ankara yi sevme nedenleri 


/ 2
kapat
  1. ankara yı iyisiyle kötüsüyle sevme sebeplerdir.
    başkent olması*
    trafiğin rahat olması gibi.
    (il nome della rosa, 24.02.2008 13:56 ~ 07.03.2008 15:58)
  2. her sey elinizin altindadir, ulasim da sorun yoktur, baya bir üniversite hatırı sayılır miktarda öğrenci vardir, kışın soğuktur yazın serindir, kızlar güzeldir ortam şendir...
    aslında benim için fazla nedene de ihtiyaç yoktur 7 sene okuduğum ve 5 ay 5 gün askerlik yaptiğim yerdir.
    (amidamaru, 24.02.2008 14:00)
  3. karlı bir sabah kızılay'da biraz dolaştıktan sonra üşüyerek girdiğin karanfildeki bir simitçide sıcak çayla simidin doyulmaz keyfini yaşatan yegane şehir olması.
    (complicated, 24.02.2008 14:01)
  4. Denizi bile yoktur oysa...Karanlıktır çoğu zaman.Ama sevdirir kendini sinsice,günden güne girer kanınıza.Öğrencisi, deniz kokusunu da,kumunu da, güneşi de taşır, sıcak bir şehir yapar Ankara'yı.Gençlik yıllarının en güzel anıları saklıdır o karanlık şehirde.Öyleki,istanbul'dan Ankara'ya giden o iğrenç çölümsü yollar gözünüze cennet bahçesi gibi görünür. Bir şehri güzel yapan sokaklarının sizden taşıdığı anılardır.
    (mazarine, 24.02.2008 14:50)
  5. salladığın her organın öğrenciye çarpmaktadır, bu tadı çıkarılasıdır, en baba sevme nedenidir.
    (umarsiz arsiz, 24.02.2008 14:54)
  6. (bkz: ankara üniversitesi sbf)*
    (onurude, 24.02.2008 14:58)
  7. bir istanbullu olarak arayıp da hala bulamadığım nedenlerdir.

    hiç heveslenmeyin ankara'ya deniz getirseniz bile kesmez.

    edit: bu entry ye en çok eksi veren en iyi ankaralıdır. hadi ankaralılar devam edin sevginizi göstermeye.
    (mertebe, 24.02.2008 15:01 ~ 15:04)
  8. sevmek; istemekle birlikte gelişen bir oldugudur. geldim, istemek zorundaydım ve istedim..sonuç: seviyorum..nedeni : çünkü istiyorum!
    (bkz: kafası karışmış yazar)*
    (nobran ne ya, 24.02.2008 15:07 ~ 15:09)
  9. ogrenci sehri gibi oldugundan dolayi, her yerde ayni dusunce tarzinda ki ogrenciler bulundugundan dolayida sevilebilir ankara.
    (objebi, 24.02.2008 15:12)
  10. "çok kan kaybettim kizilayda. çok düştüm, çok yukseldim caddelerinde. çok dost bekledim kitapevlerinin önünde. bil ki ankara, hala vurgunum sana"

    sıcak akşamın ayaz sabahı, kalabalık içinde sessizliği, kütüphaneleri, karanfili, tunali hilmi'si, midemizi çay ile doldurabilceğimiz cafeleri, ucuz bira ve sıcak şarap sunan barları, ozalitçileri, gri sisli binaları, doldurulan formlarda heyecanla kodlanan 06 plakası...

    öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür. bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan ankara'da yaşamak. *
    (inkpinkzink, 24.02.2008 15:21)
  11. (bkz: ankara dan nefret etme nedenleri)
    (deli ali, 24.02.2008 15:22)
  12. insanın doğup büyüdüğü memleket olması bile bazen yeterli oluyor.
    (merdumgiriz, 24.02.2008 15:24)
  13. ahmed arif'in yazdığı ve yılmaz erdoğan'ın okuduğu şiir çoğu şeyini hatta nefret ettiğim bozkırını bile sevdirmiştir ankara'nın.
    (schuayb, 24.02.2008 15:28)
  14. aydınlık yaz akşamları içinize dolan huzur, "gri" dedikleri dinginlik. sadece cebeci kampusu'nun varlığı bile ankara'yı sevmek için sebeptir.
    (ruyagordum, 24.02.2008 15:29)
  15. Yahya Kemal Beyatlı ya ankaranın en çok nesini seversiniz diye sorduğunda verdiği cevabı hatırlayalım hemen:
    -istanbula dönüşünü
    (arasara, 24.02.2008 15:31)
  16. ahmed arif'in de dediği gibi "kar altındadır varoşlar, hasretin nazlıdır ankara" gerçektende öyldir üstad. bir çok $ehir gezdim\tozdum ama hiçbir $ehirde ankarada yapılan kadar gbt yapılmadım. farklı otogarlarda sabahladım ama a$ti'deki kadar eğlenceli olmadı hiçbiri. geceleri sokaklarda dolaşırken hissettiğin huzursuzluk, özgürlük duygusunu hiçbirzaman bastıramamıştır, nasıl olsa devletin ba$kentindesinizdir, üç beş sokak ötede hali hazırda bekleyen bir ekip arabası muhakkak vardır, güvendesinizdir. sabahın altısında kızılayda güne$in doğu$unu karşılamak da ankaranın sevilesi bir nedenidir. güne$ doğar otobüsler kızılaya insan yığar, ve o an öyle bir durum gözlemlersiniz ki, belki dünyanın hiç bir yerinde göremeyeceğiniz bir durumdur; o bo$ sokaklar hızla dolarken o koşuşturmanın arasında öylece yol kenarında bir duvarın üstünde bakakalırsınız. avazınız çıktığı kadar bağırsanızda kimse sizi dikkate almaz, herkez bi yere yetişmek için önündekini sollamaktadır. işte o zaman öyle bir yalnızlık duygusu hissedersiniz ki, kelimelerle bile ifade edilmez.

    ankarada bulunmamış, yaşamamış, bir insanın asla sevemeyeceği birşeydir. ben ankaralım, ankarada yaşadım ve ankayayı sevmek için bir nedene ihtiyacım yok. bazı insanlar hasretlik çekmeyi sevmez, benim için baştada söylediğim gibi ankarayı özlemek bile güzeldir.
    (ben deliyim, 24.02.2008 15:35)
  17. "istanbul'u görmek", bu nedenler arasında sayılabilir...
    (babach, 07.03.2008 00:07)
  18. sadece; (bkz: camp nou).
    (no tengo lugar, 07.03.2008 00:13)
  19. yolun hic ankara'ya düsmemesi nedenlerden biri olabilir. *
    (sabiha, 07.03.2008 00:32)
  20. (bkz: bahçeli kızları)
    (rakimalboga, 07.03.2008 00:33)
  21. istanbula dönmek demişti birisi..
    (carter, 07.03.2008 02:20 ~ 02:22)
  22. gezip tozmaktan, kalabaliktan yoruldugun bir gunun aksami, yedi tanesi bir milyondan simit alirsin otobus beklerken. ne guzel kokar o simit..
    garda aglamissindir mesela, kimse yoktur yaninda mendil verecek.. yuruyerek insan icine karismak istersin. bir heykel durur yaninda, bir de ulus meydani arkandadir o an. bu yuzden sevilir ulus.
    astide yolculayanin yoktur/ya da bekleyenin, gozlerin dolu dolu bakarsin giderken, tanimadiklarina el sallarsin. herkes gittiginden agladigini sanarken, gidebildigin bir sehir oldugu icin aglarsin belki de..
    aksama soguk olur diye mont tasimayi seversin. icin usurken, disinin da usumesini; ayazi seversin.
    bekleyen insanlari izlemeyi de sevebilirsin. her sey icin siraya giren zihniyeti de..

    bir sehri sevmek diye bir sey yoktur. yasadiklarini, anilarini, acilarini sever insan.
    (yalnizlik mavisi, 09.05.2008 18:33)
  23. nedjimada ucuz bira.
    (teknikkazma, 09.05.2008 18:36)
  24. (bkz: konur sokak)
    (bkz: nedjima)
    (bkz: onaon cafe)
    (bkz: ezgi çay evi)
    (bkz: segmenler parkı)
    (bkz: attila ilhan kültür merkezi)
    (bkz: orta dünya cafe)
    (DjarumTurk, 09.05.2008 18:51 ~ 20:12)
  25. anıtkabir, atam, başkent..
    (crzytarantla, 09.05.2008 19:08)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» ne me quitte pas » necip fazil kisakurek » acz ve fakr » calisan cd » arda turan » gelen teklifleri degerlendirecegim diyen futbolcu » turk halkinin yuzde 60 i aptaldir diyen aptaldir » guzel ve cahil » ask oldurur » itu sozluk » pismis kelle » teknoloji ve tasarim dersi » sadik yalsizucanlar » kafkaesque » durmadan sik sik diye lafa giren eski sevgili » genelev » idiot » ayrilmak istedigi sevgilisinden kopamayan erkek » kirik yelken » kardese yapilan iskenceler » mensei » koyulmamasi gereken isimler » damak yarasi » o topa ne oldu » 12 eylul 1980 » kuafor » erman toroglu » justine henin » marcel proust a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa