ali unal 


kapat
  1. zaman gazetesi'nde gündemle alâkalı yorumları çıkan yazar.
    #526648 (keserim ulan topunuzu, 11.08.2006 16:20)
  2. carroll'un fethullah gulen incelemesi adı ile iki seri olarak yazdığı makaleler hayli eğlenceli. hele gülen'in abdulkerim surus ile mukayese edildiği yerde tamamen koptum.
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=658778
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=659051
    #3113410 (sol eliyle dusunen adam, 09.03.2008 03:41)
  3. zaman gazetesi'nde köşe yazıları yazan, çok iyi bir yazar.

    mekke rasullerin yolu, adlı kitabıyla tanıdığım, kuran'da temel kavramlar kitabıyla tanışıklığımı pekiştirdiğim, en son çıkardığı mealle de iyice sevdiğim yazar. (Allah Kelamı Kur'an- ı Kerim'in Açıklamalı Meali)

    çizgisi, yazılarının üslup ve içeriği, gazete çizgisiyle pek uyuşmuyor ama, allah'tan hala yazıyor orada, yazılarını çok beğeniyorum. internetten takip ediyorum. onun fikirlerinin öylesi bir çoğunluğa ulaşması önemli. kim okursa, çok şey kazanacağını düşünüyorum.

    ihlas sahibi, okuyucusuna kulak veren, okuyucusunu önemseyen ve okuyucusuyla iletişim kuran ve ciddi bir ilmi derinliği haiz yazar.

    bazı yazılarında, katılmadığım küçük noktalar bulunsa da, böylesi bir deryada bunlara takılı kalmak insafa sığmaz.

    allah yolunu açık etsin.

    http://www.ktunnel.com/in...e5d2de1fe01d704c952317509

    maşaallah meali de, danimarka'da en çok satanlara eklenmiş.
    #3655294 (aklini kullanan gerizekali, 12.07.2008 19:18)
  4. "hafızamız eyvah!" isimli son yazısıyla, karamsar eden ama bazı gerçeklere de değinen yazar.

    söz konusu yazı şöyle:

    "hafızamız eyvah!

    Sekiz küsur yıl önce Türkiye "Temiz Eller Operasyonu" ile sarsılırken -Zaman'ın arşivine teşekkür- 11.3.2000 günü "inanalım mı?" başlığı altında şöyle yazmıştım:

    "içişleri Bakanı'nın atıfta bulunduğu Türkiye'de kökü dışarıda örgütlerin, egemen güçlerin faaliyetleri çözülmeden, Türkiye'nin en az 19. yüzyılın başından itibaren tarihi objektif olarak ele alınmadan, hür düşüncenin ve onu ifade etmenin önündeki engeller kalkmadan, Türkiye'nin birtakım dış münasebetleri tam bir şeffaflık kazanmadan... darbelerin perde gerisi tam manâsıyla aydınlatılmadan, güç-bürokrasi-sermaye-medya ilişkileri çözülmeden... Ayrıca, MGK'da hâlâ ağırlıkla irtica ile mücadele üzerinde durulmaya; mezunlarından, mensuplarından neredeyse hiçbirinin yolsuzluğa, ahlâksızlığa, anarşi ve teröre karışmadığı birtakım özel okullar, imam-hatip liseleri ve Kur'an kursları tehlikeli birer örgüt yuvası gibi görülüp, tamamen kapatılmaları için planlar yapılmaya; bu ülkenin ona en büyük hizmetleri yapmış islâm hassasiyetli vatandaşları potansiyel tehlike addedilmeye... genç kızlarımızın başörtüsü ülkeye çevrilmiş en büyük silah gibi değerlendirilmeye... bu milletin dinine saldırılıp, ahlâk ve maneviyatı sürekli rendelenmeye... devam edildiği sürece, yolsuzlukla yapıldığı ileri sürülen mücadelenin de arkasında başka şeyler mi var diye şüphelenmeden edemeyeceğiz."

    Türkiye'de tarih sürekli tekerrür ediyor. 28 Şubat ve Temiz Eller Operasyonu, 11 Eylül 2001'le uygulanmasına teşebbüs edilecek BOP'un siyasî ve ekonomik sahada Türkiye hazırlık ayağıydı. Darbelerde ve birer darbe özelliği taşıyan bu tür operasyonlarda 2000'den itibaren Ulusalcılar olarak anılan bir damara bağlı ekipler daima zemin hazırlayıcı olarak kullanılmıştır ve kullanılır ama bunlara idare devredilmez; bunlar, Türkiye derin devleti değil, derin devletin tetikçisidir. Operasyon başarıya ulaştıktan sonra damar muhafaza edilmek üzere tasfiyeye uğrarlar. 27 Mayıs bunlara yaptırılmış ve arkasından 300'e yakını general ve amiral olmak üzere 5.000 civarında subay emekliye sevk, yani tasfiye edilmiştir. 12 Mart'a giden yolu da aynı kadro döşedi; ne çabuk unuttuk, bugün hangi ortam içindeysek, yargısı ile, ilhan Selçuk'lu Cumhuriyet Gazetesi ile o zaman da aynı ortam var idi. Meselâ, dönemin Yargıtay Başkanı Ferruh Adalı, "Lâiklik temel ilkesi karşısında vicdan hürriyetinin sınırının olacağı şüphesizdir." diyor; Oktay Akbal, "Seçim sonunda bugünkü meclise benzer bir sonuç çıkar ortaya. Sandıksal demokrasi oyunu başka sonuç vermez ki! Gülünç işler bunlar."; Cihat Baban, "Bizde halkın % 70'i ümmîdir... Ata şapka giyerken siz takke giyemezsiniz; lise açamazken 90 tane imam-hatip okulu açarsanız, yobaza cesaret verirseniz, Türkiye 23'lerden de geriye gider." diye yazıyordu. 9 Mart Cuntası devrim hazırlığı yaparken, bunlar da devrim beklentisi içindeydi. Meselâ yine Oktay Akbal, 2.3.1971 günü Ayak Sesi başlıklı yazısında F. Hüsnü Dağlarca'dan mısralar aktarıyordu: "işte ayak sesi, yürüdü bir adım. / Umudunu yitirmek üzereydin ki / Yürüdü bir adım. / Belki köylerdedir / Belki kentte, belki dağlarda / Duydun mu? / Yürüdü bir adım." Aynı Oktay Akbal, 17.3.1971 günü 5 general, 10 albay emekli edilip, 46 subay kıta hizmetine gönderilince, iki gün sonra "Umut dağın arkasında" diye yazacaktı.

    Evet, bugün Ergenekon denilen örgüt, dün darbelerin yolunu döşeyen aynı gruptu. Bugün bu örgüte mensup diyerek tutuklanan asker emeklilerinin önceki dönemlerdeki hem de muvazzaf mukabilleri tasfiyeye uğrarken, sivil kanat, meselâ 12 Mart'tan sonra Bahri Savcı, T. Zafer Tunaya, Kemal Türkler, Ulvi Alacakaptan, B. Nuri Esen, Fakir Baykurt, Cahit Talas, Mümtaz Soysal hep gözaltına alınmıştı. En azından mevcut manzarasıyla yeni bir şey yok; büyütülecek bir şey yok. Küresel sistem bilhassa ekonomik çöküntü yaşar ve dünyaya yeni bir ekonomik ve siyasî düzen verilmeye çalışılırken, Türkiye ekonomisi ve iç siyaseti için de yeni düzenlemeler var planda. Ama hafızasız Ergenekoncular kullanılıp tasfiye edilmekten bıkmadığı gibi, karşı taraf da hep bu tür oyunlara ümit bağlamaktan bıkmadı." 07 Temmuz 2008, Pazartesi
    #3655362 (aklini kullanan gerizekali, 12.07.2008 19:39)
  5. (bkz: baran ünal)'ın eczacı babası. zaman gazetesindeki yazarla alakası olmayan güzel insan.
    #3655594 (asil en optimist pesimist, 12.07.2008 20:41)

© 2008 - uludağ sözlük

ali unal başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. ali unal ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu ali unal nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» mal minibus soforleri » ucacaksin ucacaksin havalara ucacaksin » alone with everybody » sulfur » sen bir kulsun ve kul kalacaksin » pkk li da olsa hayvan hayvandir » amer » metal gear solid » sehit olup cennete gitmeyi planlayan kurnaz turk » bastim eksiyi bastim eksiyi a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games