ahmet erhan 


kapat
  1. şair kişi. 1958'de ankara'da doğdu.çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları akdeniz'in çeşitli kentlerinde geçti. ilk ve orta öğrenimini de bu kentlerdeki okullarda tamamladı. ankara'ya gelip bir akşam lisesinde eğitim yaptı. kitapçılık, yayıncılık gibi çeşitli işlerde çalıştı. gazi universitesi turk dili ve edebiyati bolumu'nden mezun oldu. militan dergisinde topluca yayınlanan şiirleri ile dikat çekti.şiirimizin lirizm zenginliklerini, özellikle 1960 sonrası yeni toplum şiirini çeşitli öğeleriyle kaynaştırarak kendisine özgü bir sese ulaştı. şiirleri sanatsal değerinin yanısıra ülkede genç insanın yaşadığı dramın bir güncesi olarak da önem taşır. söylemindeki karamsarlığının gerisinde direnin bir yaşama sevinci etkilidir.
    (vernon sullivan, 12.05.2006 10:19 ~ 14.05.2006 21:13)
  2. istiklal caddesi'nde, kedilere biberonla süt verdiği rivayet olunur. en takip edilesi şairlerdendir.
    (louis cyphre, 26.10.2006 04:47)
  3. "alacakaranlıktaki ülke" adlı şiir kitabını sahhafın birinden 250 bin liraya aldığım,
    günümüz şiirinin üstünde durulması gereken ankaralı şairlerinden.
    en çok ahmet kaya tarafından da seslendirilen bugun de olmedim anne adlı şiirinin tanındığını düşündüğüm şairdir.
    (gozluklu kedi, 26.10.2006 10:07)
  4. (bkz: dardayım)
    (vernon sullivan, 06.05.2007 17:44)
  5. Aykırı bir uçurumum yolunun üzerinde
    Elini uzatacağın dalları yamacında saklayan
    Birdenbire patlayan
    Bir çığlığım sessizliğinde
    Ele-güne karşı seni utandıran.

    Yaz günü palto giyerim
    Ceplerim dolu dolu şiir
    Gören beni deli sanır
    Adım kaçığa çıkar
    keşke kaçsam
    Keşke kaçabilsem şu dünyadan.

    Aykırı bir şiirim kitabının arasında
    Kargacık burgacık bir yazıyla yazılmış
    Sondan okumaya başla
    Nokta koy her dizenin önüne
    Anlamaya calış..

    * * *

    Bedeninin bir noktasından dalıp
    Yüreğini bulabilirim
    Geceyse, başlar yastığa düşerse
    Ve yorgunsa yüzün
    Yıldızları soluğumla bir bir ateşleyip
    Kandiller gibi başucuna koyabilirim..
    Ey bütün tufanların ardında
    Bulduğum dinginlik!
    Göçmen çiçeği dünyanın
    Kökleri ardısıra sürükleyen çılgınlık!
    Madem ki yaşam bu
    Madem ki taşın taş olmaktan öte
    bir umarı yok
    Bir türkü söyle kadınım
    Yürüsün dünyaya mutluluk...

    * * *

    Yağiyor incecik bir yağmur dışarda
    Yüzün çamurlar üstünde tüten buhur
    Islak toprak kokusu
    Doluyor odama
    Sıkılıyorum
    Kitapların üstüme yıkılacağından
    Korkuyorum şimdi
    Yel esiyor
    Sökuyor duvardaki bir resmi
    Yerine senin yüzünü koyuyor.

    Yüzün şimdi karşımda
    Yüzün akşam karanlığında
    Toprağın üstüne bırakılmış
    Bir demet çicek gibi parlıyor..

    O zaman açıyorum
    Bütün perdeleri
    O zaman yakıyorum
    Bütün ışıkları
    Camları darmadağın ediyorum
    Yüzünü avuçlarıma alıyorum
    Alnını öpüyorum
    Dünyayı öper gibi...

    * * *

    Sana uzanamadığım gün
    Ellerim yok sanıyorum
    Senin bakışlarını yakalayamadığım gün
    Gözlerim yok..
    O zaman bir yumruk
    bütün gücüyle vuruyor
    Eski bir piyanonun tuşlarına
    Binlerce martı
    Kayalıklara çarparak ölüyor
    Ayışığı tutkal gibi
    Yapışıyor pencereme
    Açamıyorum perdeleri
    Şiir yok artık
    Türkü dindi..

    * * *

    Meyvelerini taşıyamayan
    Ağaçlar gibiyim
    Sularını taşıran ırmaklar gibi..
    Bu kadar mutluluk cok bana
    Onu gunlere
    Onu aylara bölmeliyim
    Ve bir tek gülüşünü senin
    Kutlamalıyım yıllarca...
    * * *

    Sana yüregimde bir sürgün yeri
    Göçüp konacak
    Bir toprak yaratsam
    Kadınım, sarışınlığınin bittiği anı
    Gizli bir esmerliğe eklesem..
    göcmen çiçek
    Her yerin yabancısı
    Yolların, yolların ötesinde
    bize bir tek
    Yarınlar kaldı
    Göğün tükenip, denizin
    Başladı yerde...
    (zapatista, 20.05.2007 22:23)
  6. ankaralı şairlerden.. onlar kadar alkol sevdalısı onlar kadar serüvenli.. her ne kadar istanbula yerleşmiş olsa da hala ankara soluyan şairdir.

    bir kadeh rakı

    burda, bir ahmet erhan var uzakta
    defterini dürmüş ve bingöl'de bir dağ köyü kadar yalnız
    aylardır aramadınız, yolları da kapanmadı
    ayakizleri betonlarınızın üzerinde saklıdır

    burda, bir ahmet erhan var uzakta
    taşikardi, ülser ve panik ataklı anksiyeteyle dalaşır
    aşağıeğlence'den çıkın, etlik ilkokulu'nun altında
    ankara'da, bir belediye otobüsü yalnızlığını yaşar
    görseniz bir yerlerden hatırlarsınız mutlaka

    elleri artık titriyor, eski gibi değil
    başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor...
    burda, bir ahmet erhan var uzakta
    gözleri şehrinizin bütün dumanlarıyla kaplıdır

    -bir kadeh rakının kırk yıl hatırı vardır...
    (levoka, 30.05.2007 16:55)
  7. ogul şiiri ile aşmış, ayrıca çok yakışıklı olan şair.

    http://www.aruz.com/erhan.jpg
    (headacheda, 11.08.2007 13:09)
  8. önde gelen şiirleri;

    turku
    ogul
    gocmen cicek
    bir soru isareti
    meryem ana
    solo yenilgiler
    yalnizlik
    tuy ve bugu
    sunu
    lades kemigi
    bugun de olmedim anne
    tedirginlik
    sulu ayna
    (leggare, 18.08.2007 02:08)
  9. Rakıyla iyi gider şiirleri. Biraz arabesk, biraz yalnızlık ve efkar. Ha bir de güzelinden Ankara var.

    "Üçüncü ayakta 'rüzgârın kızı' yine gelmeyecekti
    ganyanım tökezlemiş ve hayatım buruşuk bir resim olarak hatırlanacaktı."
    (karamboldedans, 24.02.2008 02:30)
  10. yalnızlık, yalnızlık
    bari sen elimden tut
    geceyarısı aynalarda
    suçlu ve ezik
    gözlerim kan çanağı
    cinnete dönüşen bir dinginlik
    duruyorum karşında

    şarap taşlaşıyor
    midemde ve beynimde
    mavi mavi tüten sigara
    giderek mora çalıyor
    yalnızlık, yalnızlık
    bari sen elimden tut
    suflör kullanma
    dost seslerini dudağınla ısıtıp
    gece hep aynı gece
    karbon kağıdıyla çoğaltılmış
    gibi kara ve soğuk

    ellerim beynime alkol serpiyor boyuna
    niye böyle, neden
    sormuyorum artık
    yalnızlık, yalnızlık
    bir kez olsun kuğuların türküsünü
    tersinden söyleyeyim
    ölümse ölüm
    yaşamsa yaşam
    ayna hep ayna ayna...
    (militia, 21.04.2008 22:08)
  11. Gökyüzüne asılı kalmış bir yankı
    Arıyor kendisini bırakan ağzı
    Yeniden, yeniden sesini bulmak için

    iki köşeli yalnızlığın bir ucunda sen, bir ucunda ben
    Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz
    Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz

    Anı bile yok, ses, koku bile
    Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki
    Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi..
    (m ilginc olsun istedim, 21.04.2008 23:08 ~ 23:09)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» ask oldurur » aclik kader olamaz » balikesir » izmir » pat benatar » mutlulugun anahtari kucuk seyler » kuafor » eurovision da turkiye den gonderilen sms sayisi » lerzan mutlu dan nefret eden yazar » abazanov kardesler » hypnogaja » saovi » scorched earth » zeytinburnu » avrupa edebiyati » 84 44 114 44 » 1594 » sozluk yazarlarindan aforizmalar » promets moi » iron man » cargill » dar kaldirimda yan yana yuruyen teyzeler » grace park » acikli sarkilar dinlemek » die die die my darling » hayatim bu bir kavun ama biz ona telefon diyelim » condom » lizz wright » hollanda konsoloslugu a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa