ünlü şairlerden kar şiirleri

  1. 1.
    KAR VE BEN

    Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgar.
    Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
    Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?

    Yağan beyaz bir sükut, bir mahşerdir sanki kar!

    Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
    Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
    Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;

    Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.

    CAHiT SITKI TARANCI

    Kar / Ahmet Muhip Dıranas

    Kardır yağan üstümüze geceden,
    Yağmurlu, karanllık bir düşünceden,
    Ormanın uğultusuyla birlikte
    Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
    Kar yağıyor üstümüze inceden

    Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
    Unutulmuş güzel şarkılar için
    Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan
    Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
    Sesin nerde kaldı? Kar içindesin!

    Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
    Uyandırmayın beni uyanamam.
    Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
    Allah aşkına, gök, deniz aşkına
    Yağsın kar üstümüze buram buram

    Buğulandıkça yüzü her aynanın
    Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
    Göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış
    Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
    Büyük yalnızlığını dünyanın.

    KAR YAĞIYOR

    Lambayı yakma, bırak,
    sarı bir insan başı
    düşmesin pencereden kara.
    Kar yağıyor karanlıklara.
    Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
    Kar...
    Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
    Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
    altında yağan karın.

    Lambayı yakma, bırak!
    Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
    dilsiz olduklarını anlıyorum.
    Kar yağıyor
    ve ben hatırlıyorum.

    NAZIM HiKMET
    #7082536 :)
  2. 2.
    Kardır yağan üstümüze geceden,
    Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
    Ormanın uğultusuyla birlikte
    Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
    Kar yağıyor üstümüze, inceden.

    Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
    Unutulmuş güzel şarkılar için
    Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
    Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
    Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

    Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
    Uyandırmayın beni, uyanamam.
    Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
    Allah aşkına, gök, deniz aşkına
    Yağsın kar üstümüze buram buram...
    Buğulandıkça yüzü her aynanın
    Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
    Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
    Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
    Büyük yalnızlığını dünyanın.

    (bkz: Ahmet Muhip Dıranas)
    #7082671 :)
  3. 3.
    kar,
    beyazdı eskiden.
    sular temizdi,
    farklıydı tadı ekşiden.
    güneş yeterdi;
    yerli yerindeydi
    her şey!

    ve insan:
    sıradan
    gayet canlıydı;
    şayet değiştiyse
    ki çok değişti,
    eki düşünceydi.

    ey düşünceler!
    içgüdüye düşünce,
    işte her şey o zaman
    değişti;
    ve değiştirdi;
    ve değiştirtti.

    bir taşı alıp
    bir başka yere koydu insan,
    koydurdu, koydurttu insan;
    kirlilik neydi?
    hangisi düzendi?
    düzülen nesneydi, düzen insandı, insan eli.

    boşverin şimdi bunları, açın ellerinizi:
    kar yağıyor ya, bir bakın nasıl yağıyor...

    ben yazdım, on yıl sonra çok ünlü olacağım için şimdiden kaydedeyim buraya dedim.*
    #7082696 :)
  4. 4.
    KAR ŞiiRi

    Karın yağdığını görünce
    Kar tutan toprağı anlayacaksın
    Toprakta bir karış karı görünce
    Kar içinde yanan karı anlayacaksın

    Allah kar gibi gökten yağınca
    Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
    Başını önüne eğince
    Benim bu şiirimi anlayacaksın


    Bu adam o adam gelip gider
    Senin ellerinde rüyam gelip gider
    Her affın içinde bir intikam gelip gider
    Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın

    Ben bu şiiri yazdım aşkın çeşidi
    Öyle kar yağdı ki elim üşüdü
    Ruhum seni düşününce ışıdı
    Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın

    (bkz: sezai karakoç)
    #7082737 :)
  5. 5.
    --spoiler--
    kar neden yağar, kar?
    --spoiler--
    #10826593 :)
  6. 6.
    "beyaz ipek gibi yağdı kar
    bir kız kardan hafif yüreğiyle
    geçip gitti güvercinleri anımsatarak."

    (bkz: ataol behramoğlu)
    #30995698 :)
  7. 7.
    Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş;
    Eşini gaib eyleyen bir kuş
    gibi kar
    Geçen eyyâm-ı nevbahârı arar...
    Ey kulûbün sürûd-i şeydâsı,
    Ey kebûterlerin neşîdeleri,
    O bahârın bu işte ferdâsı:
    Kapladı bir derin sükûta yeri
    karlar
    Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar!

    Ey uçarken düşüp ölen kelebek,
    Bir beyâz rîşe-i cenâh-ı melek
    gibi kar
    Seni solgun hadîkalarda arar;
    Sen açarken çiçekler üstünde
    Ufacık bir çiçekli yelpâze,
    Nâ'şın üstünde şimdi ey mürde
    Başladı parça parça pervâze
    karlar
    Ki semâdan düşer düşer ağlar!

    Uçtunuz gittiniz siz ey kuşlar;
    Küçücük, ser-sefîd baykuşlar
    gibi kar
    Sizi dallarda, lânelerde arar.
    Gittiniz, gittiniz siz ey mürgân,
    Şimdi boş kaldı serteser yuvalar;
    Yuvalarda -yetîm-i bî-efgan! -
    Son kalan mâi tüyleri kovalar
    karlar
    Ki havâda uçar uçar ağlar!

    Destinde ey semâ-yı şitâ tûde tûdedir
    Berg-i semen, cenâh-ı kebûter, sehâb-ı ter...
    Dök ey semâ -revân-ı tabiat gunûdedir-
    Hâk-i siyâhın üstüne sâfî şükûfeler!

    Her şâhsâr şimdi -ne yaprak, ne bir çiçek! -
    Bir tûde-i zılâl ü siyeh-reng ü nâ-ümîd...
    Ey dest-i âsmân-ı şitâ, durma, durma, çek.
    Her şâhsârın üstüne bir sütre-i sefîd!

    Göklerden emeller gibi rîzân oluyor kar,
    Her sûda hayâlim gibi pûyân oluyor kar.

    Bir bâd-ı hamûşun per-i sâfında uyuklar
    Tarzında durur bir aralık sonra uçarlar.

    Soldan sağa, sağdan sola lerzân ü girîzan,
    Gâh uçmada tüyler gibi, gâh olmada rîzân,

    Karlar.. bütün elhânı mezâmir-i sükûtun,
    Karlar.. bütün ezhârı riyâz-ı melekûtun...

    Dök hâk-i siyâh üstüne, ey dest-i semâ dök,
    Ey dest-i semâ, dest-i kerem, dest-i şitâ dök:

    Ezhâr-ı bahârın yerine berf-i sefîdi;
    Elhân-ı tuyûrun yerine samt-ı ümîdi! ...

    (bkz: cenab şahabettin)
    #30995798 :)
  8. 8.
    Kardır yağan üstümüze geceden,
    Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
    Ormanın uğultusuyla birlikte
    Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
    Kar yağıyor üstümüze, inceden.

    Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
    Unutulmuş güzel şarkılar için
    Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
    Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
    Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

    Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
    Uyandırmayın beni, uyanamam.
    Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
    Allah aşkına, gök, deniz aşkına
    Yağsın kar üstümüze buram buram...
    Buğulandıkça yüzü her aynanın
    Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
    Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
    Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
    Büyük yalnızlığını dünyanın.

    (bkz: ahmet muhip dıranas)
    #30995975 :)
  9. 9.
    ankara'ya oyle yakisirdi ki kar.
    asfaltlar isildar, buz tutardi resmi yalanlar.
    #30995987 :)
  10. 10.
    Dünyanın en uzun hüznü yağıyor,
    Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.
    Kar yağıyor ve sen gidiyorsun,
    Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun,
    Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimizi
    O insan ve tabiat çağını.

    Dön bana ve dinle!
    Kuşlar uçuşuyor içimde.

    Loş bir keman solosu gibi
    Kuşların uçuştuğunu içimde,
    Dön bana ve dinle.

    Karanlık denizlerin dibinde,
    Birtakım incilerin olduğunu
    Birtakım incilere ve hatıralara
    Neden bağlı olduğumuzu unutma.

    Duy beni ve dinle!
    Denizler boğuşuyor içimde.

    Unutma diyorum ama sen anla,
    Anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara..

    Erdem Bayazıt - Kar Altında Hüzün Denemesi
    #30996031 :)