20 nisan 2014, pazar
632 başlık

ölüm şiirleri

  1. 11
    ölümün anlatıldığı şiirlerdir...

    Biter

    Kalkılır bir yerde, kalır oyuncak,
    Kurgular biter.
    Ölüm... O geldi mi ne var korkacak?
    Korkular biter.

    Fikir, açmaz artık beyinde kuyu;
    Burgular biter.
    Unuturuz hayat adlı uykuyu,
    Uykular biter.

    Biter, her şey biter; ses, şekil ve renk,
    Kokular biter.
    Kabir sualiyle kapanır kepenk,
    Sorgular biter.

    Necip Fazıl Kısakürek
    #4939696
  2. ölüyorum tanrım
    bu da oldu işte

    her ölüm erken ölümdür
    biliyorum tanrım

    ama,ayrıca, aldığın şu hayat
    fena değildir...

    üstü kalsın. *
    #4939702
  3. 33
    Necip Fazıl ölümü hak ettiği yere konuşlandırır;

    Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber...
    Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
    #4939711
  4. Ölüm Ardıma Düşüp De Yorulma
    Var git ölüm bir zaman da gene gel
    Akıbet alırsın komazsın beni
    Var git ölüm bir zaman da gene gel

    Şöyle bir vakitler yiyip içerken
    Yiyip içip yaylalarda gezerken
    Gene mi geldin ben senden kaçarken
    Var git ölüm bir zaman da gene gel

    Çıkıp boz kurtlayın ulaşamadım
    Yalan dünya sana çıkışamadım
    Eşimle dostumla buluşamadım
    Var git ölüm bir zaman da gene gel

    Karac'oğlan der ki derdim pek beter
    Bahçede bülbüller şakıyıp öter
    Anayı atayı dün aldın yeter
    Var git ölüm bir zaman da gene gel *
    #4939714
  5. Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
    Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş.
    Sütbeyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi;
    Artık ne bir çıtırtı, ne de bir ayak sesi...
    Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü;
    Üstü, boynuna kadar bir çarsafla örtülü.
    Bezin üstünde, ayak parmaklarının izi;
    Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
    Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana;
    Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahşap tavana.
    Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var;
    Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir ân kadar.
    Sarkık dudaklarında asılı titrek bir ân;
    Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan.
    Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm;
    Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm

    necip fazıl kısakürek *
    #4939715
  6. 33
    nfk nın en sevdiğim dizelerinden sadece bir örnek;

    Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...
    Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
    #4939718
  7. 22
    Ölüm sana şiir yazdım.... ilk kez şiirler yazıyorum sana
    Ve ilk kez şiirler okuyorum Sevda üstüne aşk üstüne
    Kara gecelerin suskusudur ölüm, Hüznün gözyaşıdır
    Ölüm bir beyaz gecedir tende, Ürperir insan beyaz gecede
    Ölüm sana şiir yazdım Mutluluk koydum adını Gözyaşımla yıkadım
    Kara gecelerin suskusunu Bir ışıksız gecedeyim Muhtacım sana
    Bir yudum su bir dilim ekmek gibi Ve seviyorum seni
    Bir yavru kuş bir ceylan gibi Sen ulaşamadığım bir yıldız kadar uzak
    Ve dokunamadığım güneş kadar sıcaksın Kara gecelerin suskusunda
    Söyleyemediğim bir türkü Okuyamadığım bir şiirsin....
    #4939719
  8. SESSiZ GEMi

    Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

    Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

    Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

    Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
    Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden

    yahya kemal beyatlı
    #4939726
  9. ölüm güzel şey budur perde arkasından haber,
    hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber.
    #4939823
  10. ölüm ne yakın ne uzak bize,
    ölümsüzlüğü tattık, ölüm ne yapsın bize.
    #4939826
  11. cahit sıtkı tarancı'nın meşhur otuzbeş yaş şiiri başta olmak üzere çoğu şiirinde ölüm ve ölüm korkusu temaları hakimdir.
    #4940679
  12. 22
    Sözünde durmadı mavi gökler;
    Gün kararıyor gitgide ölüm.
    Akşam yeli nedameti söyler;
    Nedamet yer etti bende ölüm.

    Ne yapsam, gün doğmuyor gönlümce;
    Sudur akar kendi bildiğince,
    Hangi pencereye koşsam gece;
    Gitmiyor bu can bu tende ölüm.

    Ne vefasız geçmişten hayır var,
    Ne gelecekler imdada koşar,
    Çoktandır tekneyi aldı sular;
    Çoktandır ümitler sende ölüm.
    CAHiT SıTKı TARANCı
    #4940765
  13. Babam'a

    hayatıma hiç girmesende varlığını bildiğimin getirdiği bi boşluk var içimde
    belki cehenneminde sorumsuzluğunun cezasını çekiorsn
    belki cennetinden yüzünü bile unuttuğun kızını izliyorsun.
    peki gidişin erken olmadımı sence de?
    yapman gereken sevmen sahip çıkman gereken onca şey varken KIZIN varken
    hiç mi düşünmedn arkanda bıraktıklarını?
    hep bana ''yarın gelicem söz''derdn
    sonra ''sabah uyuya kalmışım üşendm gelmeye''derdin
    yine söz verdin.
    içimde tarifini bilmediğim bi hisle seni bekliyordum yine
    nerden bilebilirdim ki o sabah uyanamayacağını
    seni çok özlüyorum...
    sana hiç olmadığım kadar açım...
    sana hiç olmadığım kadar ihtiyacım var...
    sen yıldızların arasından bizi izlerken hep senin özlemini küçük yüreğinde büyük acılarla yaşıyacak birinin olduğunu bil.
    bu gece rüyama gelicek misin?
    beni meleklerinin arasına yanına alıcak mısın?
    yanında olsaydım beni sever miydin BABA???
    #4941238
  14. 22
    Dün güzel bir kadın geçti,
    Kabrimin yakınından.
    Doya doya seyrettim,
    Gün hazinesi bacaklarını,
    Gecemi altüst eden.
    Söylesem inanmazsınız,
    Kalkıp verecek oldum,
    Düşürünce mendilini;
    Öldüğümü unutmuşum...

    cahit sıtkı tarancı'nın konu aldığı şiirlerdir.
    #4941266
  15. 11
    Dünyada Tükenmez Murat Varmış

    Dünyada tükenmez murat var imiş
    Ne alanı gördüm ne murat gördüm
    Meşakkatin adın murat koymuşlar
    Dünyada ne lezzet ne bir tat gördüm

    Ölüm var dünyada yok imiş murat
    Günbegün artıyor türlü meşekkat
    Kalmamış dünyada ehl-i kanaat
    insanlar içinde çok fesat gördüm

    Nuşveranı Adil nerede tahtı
    Süleyman mührünü kime bıraktı
    Resul u Ekrem'in kanunu haktı
    Her ömrün sonunda bir feryat gördüm

    Var mıdır dünyada gelip de kalan
    Gülüp baştan başa muradın alan
    Muradı maksudu hepisi yalan
    Ölümlü dünyada hakikat gördüm

    Dönüyor bir dolap çarkı belirsiz
    Çağlayan bir su var arkı belirsiz
    Veysel neler satar narhı belirsiz
    Ne müşteri gördüm ne hesap gördüm

    Aşık Veysel
    #4945909
  16. 11
    ölüm ne yakın ne uzak bize,
    ölümsüzlüğü tattık, ölüm ne yapsın bize?
    #4958400
  17. Sevgiye on kala ölüme beş...nazım hikmet
    #4958713
  18. 00
    '...Bir eski Acem şairi :
    "Ölüm âdildir" - diyor, -
    "aynı haşmetle vurur şahı fakiri."

    Hâşim,
    neden şaşıyorsunuz?
    Hiç duymadınız mıydı kardeşim,
    herhangi bir şahın bir gemi ambarında
    bir kömür küfesiyle öldüğünü?...

    Bir eski Acem şairi :
    "Ölüm âdildir" - diyor.
    Yakup,
    ne güzel güldünüz, iki gözüm.
    Yaşarken bir kere olsun böyle gülmemişsinizdir...
    Fakat bekleyin, bitsin sözüm.
    Bir eski Acem şairi :
    "Ölüm âdil..."
    Şişeyi bırakın Ahmet Cemil.
    Boşuna hiddet ediyorsunuz.
    Biliyorum,
    ölümün âdil olması için
    hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...

    Bir eski Acem şairi...
    Dostlar beni bırakıp,
    dostlar, böyle hışımla
    nereye gidiyorsunuz?

    (nazim hikmet)
    #7915661
  19. 00
    ölüyorum dostlarım bu kez son durak, ama beğenmezsem geri gelirim, ölümü de öğrenmiş olarak.
    robert frost
    #8789016