anlattikca yalnizlasmak 


kapat
  1. anlatmak dünyanın en eski eylemi.
    en zarurisi belki de.
    yemekden, uyumaktan bile bazen daha zaruri.
    insan anlatacak birilerini arar devamlı.
    kimseye anlatamazsa kendi kendine anlatır, sayıklar, sayıklar,
    ve belki e bu sözlükler kendi kendine konuşmanın matbu şeklidir.
    çünkü etrafında hikayeni anlattığın herkes,
    sadece zevkli ve eğlenceli bir öykü için teşekkür ederler.

    anlatmak icin yasamak derken büyük edebiyatçılar
    şehrazat hayatını kurtarmak için masallar uydurur.

    "hepimiz sehrazatiz" sözünün bütün popüler çağrışımlarını ıslak ellerime rağmen
    duvardan aldığım tüfekle öldürüyorum.
    hakikat bu! hepimiz bir gün bizi gerçekten anlayabileceğini düşündüğümüz bir sen aramaktayız.
    bilinçli ya da bilinçsiz.
    sems; tebrizden konya ya geldiğinde ne demişti mahbubu mevlanaya:
    bırakın şu "kiyl u kal"i, siz ne söylersiniz?
    ki kıylü kal dediği tanrı kelamı.

    hikaye burada biter mi? bitmez.
    anlattıkça yalnızlaşır mevlana. şems sama gider.

    hayat şimdiye kadar hiç süpriz yapmadı. ben hic gunah yapmadim.
    ne kadar enteresan desek de hayat(huyu kurusun) asla kendini şaşırtacak birşey yapmadı(yapmaz).

    o sebeple insan anlattıkça tekleşir, anlattıkça yalnızlaşır hayatta.
    kesretten vahdete tekliği değildir çoğu zaman.
    ayrı bir coğrafyada anlatmak, çok daha başka bir uğraştır.
    sırrı dökülmüş aynalara, ya da yaşıyor taklidi yapan insanların
    curumekte olan bunyelerine umut ikmali yapmak.
    şizofreninin kucağında, gırtlaktan bir sayıklamayla
    aslında hiç olmayan bir kişiye düzer bütün güzellemelerini.
    ruminin sems i tebriziye dediği gibi:

    dunyanin sarrafi beni anla!
    #3402479 (oyuncakdunya, 15.05.2008 23:44)
  2. her anlatıcı bir heykeltraştır. kendini yontar durmadan. en çıplak , en savunmasız haliyle kalır sonuçta ortada.
    #3402495 (auger, 15.05.2008 23:47)
  3. anlaşılmak için anlatan insanın tecrübe edeceği durumdur.
    #3402507 (mucize, 15.05.2008 23:51)
  4. (bkz: ölü taklidi yapmak)
    #3402517 (rikimikipiki, 15.05.2008 23:53)
  5. anlaşılmak değildir derdi anlatıcının. kendini anlamaktır. anlattıkça anlamak..
    #3402518 (auger, 15.05.2008 23:53)
  6. (bkz: afrika sıcakları)
    (bkz: sibirya soğukları)
    #3402543 (rikimikipiki, 15.05.2008 23:57)
  7. bir banka oturup bilincimi eşik olmayan parçalara bölüyorum

    niçin anlatıyoruz. niçin.

    internet denilen duvardan şemsiyeyi hayatımızın sağnağına niçin tutuyoruz. biliyoruz ki acz hayatımızın parçası. kalabıkları sevmemizin sebebi/kalabalıklara anlatmamızın sebebi hep kendi bütünleşik parçalarımızı birbirinden ayırmak için.

    anlaşılmak istiyoruz/anlaşılmamak istiyoruz. hızlı giden bir trenin camından atlamak ne kadar kolaysa o kadar kolay olsun istiyoruz anlaşılmak. okumak özgürleştirir/özgürleştikçe anlatırsınız/anlattıkça yalnızlaşırsınız. cabilkadan başlayan yolculuğunuz cabilsada biterkende/başlarken de yalnız/dınız/sınız. artık pratik karşılıklar bulun kendinize. gidip aynalara koşun mesela.
    #3402587 (akustikcinayet, 16.05.2008 00:06 ~ 00:14)
  8. bir banka oturup bilincimi eşik olmayan parçalara bölüyorum.

    bir sona yaklaşmanın bilincidir. giderek sizi tutanlar azalmaya başlar. bu azalış yalın olma/olma hali beklenen sona yaklaştırır sizi. bir nevi malumun ilanıdır anlatmak/yalnızlaşmak.

    hiç kökleri olmayanların ve olan köklerini bir anda kaybetmişlerin ilk tutundukları şey susmaktır. susarsınız ve bu tevekkül halinin sizi olgunlaştırmasını beklersiniz. sonra tüm şartlar kendini olgunlaştırınca sanki uzun süre yemek yememiş biri gibi acz'ınızı bastırmak için okumaya başlarsınız. artık dönülmez akşamın ufkundasınız ve vakit çok geç.

    akabinde babasından parayı alınca bakkala koşan çocuk gibi bildiklerinizi anlatmaya başlarsınız. bu anlatıcılık hali hoşunuza gider-ki sona yaklaşınca her şey güzel görünür-. artık acılarınız/tükenişiniz/tutunamayışınız/yalnızlığınız ile başbaşasınız.

    gidip bilincinize bir tokat atın. sokağa çıkın ve her şeye alıcı gözü ile bakın. anlatacaklarınızı yavaşlatın. zira sona giden yolun tadı böyle çıkar.
    *
    #3423478 (akustikcinayet, 20.05.2008 18:37 ~ 18:42)

© 2008 - uludağ sözlük

anlattikca yalnizlasmak başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. anlattikca yalnizlasmak ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu anlattikca yalnizlasmak nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» hancock » gadjo » agzina dayamak » gitarla kiz tavlamak » uludag sozluk geleneksel gece yarisi msn zirveleri » manah manah » sivasli » altinci nesli sabirsizlikla beklemek » sehirler arasi otobus yolculugunda izlenen filmler » la bi dur la a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci