ani yasa 


kapat
  1. vodafone reklamlarında sıkça kullanılan laf öbeği, hem de emir kipinde.

    (bkz: bohem)
    #2156757 (keserim ulan topunuzu, 18.08.2007 22:29)
  2. (bkz: carpe diem)
    #2156759 (Schizofrenne, 18.08.2007 22:29)
  3. mevlana'nın "dünle beraber gitti cancağızım düne ait ne varsa bugün yeni şeyler söylemek gerek" şeklinde çok güzel özetlediği kavram.
    #2725592 (kelime oyuncusu, 21.12.2007 15:08)
  4. (bkz: adam gibi yaşa)
    #3380398 (paranoyak sizofren, 10.05.2008 19:24)
  5. insan anı geçmişten ve gelecekten soyutlayarak nasıl yaşasın?
    geçmişten gelen elemler, acılar anı yaşamasına engel veya tam aksi mazide kalan güzel, keyifli günleri düşünmekte anı yaşamaya engel.
    gelecekten gelen endişeler, beklentiler, tereddütlerde anı yaşamaya engel.
    daha iyi bir hayat için daha iyi bir üniversite daha iyi bir üniversite için öss. öss'ye hazırlanan gençler, kendisinin, ailesinin geleceğini garanti altına almak için çalışan insanlar... hiçbiri anı yaşamıyor, yaşayamıyor. ama bu insan olmanın yükümlülüğü zira sadece hayvanlar anı yaşayabilir; ne geçmiş ne gelecek... sadece o an önündeki yiyecek.
    #3380425 (kartal, 10.05.2008 19:32)
  6. anı konuş.
    #3380431 (garazeybek, 10.05.2008 19:34)
  7. (bkz: adam gibi yaşa)
    (bkz: adamın asabını bozma)
    (bkz: adam ol)
    #3380432 (www wwwwwwwwww www, 10.05.2008 19:34)
  8. mecliste jet hızıyla çıkartılmış yasa.
    #3380443 (minder amiri, 10.05.2008 19:37)
  9. --spoiler--
    Başlıkta yeralan iki kelimeyi mutlaka duymuş olmalısınız. Büyük telefon tekellerinden birinin aylardır televizyonlarda yayınlanan ve bir çok insanın diline dolanan reklamının sloganı bu.

    Bize sadece bir telefon kartı mı pazarlıyorlar bu sloganla?

    Hayır! Telefonun yanında, "hediyesi" olarak, bir de "ideoloji" veriyorlar... "An'ı yaşa" diyen bu ideolojidir. Bu ideolojiye göre; öncesi yok, sonrası yok; yalnız "an" var.

    Bu iki kelime bize ne anlatmak istiyor? Sakın ve sakın, "öylesine iki kelime işte" deyip geçmeyin. Çünkü asıl büyük yanlışı işte o zaman yapmış oluruz. Bir yandan bizi tüketim kültürünün esiri yapmaya çalışırken, öte yandan ise düşünmemeyi, düşüneceksen de anlık düşünmeyi, bireyci, bencil bireyler olmayı empoze ediyor bu iki kelime.

    Hiçbir şey için düşünmeye, kendini yormaya, mücadele etmeye gerek yok diyor. Hatırlayın "anı yaşa" reklamlarını; dünya yerle bir olmuş; boş ver! Sen SMS yollamaya, ucuz tarifeden konuşmaya bak!

    Hatırlanacaktır, benzer bir reklam vardı; Canhıraş feryad eden bir kadın ve balkondan düşmekte olan bir adam görünüyordu ilk karelerde. ilk anda kadının düşmekte olan adam için telaşlandığını ve onu kurtarmaya çalıştığını sanıyordunuz; ancak sonra, öyle olmadığını, kadının arabası için feryad ettiğini, adamı değil, adamın düşüp arabaya zarar vermemesi için arabasını kurtardığını görüyordunuz. Bu son derece doğalmış, hatta bir meziyetmiş gibi sunuluyordu reklamda.

    "An'ı yaşa"nın önerdiği ve verdiği mesaj da bundan farklı değildir. Aynı ahlaksızlık, aynı yozluk...

    "An'ı yaşa" reklamlarından birinde, salıncakta eşini veya arkadaşını sallayan genç, bir yandan da telefon ile SMS yollamaktadır.. O kadar dalmıştır ki bu işe, arkadaşı salıncaktan düştüğü halde farkında değildir. Reklamın bize sunduğu ideolojiye göre, farkında olması da gerekmiyor zaten. An'ı yaşa, gerisini boş ver!

    Düşünme, seni iliğine kadar sömüreni. Akşama eve ekmek götüremeyecekmişsin, çocuğunun okul ihtiyaçlarını karşılayamıyormuşsun, boş ver!.. Bebekler daha gün yüzü göremeden ölüyorlarmış. Aldırma, an'ı yaşa!

    işsizlik gelmiş kapını çalmış. Yanında yörende insanlar işten kovulmaktadır. Boş ver, sen "an'ı yaşa", SMS yolla...

    Yanı başında bir genci tekme tokat dövüp gözaltına alıyorlar... Sokak ortasında birini çekip vuruveriyor polis... Sen an'ı yaşa!

    Hapishaneleri kan gölüne çevrilmiş ülkenin; ve tüm ülke görünmez tel örgülerle bir hapishane olmuş, boş ver! Sen an'ı yaşamana bak!

    Amerikan donanması boğazları kendi babasının su yoluymuş gibi kullanıyormuş, Amerikan yönetimi, senin ülkenin ekonomisinden siyasetine her şeyini belirliyormuş, senin ülkenin ordusunun kafasına çuval geçiriyormuş, boşver, sen anı yaşamana bak!

    Sömürüsüz bir dünya hayal etmeyi, açlığın, yoksulluğun olmadığı, bebeklerin ölmediği bir dünyayı hayal etmeyi aklından bile geçirme. işkencenin, baskının olmadığı, bağımsız demokratik bir ülke hülyalarına dalma; çünkü o "GELECEK"; oysa sana, anı yaşamak yeter!..

    Sen anı yaşa;

    Ve fakat, sana böyle söyleyen, hiç de öyle yapmıyor, bunu da bil.

    Burjuvazinin hazır tabletleri

    Burjuvazi, kültürünü çok çeşitli araçlarla evlerimizin içine, burnumuzun ucuna kadar getiriyor.

    Nasıl düşünmemiz, nasıl giyinmemiz, neyi kullanıp neyi kullanmamız, ne giymemiz, neyi içmemiz gerektiğini, neyi okuyacağımızı, neyi seyredeceğimizi, kısacası her şeyi söylüyor bize. Düşünmeden, sorgulamadan, eleştirmeden, kafa yormadan bize "hazır tabletler" halinde sunduklarını yutmamızı istiyor.

    Halkın kültüründe "har vurup harman savurma" deyişi vardır; ihtiyacın kadarını al, gereksiz harcama yapma der. "Ayağını yorganına göre uzat" derken de aynı şeye dikkat çeker, "Bugünün yarını da var" derken, geleceği düşünmeyi öğütler. Halkın kültürü, tüketim kültürüne uymaz; öyleyse değiştirilmelidir. "An'ı yaşa" işte bu noktada halkın yüzyıllardan süzülmüş yaşam anlayışına, geleneklerine saldırıdır.

    Tüketim kültürü, satın alabildiğin kadar al diyor. Al, istersen sonra çöpe at, ama önce al! Sürekli aynı eşyayı kullanmak, zevksizlik, çağdışılıktır sunulan bu kültürde. Modaya uymaktır çağdaşlık! Özgürlük ise, şu veya bu ürünü kullanmaktadır. Kullanmazsanız özgür olamazsınız!

    O ürünleri kullanmak için paran mı yok; sorun değil; en uygun koşullarda kredi kartları, taksitler var.. Yeter ki al; yeter ki konuş, sonrasını düşünme! Anlık yaşa, anlık düşün, plan yapma... Geleceğimizin ne olacağını düşünmeden, gelecek için mücadele etmeden, yalnızca bugün için, yalnız içinde bulunduğumuz an için yaşamalısın!..

    Eşyanın bir kenarı çizildi mi; kaldır at, yenisini al. Arkadaşın sana yanlış bir şey mi yaptı; ilişkini kes, emek verme, yenisini bulursun... Eşinle sorunun mu var; uğraşma, boşan gitsin, yeniden evlenirsin... "Anı yaşa"nın insanlara götürdüğü bakış açısı budur... Günü kurtarmalı, hiçbir şeyi dert etmemeli, yaşadığın andan zevk almalı, gerisini boşvermelisin...

    Gerçekten böyle yaşanılabilir mi? Cebimizdeki parayı düşünmeden istediğimiz herşeyi alabilir miyiz? Yarın bize zararı olacağını bildiğimiz bir şeyi, şu anda canımız istiyor diye yapabilir miyiz?.. Mantıksız geliyor değil mi; ama burjuvazi bize bunu dayatıyor. Çünkü o, kapitalist pazarın dönmesini istiyor. Herşeye kar gözüyle bakıyor. Ve paranın tanrı olduğu bir düzende önerilen hayat anlayışı da bu oluyor.

    Bize 'an'ı yaşa' derken geçmişimizi ve geleceğimizi çalıyorlar!

    Anı yaşamaya özendirilmeliyiz ki, reklam ürününü satın alalım. Ya da tam tersi; reklam ürününü almalı ve anı yaşamalıyız.

    Fakat, biraz önce de dikat çektiğimiz gibi, halka, reklamları, filmleri, dizileri, yazıları, çizileriyle "düşünme, mücadele etme, sadece an'ı yaşa" diyen burjuvazinin kendisi, bunun tam tersini yapmaktadır.

    Burjuvazi an'ı düşünmek ve yaşamakla sınırlamamaktadır kendisini. O bu tür bencilliği, bireyciliği ve yozluğu dayatan reklamları hazırlarken bile, aslında kendini an'la sınırlamadığını göstermektedir. Burjuva kesimler, bireysel olarak en bencil biçimlerde an'ı yaşayıp günlerini gün ederken, sınıfsal olarak asla günlük ve anlık düşünmezler.

    Burjuvazi hem bugününü, hem geleceğini ayrıntılı olarak planlamakta, düzeninin devamı için canla başla çalışmaktadır. Bu çalışmanın odağına ise halkı bir şekilde uyutmayı ve kendi safında tutmayı koymaktadır. Çünkü düzenini ayakta tutmasının başka koşulu yoktur. Halkın uyandığı, gerçeklerin farkına vardığı yerde burjuvazinin yaşam şansı yoktur.

    Reklam denilen kapitalizmin en ahlaksız işini yapacak bir dolu insanın beyni, burjuvazi adına halkı uyutmak için çalışmaktadır. Her türlü değersizliği, yozluğu ve çürümeyi empoze eden, gerçeği tersyüz etme konusunda uzmanlaşmış, ahlaksız beyinlerin ürettiği bu ve buna benzer onlarca reklam ile halkın beyinlerine girilmektedir.

    Reklam, salt bir ürün tanıtımı değildir. Reklamcılar, burjuvazi adına kitleleri uyutmak, yozlaştırmak, bencilleştirmek işini üstlenmişlerdir. Bunun için düşünmekte, üretmekte ve ürettiklerini burjuvazinin hizmetine sunmaktadırlar.

    Ve başta dediğimiz gibi, reklamda, hem ürün, hem ideoloji pazarlanmaktadır. Bu sayede hem beyinler uyuşturulmakta, hem allı pullu reklamlarla tüketim körüklenmekte ve üçüncüsü, reklamlar, halkın değersizleşmesinde, yozlaşmasında, bencilleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

    Burjuvazinin reklamları veya başka araçlarıyla halkı mahkum etmeye çalıştığı bu ideolojiye karşı çıkmamak, kendi geleceğimizi, değerlerimizi burjuvazinin ayakları altına paspas yapmaktan başka bir anlama gelmeyecektir.

    Geçmişten ve gelecekten soyutlanmış bir "an" yoktur.

    Burjuvazi "an'ı yaşa" derken, aslında bir bakıma yaşama demiş oluyor. Çünkü gerçekte anı yaşayan bireyler ve toplumsal kesimler, aslında toplumsal hayattan kendi kendilerini yok etmiş oluyorlar.

    Öyleyse varolmak için,

    Bir; burjuvazinin bize hazır olarak sunduğu tabletleri reddetmeliyiz. Kendimiz karar vermeliyiz ne yapıp ne yapmayacağımıza.

    iki; beyinlerimizi tüketim kültürünün esiri yapmalarına izin vermemeliyiz. Burjuvazinin televizyonunu, filmlerini, radyosunu, kitaplarını dinlerken, izlerken beynimizin bir çöp kutusu olmadığını bilmeli, herşeyi elekten geçirerek öyle almalıyız alacağımızı..

    Üç; açık ki, "anı Yaşa" diyenler, bize geçmişimizi unutturmak ve daha önemlisi, geleceğimizi çalmak istiyorlar. Geçmiş, an ve gelecek, hepsi bizimdir; hiçbirini burjuvaziye vermemeliyiz; Geçmiş, an ve gelecek, hiçbiri burjuvazinin kirli ideolojisine göre şekillenmemeli...
    --spoiler--
    #4066857 (LocK, 09.10.2008 19:20)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

ani yasa başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. ani yasa ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu ani yasa nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about ani yasa. Copyright of the articles are belong to their authors.

» vodafone » yeni baslayanlar icin opusme » araba yarisi oyunlari » yemekteyiz naim » alternatif cengel bulmaca sorulari » bal kutusu » sevdiye » osmanli atasozleri » denizli pekdemir avm » yolumuz gurbete dustu deki kaval sesi » ağza boşalmak » bayram gelenekleri » iyi opusmek icin yapilmasi gerekenler » romen rakamlari » her karsiliksiz ask bir cigliktir » her karsiliksiz ask bir cigliktir » hakan balta nin hamile esi » bas goz etmek » spor yaparken muzik dinlemek » azalan verimler kanunu » secretcv » saltuklar » murteci » daniel gonzalez guiza nin ani defteri » candan ercetin » cem vakfi » ankara 19 mayis stadyumu » capacity » laiklik katsayisi » kiralik sivrisinek » dort gun dort gece » sulley ali muntari » a » b » c » d » e » f » g » h » i » k » l » m » n » o » p » r » s » t » u » v » w » y » z » sitemap » kısa » ilkbahar sabahi gunesle uyanmak » nasa » kaciklik kurami » baskalari tarafindan ornek gosterilmek » barajda kaleye donup poposunu kollayan futbolcu » bu sefer sevismedi » rna » dul kari eksperi ceto » en unlu seks kolesi » yemekteyiz naim