ankara universitesi veteriner fakultesi 


kapat
  1. Asistanıyla, profesörüyle, öğrencisiyle, hizmetlisiyle, kafeteryacısı Ersin abisiyle, bulunduğu konum nedeniyle sinir bozucu ömür törpüsü okuldur. Veteriner fakültesi yeterince zorken hoca ve asistanların kompleksleri, öğrencilerin tripleri iyice okunması zorlaşır. Bunalan öğrenci de çözümü okulun içindeki ağaç - çim kümesine kaçarak veya kendini Kızılay'a atarak bulur. Ancak kaçış yoktur, devam zorunluluğundan, ertesi gün aynı cehenneme dönülür.
    (slartibartfast, 27.05.2006 18:20)
  2. Okulun içindeki kırtasiyenin haftasonları kapalı olması nedeniyle kaybettiğim notlarımı tamamlayamadığım ve bu yüzden o dersten kaldığım tuhaf okulumsu şey...

    Ayrıyetten trip asistanlarıyla da nam salmıştır. Kimi zaman "Ehehe biz hoca-öğrenci değil abi - kardeş sayılırız. Her derdinizi bize açabilirsiniz." diyerek sevgi kelebeği, anlayışlı abi havası verebileceği gibi, Çok acil bir durum nedeniyle uygulama dersini verecek asistandan izin istediğinizde "Hz. isa gökten inse bile sana izin vermem!" diyecek kadar güç delisi, not tuttuğu için başını kaldırmayan öğrenciyi "Uyuyorsun" diyerek yoklamadan adını silecek kadar psikopattır. Sınavdan önceki son uygulama derslerinde öğrencileri sıkıntıya sokmak için yapmayacakları şey yoktur. Soru sorsanız cevaplamazlar, birşey isteseniz yüzünüze bakmazlar böyle insanlardır.

    (Elbette aralarında iyi niyetli olanlarda vardır ama istisnalar kaideyi bozmaz)
    (slartibartfast, 12.06.2006 19:57)
  3. finaller bittikten 1 ay sonra notların internete verildiği fakülte.
    (baytar, 15.08.2006 17:11)
  4. altı senedir karşısında ikamet ediyorum bu fakültenin bulunduğu mahallede. bahçesi pek kullanışlıdır. mahalle gençleri sık sık yararlanırlar nimetlerinden. devlet baba çok yaşa.
    (tengrikut, 20.08.2006 20:19 ~ 13.03.2007 20:59)
  5. (bkz: orhan duru)
    (vernon sullivan, 21.11.2006 00:52)
  6. hayvanları kesildiği fakülte.
    (justseven, 21.11.2006 01:09)
  7. lise ve üniversitesi arasında evrim geçirmemiş bi mekan...
    (baytar, 07.01.2007 09:42)
  8. sene ba$ında kütüphanede yenilerden çömün birinin yanımda yaptığı telefon görü$mesinden de bir kesit:

    çöm: "abla... nassın apla?... abla varya çok iyiyim ben... okul da süper biliyo musun çok ilginç $eyler görüyoz...hı??... abla varya... zor gibi yani öyle diyolar ben daha anlamadım ama çok güzel yani. okulumu çok sevdim... her ne kadar geçen yıl sadece 38 ki$i mezun olabilmi$se de güzel yani...ha?...yaa 160 ki$i falan alıyo... hee..."

    böyle gidiyodu bu...
    (sidikli, 08.03.2007 12:14 ~ 15:20)
  9. an itibariyle öğrencilerinin okulda bi nevi mahsur kaldığı okul. bi yığın dedikodu ortalıkta dolanmakta; çıkı$lar kapalı falan. öööle kaldık burda mına koimm... yok komünistler yüzünden ülkücüler bastı diyo bazıları; bazıları pkk bastı falan.

    fla$ fla$ fla$... "fa$istlerin ipleri abdnin elinde" mi ne diye bağıran bi yığın eleman geçti demin.

    sidikli baytarhaneden bildiriyor-2007
    (sidikli, 08.03.2007 15:13)
  10. yakınlarında bulunan ankara anadolu lisesi'nin öğrencileri için kaçırılmayacak nimettir. dersi asan öğrenciler nevalelerini alarak kendilerini bu fakültenin çimlerine atar. önceden ayarlanmış bir organizasyonla yanlarında basket topu getiren gençler okulun basket sahasından da faydalanmaktadır.
    (TTTDDD, 08.03.2007 15:28)
  11. basında cıkan haberlere göre gectiğimiz haftaki sağ-sol kavgasından ötürü 5 öğrencinin yaralandığı okul.
    (orloff, 09.03.2007 23:55)
  12. dünyanın sekizinci harikası... ama sondan.
    (sidikli, 23.03.2007 18:06)
  13. kendisi için şiir yazdığım okul.

    "bu nasıl okul anlamadım
    ve henüz mantığını kavramadım
    dersler bindi üst üste
    bir türlü engel olamadım...

    ben alttan ders aldıkça
    saatler "pişti!!" yapıyor...
    "imdat!" diye bağırdıkça;
    yeni dersler ekleniyor!

    evet hatalı benim
    kabul yeterli değilim
    ne üstün zekalıyım
    ne de acayip ineğim?!

    histo-embriyo canım viro
    küt küt kafama iniyor pato
    dışkapı çöplükten bozma şato
    anamızı ağlatıyor paso

    bu gidişle burda inek olurum
    ölürsem nekropsim yapılsın istiyorum
    derslerden önümü göremiyorum
    galiba cidden deliriyorum

    fenalık geldi ders seçerken
    gidiciyim saat yetmezliğinden
    cerebellumum zonkluyor resmen
    sanki rolando yarığımdan geçiyor tren

    başım göğe erdi bunca dersten kalınca
    helmintolojide göreceğiz karınca
    yurda dön görürsün dışarda kalınca
    dışkapı ne güzel olur hava da kararınca!?

    patolojik vaka oldum galiba
    kaldığım derslerin hepsi de baba
    çakıldım kaldım kafatasında
    keçinin mi? koyunun mu? çok da kıçımda!!

    fossa lacrimalis benim beynimde
    büyük boşluk var cavum craniimde
    ağlama hilmi ben öldüğümde
    seni destekleyen dolu baytar var.

    hocalar melek dışkapı cennet...
    ancak sidikli geçirir burda cinnet!?
    be sidikli sen sıçtığını zannet;
    bu okulu bulamayan onca insan var...

    okulum, okulum; canım okulum!
    bu gidişle sana, köleyim; kulum...
    sayende cehennemin dibidir yolum;
    sana şiir yazarken yoruldu kolum...

    farkettim ki şiiri abarttım yine,
    çaktırmadan ara vermişim derse...
    yeşerdim iyice, müjde ziraatçilere
    otlaşmanın başlangıcı: "ne mutlu aüvf'liyim diyene!"
    (sidikli, 26.03.2007 21:08 ~ 21:09)
  14. patoloji 3'ü sadece 26 ki$i döneminde alabilmeyi ba$armı$ bu dönem. böyle de insanı istatistiğe yönlendiren bir okul bu.
    (sidikli, 24.05.2007 12:19)
  15. nazi kampından bozma fakülte.
    (sidikli, 20.06.2007 15:31)
  16. alaittin elhan'ın mezun olduğu fakültedir.
    (niedy, 20.06.2007 15:35)
  17. işerken bile dünyayı zapt edebilen yüce türk büyüğü muhsin yazicioglu da burdan mezundur.
    (orloff, 20.06.2007 15:38 ~ 05.07.2007 10:04)
  18. seneye hazırlık zorunlu olacakmış bir de.. düşünemiyorum ankara üniversitesi hazırlığı ( ki zorluğunu bilen bilir) + ankara universitesi veteriner hekimliği. hayata 1-0 yenik başlamak böyle bir şey sanırım.
    (giza, 21.06.2007 04:03 ~ 31.08.2007 09:30)
  19. (bkz: sadece turkiye de gorulen olaylar/#2064468)
    (sidikli, 03.08.2007 23:39)
  20. bir yatırma teknigi* bulmuştur. adı ankara usuludur.
    (ColdMa3L, 03.10.2007 21:30)
  21. nazi kampından bozma gibi duran binaların birinden diğerine küfrede küfrede giden öğrencilerle dolu okul. yıllaaaaar önce tıp fakültelerinde bile elektron mikroskobu yokmu$, bu okulda varmı$. $imdi hala aynı elektron mikroskobu var. ve sadece prof.ların kullanabildiği -doçentlere bile izin yok- bu elektron mikroskobu için 1. sınıfta seçmeli ders var. (ve bu bana komik geliyor niyeyse.)

    bu okuldaki ba$arı düzeyiniz hemen hemen sözlü sınavlarda kendinizi pazarlama becerinize bakıyor. bunu uzuuun süre reddetmi$ olsam da sınavın birinde masaya telli dolap diyebilecek kadar uçta bir hatayı -karasinek için sivrisinek hedelerini saydı eleman- gayet bilmi$ bir ifadeyle yapıp geçen bir arkada$ı gördükten sonra ikna oldum. sözlüde sorulara öyle bir kasılarak "ben bilirim!" havasında cevap vereceksiniz ki hoca sizi yan odasındaki prof. gibi algılayacak. yoksa öyle ezik gibi kambur bir duru$la, ka$lar havada yavru köpek bakı$ıyla; isterseniz tüm kitapları bin kere okuyun hiçbir bok yapamazsınız. hele bir de gerçekten ezikseniz, bilseniz de -heyecandan ya da korkudan- söyleyemiyorsanız, sınavda hocanın adını bile karı$tırıyorsanız (ki bu yüzden kaldıydım dersin birinden) bo$una çabalamayın. hocalar da insan ve gerçekten de sözlü yaparken canları sıkılıyor, bazen verdiğin cevabı bile dinlemiyorlar, duru$una göre not veriyorlar. bunu bir arkada$ım söylediğinde inanmamı$tım ama sonra dikkat ettim de gerçekten öyle.

    bir de okulda arkada$ kavramını çok abartmamak lazım. genelde o anı tesadüfen bir arada geçirdiğin ki$lerdir arkada$ların. önemsenmeyi çok da haketmezler. bu onların ki$liksizliğinden dolayı değil tabi, bu konuda teorim de na $udur: insanlar sürekli ders çalı$maktan bir müddet sonra otomatik pilota devrediyorlar sosyal hayatlarını. "sözlü sınav+ders" kompleksi de ileti$mde robotla$malarının kofaktörü oluyor. dolayısıyla okulu yarım dönem uzatsanız sınıftaki en yakın arkada$ınız bile irtibatı keser. ki zaten burdaki insanların bir çoğu da çıkar üzerine arkada$tır (ders notuydu, ne sorar sende $unla ilgili bi$ii var mı bana bunu ara$tırsana deyip duran tiplerdi...) hatta benim gibi resesif karakterli mute modunda ya$ayanlar için arkada$ da değillerdir. ki zati fazla yüz göz de olmamak lazım, misal bir keresinde elemanın biri elimdeki ders notlarına baktı -fotokopiciden almı$ım- "bunları bana verseneaa" dedi. (nassı yani!?) o günden beri dumur modda geziyorum valla, uzak duruyorum insanlardan ve üç beyazdan. (pınar beyaz, beyaz $ov ve kızılderilileri öldüren beyazlar tabikine) ama tabi benim verdiğim örnek ekstrem oldu biraz, hepsi bu derece değil. çok $ukela insanlar da var -benim gibi ehauehaeu- ben bi kaç tanesine rastladım en azından.

    hocalara gelirsek, en zor konu da budur. çünkü hocalar buraya yazılanları okurlar, okurlar yani, bilirim. ve bu durumu $öyle anlatayım en iyisi: bu okulu kazandığımda ilk i$ ek$i sözlük'e baktım "ne demi$ler bu okul için" diye. okudum, "neyse" dedim. sonra ilk derslerde hocaların isimlerini sırayla not aldım. hani ba$ka üniv. hocalarının ba$lıklarını görürüz ya "süferdir $ukeladır bayılıyoruk lan okulcak" "a$mı$ kendini bugün bdıbıdıbikbikbik esprisine yarıldık nihohoh" tipi entryler, özendim mi nedir. baktım ki hiçbirinin ba$lığı falan yok. yadırgadım tabi niye yok diye. (ki $u anda biliyorum niye yok o ba$lıklar)
    çünkü okulcak ödümüz kopuyor hocalardan, zaten kimsenin vakti yok ek$ide entry kasacak kadar. biz hep ders çalı$ırız, quizler vizeler finaller.
    ve hocalar da abartıldıkları kadar tu kaka pis olmadıkları gibi kimilerinin sandığı gibi sevgi pıtırcığı falan da değillerdir. ama bazı özelliklerine hastayım, sınavdan iki gün öncesi kadar sürede öğrencinin hocanın yanına gitmesi yasak -diye biliyorum- ama inekler sınavdan bi saat önce bile "$unu anlamadım" diye gidebiliyorlar. ilginç demi?

    ha sınavlara gelirsek eğer, sözlüler ve quizler bu okulun vazgeçilmezleridir. ömrünü o alana adamı$ prof.un kar$ısına dersin adının anlamını o dönemin ba$ında öğrenmi$ birisini koyup da "soru sor" diyen sınav tipi olan sözlüden yukarda bahsettim zaten. bu okulda sistem $udur: dersler dönemliktir, her dersten bir vize bir final ve n sayıda quiz yapılır. bir dersten kalırsanız onu bir sonraki dönem tekrar alırsınız. siz alttan aldıkça dersler üstünüze yığılır. bütünleme ve yaz okulu yoktur. (pardon, ortalaması 1.80in altında olanlara 3 dersin bütünleme sınavına girme hakkı veriliyor) vizenin yüzde 40ı finalin yüzde 60ı dönem sonu notuna geçer. quizler ise vizenin payına yamanır. quizler tam bir angaryadır, bu konudaki en $ukela yorum bahri hocamızındır: "quiz yapmıyorum çünkü ba$ka birisinin dersinde benim dersime çalı$acaksınız $imdi benim dersimi dinlemek yerine ba$ka birinin dersine çalı$tığınız gibi, bu ba$ka birisine ve dersine saygısızlıktır."
    sözlülerde hocalar genelde vizenizin civarında bir not verir. bu yüzden finali sözlü olan derlerin vizelerine hayvan entry kasarcasına çalı$mak lazımdır. ha bu arada dersler devam eder çünkü vize dönemi bir aydır ve vize tatili falan yoktur çalı$abil diye. dersleri 1 ay vizeler içün sallayamadığınızdan finallerde o son konularda özellikle göçersiniz. ve eğer ki ders programınız geçmi$ yılların best of'una dönü$mü$se, yani farklı dönemlerin derslerini bir arada alıyorsanız sınavlarınız da çakı$ır. bunun için yapabileceğiniz tek $ey o iki dersin kürsülerine gidip derdinizi anlatmaktır. ayrıca final dönemi de bir aydır ve okul haziranın sonunda biter. (temmuza bile sarkabiliyor sınavlar)

    kütüphanesine gelirsek, bit kadar kütüphanesi (yani öğrenci sayısına göre acayip yetersiz) kı$ın okulun en sıcak yeridir. ve bu bit kadar kütüphanesinde ders çalı$anlar sandalyeleri dağınık bir halde bırakırlar. halbüse bilseler ki o sandalyeleri bağıra bağıra konu$arak insanın ders çalı$ırken tüm dikkatini dağıtan zübeyde hanımın, koltuk değnekleriyle bile zor yürüyen ipek ablaya düzelttirdiğini, eminim ki bi daha yapmazlar.
    diye dü$ünüyorum ben.

    not: hehe nassı yapyıysam unutmu$um $unu yazmayı, rivayet odur ki normal insanlar veteriner fakültesine gelmezlermi$. bu yüzden toplama gibi. artık ba$ka bi zamanda ba$ka bi evrende anlatırım devamını belki, ama hakkaten normal insan yok burda. kötü demiyorum, sadece normal değil hiçkimse. benim anladığım bu.

    not2: yazmayı unutmu$um sanırım, tüm ankara üniversitesi gibi burada da baraj 70. dolayısıyla i$ bitmi$ oluyor bizlerde.
    (sidikli, 20.03.2008 05:47)
  22. 17-18 Nisan 2007 tarihlerinde Brüksel'de toplanan, EAEVE (european association of establishments for veterinary education - Avrupa Veteriner Eğitim Kurumları Birliği) ve FVE (federation of veterinarians of europe - Avrupa Veterinerler Federasyonu) üyeleri tarafından oluşturulan JEC (Joint Education Committee - Ortak Eğitim Komisyonu) tarafından kurumsal anlamda akredite edilmiş bir fakultedir.

    Bunun anlami nedir peki? Oncelikle sayin dekanimizin masasinda veteriner hekimligin anlemi, ankara universitesi bayragi yanina EAEVE nin ambleminin de bulundugu kucuk beyaz bir bayrak eklenmistir. Ayrica mezun olan ogrencilerin mezuniyet belgeleri veya diplomalari uzerinde de artik ayni logo vardir.

    Bunun yaninda 2007 yilindan itibaren Ankara Universitesi Veteriner mezunlari EAEVE'ye bagli fakultelerde, gerekli kosullarin saglanmasi halinde, phd egitimi alma hakki kazanmistir. (Bu haktan ilk yararlanan genc baytarciklarimiz yaban ellerde ezilmekte, herseyden vazgecip ulkeye donme hayalleri kurmaktadir.) Bunun yaninda bu akreditasyon sayesinde A.B. ulkeleri icinde veteriner hekimlerimiz herhangi bir denklik sinavi veya egitimine ihtiyac duymadan ise girebilmek veya klinik acabilmektedir. (Tabi buyuk cogunlugu ingilizce ogrenmeyi angarya olarak goren, pazarlama ve insan iliskilerinin veteriner hekimlikle alakasini anlayamayan, meslegini "gunde 5-6 suni tohumlama yapar, 1-2 dogum yaptirir, 3-5 de ilac sattim mi 3 aya kalmaz laptopu alirim." olarak goren sevgili meslektaslarimin avrupada rekabet etmesi ne derece mumkun o tartismali tabi ki.)

    Edit:Bu akreditasyon dogal olarak abd'yi icermemektedir. Cunku pek sevgili amerikalilar avrupada yapilan master of art yada phd'leri kendi ulkelerinde gecerli saymamaktadir. (Sanirim ingiltere ve iskocyadaki veteriner fakulteleri bu genellemeye dahil degiller) Amerikaya gitmek istiyorsaniz ister istemez orada diplomanizin denkligi icin ek dersler almak zorundasiniz.
    (slartibartfast, 28.03.2008 05:06 ~ 05:28)
  23. okuyanın ömründen büyük bir parçayı alıp götüren veteriner fakültesidir. diğer veteriner fakültelerinden oldukça farklıdır. mezun olduğunuzda muhteşem bir egoya sahip olursunuz. aslında yersiz de değildir, o kadar çok şey öğretilir, o kadar teorik bilgiyle yüklenirsiniz beyniniz şişer. işte bu bilgilerle ki ne kadar gerekli olduğu kişiye göre değişir, hemen hemen yakın alanlardaki her meslek grubuyla yarışabilirsiniz. en zor veterienr fakültesidir. dersleri zordur, hocaları zordur, zordur işte. ayrıca yök ün meşhur politikasını en iyi uyguladığı okullardan birisidir. öğrenci kafasını dersten kaldıramadığı ve hiç boş kalmadığı için başka şeylerle pek uğraşmaz. çok nadir ufak tefek olaylar çıkar ama okulun daimi öğrencileri değildir katılımcılar. okulun öğrencileri ya harbiden okuyacak ya da okulu 8 belki 11 yılda bitirecektir. kimisi başladığı gibi bırakır gider. sabah sekizde derse girip akşam 18.30 da çıkardık. 2 yıl böyle oldu. öğle arasını yarım saate indirdiler ben başladığımda, ders araları 5/10 dakikaydı ve hafta sonları da uygulama için, sınav için okula çağrılırdık. yarı tatilimiz yoktu, sene sonunda yaz tatili denen şey 15 gün falandı. mankurt gibi olmuştuk. sonra halimize acıyıp kredili sistemi getirdiler, e bu seferde herkes alttan sürüyle ders almaya başladı, çünkü ders hocaları sisteme gıcıktı. kolay geçmek olmazmış. yani her şekilde ağzımıza sıçmayı başardı bu okul. ama sürekli okulda bulunduğun için okulda resmen herkes birbiriyle aile olmaya başlamıştı. e başka kimseyi gördüğün yok ki. kantini de eskiydi o zaman, ilk başlarda ısınmazdı bile, sonra sonra baktılar bu öğrencilerin okuldan çıkmaya zamanı yok, ihaleyi alanlar uyandı ve kantini şenlendirdi. şimdilerde yeri değişti tabi. çok sıkılırsanız yan komşu ziraatin ahı cafesine gidersiniz. bildiğin ahırdı işte, saman yoktu sadece. sonra kapandı orası da.
    alttan ders almanın ortaya çıkışı bir öğrencinin intihar teşebbüsünden sonra oldu. çocuk çıktı dama( ben küçüktüm o zaman) 3 yıl üst üste virolojiden yani tek dersten kalıyormuş, bir ders için 3 yılı gitmiş. çocuğu gören dersin hocaları arkasını dönüp gitti lan, atamaz kendini bir şey olmaz dediler. atamadı çocuk ama en azından tek ders sınavı ve 2 ders alttan alma hakkı getirildi. ha bu iyi mi oldu? hayır? aynı dersin hocaları gıcık oldu bu uygulamaya daha bir haşin bırakmaya başladılar. şimdilerde o kürsünün bölüm başkanı dekan. anam o kadar yüklediler ki bilgiyle beynimin her yerinden başka bir şey fışkırıyor. çektiğim bütün işkencelere rağmen iyi ki bu okuldan mezun olmuşum diyorum.
    bu arada ekonomi dersinden de bahsetmek istiyorum. hele bir de biyoistatistik bilgisayar yok mu ikisi birleşince çok fena oluyor. bana ekonomi anlattılar ya bir şey demiyorum onlara.
    ya cidden çok enteresan bir yer burası. içiyle dışıyla her şeyiyle garip. zaten okullar almanlardan kalma, çok sağlam zaten, alman ekolü yerleşmişti akademisyenlerinin beynine,tabi yaşlandılar onlar, şimdi biraz daha rahat artık. sınavlarının çoğu sözlüdür. karşınıza geçip bir gülerler ki sormayın, bilseniz de söylemezsiniz. kral faruk'u vardı, milletin anasını ağlatırdı, kalp rahatsızlığından sonra melek oldu rahmetli, hem korkardık hem de deli gibi saygı duyardık.
    rıfkı hala bizimledir muhtemelen. rıfkı'dan patoloji sınavına girersen kesin kalırsın zaten. ama o da saygıyı hak ederdi, gülmezdi, yorumsuz bırakırdı, onu anotomide merih hoca yani eşi takip ederdi. ah ibrahim burgu ah en çok sen yordun beni.dilim tutulurdu adamın karşısında. hepsinin ayrı bir hikayesi var işte, hepsi kendi dalında süper ki dallar arası çatışmalarıyla da meşhurdur okul.
    okuldan ayrılmaya cesaret edemeyenler akademisyen olmaya çalışırlar, alışmışsın haftanın yedi gününü aynı yerde geçirmeye, tırsıyorlar hayata karışmaya, alıştığım yerde devam edeyim diyorlar, bu sebeble okul arkadaşlarınızın büyük bir bölümünü okulda doktara ya da uzmanlık öğrencisi olarak bırakacaksınız.
    kazan'da bir eğitim çiftliğimiz vardır. at, inek, koyun, keçi, tavuk var işte ne ararsan. meşhur rektal palpasyonu bir çok öğrenci buradaki ineklerin üzerinde yapmışlardır ki bir tanesinin kolunun kırılmışlığı vardır. oradan çıktığımızda hiç bir otobüs almazdı bizi. çok kötü kokardık çok.
    hazırlıkla beraber altı yıl o kadar yoğun geçti ki, sanki o okuldan 20 yılda çıkmışım gibi hissediyorum.
    (ramorin, 28.03.2008 09:17)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» altinci filoyu unutma » macbeth » ic savas » cagla kubat » ilk is gununde eski is yerini kotulemek » hepimiz sawyer iz hepimiz josh holloway iz » sinekas » pirates of the caribbean » natagora » 0100111000110000111011 » raper » teknisyen yardimcisi » oss de siralamayi belirleyen konular » cebri olum » msn de ne dinliyorum ozelligi » bihaber » pierre st » alya » zeki cevik ve ahlakli » varolmanin dayanilmaz hafifligi » hediyeyi hediye etmek sunnettir » hic eksi oy almamis yazar » cinsel aclik ceken erkege abazan diyen zihniyet » ezikmutesebbis » aglamayan yazarin entrysini silmezler » bir ovunc kaynagi olarak piclik » bilkent mayfest 2008 » cam sakizi agda » nevi sahsina munhasir a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa