amat 


kapat
  1. ihsan oktay anar ın son kitabı.
    kitap dikkatlice okunursa ve okuyucunun dinler tarihi vr mitolojileri hakkında birazcık bilgisi varsa, kitapta geçen olaylar ve kişiler ile dinler tarihi ve mitolojilerinde geçen olaylar ve kişiler arasında bağlantı kurulabilir.
    amat isimli gemi kostantiniye den denize açılır ve olaylar başlar.
    bu arada, kitapta da belirtileceği üzere "amat" ibranicedir ve türkçe de "gerçek" demektir.
    #369245 (suzergecer, 23.06.2006 17:56)
  2. elif mim elif te.
    #462052 (skint, 26.07.2006 10:55)
  3. bütün öykünün "amat" adındaki bir gemide geçtiği ihsan oktay anar romanı..önceki romanları "puslu kıtalar atlası", "efrasiyabın hikayeleri" ve "kitabül hiyel" de olduğu gibi bu kitabında da bizi büyülü bir dünyaya götürüyor yazar..sadece güzel osmalıca türkçe karışımı dili için bile okumaya değer bir kitap..
    #523099 (gozluklu kedi, 10.08.2006 20:10)
  4. kitabı tam olarak anlamak için denizcilik terimlerinin bilinmesi bilinmese dahi tahayyul edilebilmesi gereken ihsan oktay anar'ın her romanı gibi mükemmel hayalgücünün kanıtı olan roman.
    kitaptaki bazı terimlerin anlamları şöyledir.

    - omurga : baş-kıç doğrultusu boyunca postaların bağlandığı ağaç veya çelik kısım

    - posta : omurga'dan küpeşte'ye kadar uzanan, geminin şeklini belirleyen, kaplama saç veya tahtalarının bağlandığı ahşap veya çelik kısımlardır.

    - güverte : geminin kemereleri üzerine döşenmiş, baştan kıça kadar uzanan kısım.

    - karina : geminin sualtında kalan kaplamalarının dış kısmıdır.

    - sintine : geminin sualtında kalan kısmının iç tarafıdır.

    - alabanda : geminin yan satıhlarının yukarıdan aşağıya kadar olan iç kısmıdır.

    - loça : baş demir zincirinin geçtiği büyük deliktir.

    - mapa : el incesi yada halatların geçtiği halkalardır.

    - neta : herşeyi hazır etmek, çalışır hale getirmek.

    - alesta : dikkatli bir şekilde beklemek.

    - mayna : herhangi bir şeyi halat veya palanga ile indirmek.

    - avara : limandan ayrılma, açılma.

    - volta : halatı bağlamak.

    - funda : bırakmak, boşaltmak.

    - vira : demir almak yada ırgat veya vinci çalıştırmak.

    - aganta : halatı gergin tutmak.

    - laçka : boşalt, gevşet.

    - hisa : iki kat bağla.

    - iskele alabanda : dümeni tam sola kır ( max. 35° ).

    - sancak alabanda : dümeni tam sağa kır ( max. 35° ).

    - viya : tutulan rotada ilerle, rotayı bozma.

    - toka : bayrağı çekmek.

    - arya : bayrağı indirmek.

    - mezestre : bayrağı yarıya kadar çekmek.

    - ispasa : palanga donanımını çözmek veya çıkartmak.

    - yalpa : geminin sancak - iskele yönünde yaptığı salınımlar.

    - meyil : geminin bir tarafa ( sancak - iskele ) yatık olması.

    - trim : geminin baş - kıç doğrultusunda eğimli durması.

    sancak tarafı geminin solu
    iskele tarafı geminin sağıdır *

    http://www.turkishnavy.com
    #731687 (kusmuk, 13.10.2006 14:37 ~ 12.12.2006 03:31)
  5. ihsan oktay anar'ın diğer ilk üç kitabı gibi inanılmaz tasvirlere ve anlatıma sahip ve bana göre puslu kitalar atlasi'nda ki akıcılığı sağlayabilmiş, son kitabı. fantastik tasvirlerinin yanında gemicilik hakkında bilgileride insanı hayrete düşürecek kadar yüksektir. kitap sanki o devirde yaşamış bir gemi kaptanının elinde yazılmış gibidir. yine okunası hatta tekrar okunanı kitap;

    ihsan oktay anar'ın diğer kitapları için;

    (bkz: puslu kıtalar atlası)
    (bkz: kitab-ül hiyel)
    (bkz: efrasiyab'ın hikayeleri)
    #812473 (kasimpasa canavari, 04.11.2006 10:39)
  6. ihsan oktay anar 'ın şahane bir kapağa sahip kitabı. AMAT. amat GERÇEK demek.
    #923937 (pingu, 29.11.2006 00:40 ~ 00:44)
  7. puslu kıtalar atlası ve efrasiyab'ın hikayeleri'ndeki tadı veremeyen, terimlerle okuyucuyu boğan kitap. Yine de güzel.
    #1199868 (aurore dupin, 24.01.2007 16:19)
  8. ihsan oktay anar'ın son kitabı. puslu kıtalar atlası'nın gölgesinde kalma tehlikesi olmasına rağmen, yazar'ı hiç okumamış olan biri için amat'ı okumak gayet çarpıcı bir deneyim olabilir. anar'ın tüm kitaplarındaki karakterlerin gizliden gizliye birbirine bağlı olduğu fikri bu kitapla pekişti diyebilirim. zira puslu kıtalar atlası'nda kör Uzun ihsan Efendi en son açık denizlere yol alıyordu. Ve (olağan mantığı bir kenara bırakırıp yazar'ın döngüsel zaman takıntısını da hesaba katarsak ) kitaplar arasındaki bağ tesadüften fazlasına inandırıyor...

    Mutlaka okunması tavsiye edilir.
    #1413568 (stalker, 15.03.2007 11:00)
  9. çok kaliteli bir denizcilik hikayesini anlatan ihsan oktay anar romanıdır..yazar tüm alanlarda olduğu gibi denizcilik alanında da bilgi ve terminoloji zenginliğini döktürüyor resmen..islam dinine ve Kuran'a göndermeler yaparak daha bir mistik hava veriyor kitaba..dili ağır gibi görünsede aslında değildir,sadece tasvirlerin gerektirdiği denizcilik terimleri fazladır hepsi o
    #1841402 (d@nte, 29.06.2007 20:26)
  10. ihsan oktay anar ın 4. kitabı. keske hic bitmese denilen kitaplardandır. hikayenin genel akışı içinde karakterler hakkında ufak hikayeler ile zaman zaman kitabın asıl konusunu unutturur. sonu hakkında oldukça merak uyandıran bir kitap, sayfaları ikişer ikişer okumaya zorlar insanı. ancak sonu pek tatmin edici değil. yine de baş yapıt sayılabilir. * * *
    #2046866 (gigantic, 31.07.2007 22:12)
  11. en güzel en edebi beddua örneklerinden birini içinde barındıran kitap;

    --spoiler--
    allah sizi sürüm sürüm süründürsün! yetmiş yerde yetmiş türlü belaya tuş olasınız da can verip kurtulamayasınız! hepinizin yedi ceddine lanet olsun! gözünüzün elifi sönsün! ocağınız tütmez olsun! ömrünüz ahla vahla geçsin! kolunuz çolak başınız kabak olsun! allah size bilenmez dertler versin! can evinize kurşun rastlasın! zındanlarda leşiniz kalsın! tuttuğunuz oruç boşa gitsin! kenlı kefenleriniz elime geçsin! bre zalimler!
    --spoiler--

    *
    #2046932 (gigantic, 31.07.2007 22:20)
  12. beni benden alan kitap. kurul zamanındaki biricik sıgnagım oldu.sagolasın
    ihsan oktay anar
    sayende dört duvar arasından okyanuslara harika bir yolculuk yaptım.
    #2848130 (drvotka, 16.01.2008 20:15)
  13. tersine kurguyla yazılmış şaşırtıcı roman. öyle ki; kitabı okuyup bitirdiğinizde anlatılan olayların aslında henüz gerçekleşmemiş olduğunu öğrenirsiniz. örneğin, diyavol paşa'nın çaldığı keman, 1699 yılında yapılmıştır, oysa romandaki olaylar 1670 yılında yaşanmaktadır.

    --spoiler--
    "ilk kez öldürdüğünde bir değil, sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüşsündür. babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilân eden o delikanlıyı da, zavallı bir kadının kocasını da, savaşa giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumu da... bütün bu kişileri öldürmüş olursun. ikinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişi öldürmüşsündür. üçüncü kez ise, kimseyi öldürmüş sayılmazsın."
    --spoiler--
    #3238474 (auger, 06.04.2008 22:23 ~ 10.04.2008 17:08)
  14. valla çok güzel; dili, anlatımı, kurgusu var, böyle temsili hikayeler,dinsel bağlantılar ... ama ne anlatılmak isteniyor, aslı nedir diye sorabileceğinizden hemen söyliyim: toplumsal kader konu edilmekte.
    kesin hatlarla çizilmemiş bir tarih içinde, bu belirsiz tarihe uygun bir dil ve anlatımla kurgudaki güzelliği hissedip duymadıklarınızı duyabilir yahut her zaman duyduğunuzu farklı bir tonda dinleyebilirsiniz.
    kitapta onca denizcilik terimi, osmanlıca ve farsça kelimeye rağmen bir kere açıp sölüğe bakma ihtiyacı hissetmezsiniz. gariptir kitabı da tam manasıyla anlarsınız.
    yazarı i.o anar; felsefe dalında mastır neyim yapmış şu anda ege üniversitesinde öğretim görevlisi olarak iş görmekte dört kitabında da anlatmak isteği şeyi beşinci bir kitapla anlatması için önünde hiçbir sebep olmaksızın yaşayıp gitmektedir.
    #3262802 (sincap, 12.04.2008 23:07 ~ 23:20)
  15. döngü...

    kitabın meşrulaştırdığı en önemli şey budur. denizcilik terimleri ile örülü olmasının ve bu terimlerin anlaşılabilirliğini etkilemesinin pek bir anlamı yok. kitabı okuyup denize açılacak değilsiniz. ki hangi kelime artık bilinmeyen olarak kalabilme yeteneğine sahip.

    amat tüm metaforları/simgeleri/göndermeleri ile aslında kelimelerin gizemini de artırıyor. misal saldırı anında üflenecek prinç boru/onu üfleyecek olan. ölüm/ölümsüzlük. kaptan/yardımcı kaptan. kelimelerin giderek kendi anlamlarını kaybetmeye başlaması ihsan oktay'ı etkilemiyor anlaşılan. bu romanında da kelimeleri gereğinde/dozunda saklayarak/saklıanlamlaryükleyerek kullanıyor.

    gidip bir şapka edinin.
    *
    #3391100 (akustikcinayet, 13.05.2008 10:59 ~ 14.05.2008 00:33)
  16. kitaba adını veren geminin hikayesi ayrı muamma olan üstat kitabı. ayrıca hastasıyım : (bkz: esek israfil)
    #3391114 (galapagoslu iguana, 13.05.2008 11:04)
  17. kullanilan onca terime ragmen heyecanla okunan kitap.anar in kitaplarinin bu kadar sevilmesinin sebebi sanirim osmanli ictimai hayatina olan yabanciligimiz,lakaplar,hitaplar,ifadeler,mekanlar;sikca kullandigi kendi tabiri ile konstantiniye de mekanlar,olaylar ozlemimizin,merakimizin gostergesi.
    #3435960 (bilgehan, 23.05.2008 15:20)
  18. bir geminin hikayesi ya da tarihi bir romandan ziyade "kaçınılmaz olan"a vurgu yapan modern simurg efsanesi. sofistike bir "kader" göndermesi. hepimiz ister istemez "kaçınılmaz olan"a doğru bir yolculuktayız şüphesiz. işittiğimiz efsaneler ise aslında kendi efsanemiz.
    #3541496 (unutma, 15.06.2008 18:13)
  19. diyavol pasa isimli tehlikeli bir reisin komuta ettiği ve mezarlıktan kesilmiş bilmem kaç küsür ağaçtan yapılmış gemi. gemideki tayfa sayısı geminin yapılması için kesilen ağaç sayısına eşittir.
    ayrıca latince seviyor, sever anlamı olan kelime.
    #3613013 (galapagoslu iguana, 03.07.2008 10:02)

© 2008 - uludağ sözlük

amat başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. amat ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu amat nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» diline pelesenk olmak » ankara » okul cikisina bombard tower dikmek » complete strangers » zenci ile ayna » komunist kizlar » yagmurun elleri » christa pike » sbs ye giren sozluk yazarlari » trixx a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci