tam telefonu kapatma lafları bunlar. "susmak istiyorum" diyor.
    susuyoruz. telefonu bir kenara bırakacağımı söyleyip, lavaboya gidiyorum. yüzümü biraz daha uzun seyrediyorum bu sefer. bakarken havluyu ve telefonu alıyorum elime. salonda, bir kanepenin üzerine uzanıyorum. arada bir iki şey soruyorum, o cevap veriyor. iş yerinden çıkıyor bir yandan, taksiye biniyor. taksiciyle konuşmaları oluyor, istanbul'un gece hali üzerine, tinerciler ve travestiler üzerine. para üstünü kabul ediyor. iniyor, kapıyı kapatmasından anlıyorum.
    telefonu kapatmıyoruz ama.
    kendi evine gitmemiş. zili çalıyor, uykulu bir anne sesi. kısa konuşuyor anneyle, "sen git ben yatarım" diyor. "yok bir şey" diyor. "karşıya gitmeye üşendim, kahvaltı yaparız beraber". evi iş yerine yakın oysaki. her şeyi bir bütün olarak algılıyorum. salonun uzun zamandır seyretmediğim tavanına bakıyorum bir yandan, bir yandan da saçımla oynuyorum. o, annesinin verdiği pijamayı alırken, ben de gidip odamdan yastığımı alıyorum. bu gece ikimiz de farklı yerlerde uyuyacağız.

    uzanıp telefonu alıyor eline. çok uzun zaman susuyoruz. gözlerim kapanıyor. uyku ile uyanıklık arasında bir ses duyuyorum "başkası ile olmana izin vermem"
    "nasıl" diyorum. "saçmalama, sevgiliyiz biz, hangi başkası" hayatımda başkası yok.

    beni dinlemiyor. bir başkasını sevebileceğimi biliyor. uzun zaman susuyoruz, sonra yeniden söylüyor, bir başkası ile olmama tahammül edemeyeceğini.
    susuyoruz.
    ellerim titriyor.
    "bende böyle kalmana bile dayanırım ama, bir başkasının olma" diyor. onu bu kadar az severken, bu duruma katlanmasını düşünüyorum ilk defa. hep kendimi haklı gören yanım, hep "ne yapalım, zorla güzellik olmuyor" diye savunan yanım çırılçıplak kalıyor. birini, sevmediği halde yanında tutacak kadar çok sevmeyi, ve bunu kaybetme acısını anlıyorum. "seni kimseye vermem" diyor ve ağlamaya başlıyor.
    ağlayan bir erkek ilk defa beni eziyor. eninde sonunda bir başkasını seveceğimi ve onu terk edeceğimi bilmenin ağırlığı altında eziliyorum.

    bütün gece telefonda ağlıyoruz. farklı nedenlerle, ve en çok da farklı nedenlerimiz olduğunu bildiğimiz için.

    "bu bizim anımız diyorum" sabaha karşı. "bütün gece kulağıma dolan sesin, bu salonda, burada tavana bakarak ağlayışım ve senin hıçkırıkların.. bize ne olursa olsun, aramızda böyle özel bir anı olacak. bizim anımız. canımsın sen benim" diyorum.
    o bana "seni bırakmam" diyor, ben ona "canım" diyorum.

    sabah uyandığımda hemen yanımda duran telefonumu görüyorum önce. gözlerim acıyor.
    o an, ona aşık olduğumu hissediyorum.
    midem yanıyor.
    #3381489 (lovemyself, 10.05.2008 23:02 ~ 11.05.2008 02:23)
  15. derdinden bir senede 12 kilo vermektir.
    (bkz: camp nou) *
    #3381557 (no tengo lugar, 10.05.2008 23:11 ~ 23:12)
  16. üç ayda 27 kilo vermektir.
    #3381581 (freedom, 10.05.2008 23:15)
  17. (bkz: ibni hazm)
    #3388291 (arabam var, 12.05.2008 17:57)
  18. herkesten kaçmak
    gidip masasına eti kakaolu top kek bırakmak
    serviste o başını cama yaslamış dışarıyı izliyorken yansısını seyretmek için oturduğu koltukta iyice büzüşmek
    aynı yolda karşılaşabilmek için o katın merdivenlerinde beklemek sürekli
    lavaboya gidip gidip saçlarını ıslatmak
    sabaha karşı beşten sonra bir daha uyuyamamak
    arabanın buğusuna öndeki arabadan yansıyan kırmızı ışıktan bir roman çıkarmaya çalışmak
    bu romandan bazı pasajları ona gizli gizli mesaj olarak yazmak
    her akşam içmek
    mandalina yemek kabuklarını yakmak
    bir küçük cep kanyağı almayı hayal etmek
    içtiği her küçücük demli çayın içine o kanyaktan dökmeyi kurmak
    saçlarına taktığı tüm tokalara dikkat etmek
    ojesinin rengini çözmeye çalışmak
    onun attığı mailleri kağıtlara basıp saklamak
    pembe kazağının ona ne kadar yakıştığını söyleyememek
    şarkı söylemek
    durmadan şarkı söylemek
    sabahları herkesin uyuduğu revir gibi bir servise bindiği halde asla ve asla uyumamak
    o kürşat başarın kitabını okurken hiç yapmadığı bir şey olarak "burada bir yazar varken başkasının kitabını okumak ayıp değil mi?" diye kulağına fısıldamak
    artık deniz seki'nin bacaklarından tahrik olmamak
    zühal olcayı daha çok dinlemek ve daha çok ağlamak
    kahvaltı ederken heyecanlanmak
    öğlen yemeği yerken heyecanlanmak
    otuz yaşın eşiğindeyken ortaokuldaki sarsaklığa geri dönmek
    o çarpıntıyı durduramamak
    yeniden gitar çalmayı istemek
    yeniden ellilerin sosyal gerçekçi akımı romanlarını okumak
    yeniden roman okumak
    yeniden cemal süreya'yı acayip sevmek
    edip cansever gibi kapalı çarşıda bir dükkana sahip olmak istemek
    sabah onbuçukta toplantıda olmak yerine sarayburnu aile çaybahçesinde olmak istemek
    sirkeci'de bahar diye bir şiir yazmak
    hayatın içinde kocaman bir şey olduğunu hissetmek
    karmakarışık o çantayı bir türlü düzeltememek
    tırnaklarını daha sık kesmek
    dişlerini daha fazla fırçalamak
    ahmet kaya dinlerken bir elini böyle yanağına koyup, masada efkarlı efkarlı durup sigara içtiğini düşünmek
    sigaraya başlamayı düşünmek
    esrara başlamayı düşünmek
    paris'te onunla bir otel odasında olmayı hayal etmek
    adana'da onunla bir otel odasında olmayı hayal etmek
    bir otel odasında olmayı hayal etmek sadace göğsünde uyuyabilmeyi düşünmek
    aşağılarcasına söylenen romantik yazar sıfatlarının hepsine katlanabilmek
    #3463124 (encam, 29.05.2008 08:51)
  19. ikinci bir emre kadar bünyenin kendine yasakladığı olaydır. *
    #3463131 (devils advocate, 29.05.2008 08:55)
  20. masal olmaya çalışmaktır.
    #3463144 (thisrock, 29.05.2008 09:04)
  21. vazgecemeyecek kadar cok sevmektir..

    (#2972368)
    #3463150 (objebi, 29.05.2008 09:07)
  22. (bkz: aşktır beni güzel yapan)
    #3463645 (freedom, 29.05.2008 12:17)
  23. sadece 1kez yaşananve eğer o yaşanması gereken 1kerelik olay yaşanıp bittiyse bidaha istensede yaşanamayan ki genelde istenemeyen durum.
    #3464260 (buss, 29.05.2008 14:43)
  24. dışardan güzel, hoş hatta bazen içinden de hoş olabilen icraat ama genelde bu olmaz, sıçarsın, kalırsın ortada, sonra gelir omzuma ağlarsın.*
    o yüzden dikkat etmeli, balıklama dalmamalı, adımı sağlam atmalı.
    #3464313 (ncldlbz, 29.05.2008 14:54)
  25. Genellikle baharın gelmesiyle birlikte bünyede yaşanan bir hafifleme, şarhoşluk duygusu.Ardından aradığınız aşka ulaşılabilinmişse yaşanılacak en mutlu anlar.Hele ki aşk karşılıklıysa değmeyin keyfinize.Ozaman dünya gözünüze güzel gelmeye başlar, şehrin kalabalığı , her sabah yaşadığınız trafik gözünüze batmaz olur.Aşka aşık olmak bizim kaderimizse bırakın kadere karşı gelmeyin yaşayın yaşabildiğiniz kadar.
    #3464531 (meraklikedi, 29.05.2008 15:38)
/ 19
© 2008 - uludağ sözlük

asik olmak başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. asik olmak ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu asik olmak nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» atasozlerindeki tezatliklar » google » filip holosko » tores dincoz » gorucu usulu » notrinova » bulent ersoy ile ayni odada yalniz kalmak » calan sarkiya yaran tepkiler » halef » evden tek seferde cikamamak a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci