bugün 1382 başlık

  1. başak burcu erkeği

    yapılan yorumlara bakılırsa kızların en çok şikayet ettiği ama buna rağmen kızlar tarafından en fazla tercih edilen erkekler.

    kızlar, bu erkeklerin zekasıyla başa çıkamıyor, üzerine bir de triplerini, nazlarını çektiremeyince nefret etmeleri çok normal.

    tercih etme sebepleri, bahsi geçen erkek, kendisini etkileyince "burçlara inanmam ki ben" moduna girip sonra da buralarda ağlıyorlar.

    burçlara inanın bence, değişmediğiniz sürece sizi daha çok üzeriz çünkü.

başak burcu erkeği
iyice yavşak muamalesi yapılan erkektir. Halbuki işinde gücünde yanlızlığı seven , pratik zekalı , mantıklı ve ailesine düşkün bireyleriz. Ancak hiçbir kadına yaranamamış olması enterasandır. Şahsen karşımda aşk istiyorum , ilgi , sevgi istiyorum diye baskı yapan bir kadınla hayatta uğraşamam , bu yüzden de duygusuz muamelesi görürüz.
camileri ahır yapan partiye oy veren seçmen
bunlağğğğğrrr camiye ayakkabıyla girdiler, içki içtileeeğğr. görüntüler cumaya.

1930'larda olduğu iddia edilen bir olayın, 2013 versiyonunu dahi ispat edememiş koyun çobanları tarafından itinayla beslenen troll sıçmığıdır.

çekimler uzun sürdü herhalde, üstünden 1500 cuma geçti hala gelmedi görüntüler.

tanım: iktidar uğruna her pisliği yapabilecek bazı siyasetçilere prim vermeyen seçmendir.
sözlük kızlarını tespit eden inanılmaz yöntem
en garantisi x yapan kızın amacı minvalinde bir başlık açmaktır. böylelikle o başlığı görüp kızan ne kadar hatun kişi varsa anında başlığa üşüşüp feministçe saydırmaya başlıyor. size de bunlar arasından kime yürüyeceğinizi seçmek kalıyor. afiyet olsun.
instagram kullanmayan insan
Benim. öncelikle şunu belirteyim, avrupa'da instagram için '2 lafı bir araya getiremeyenlerin kendini ifade aracı' deniyor. konuşmayı, yazmayı beceremeyen kişiler kullanıyor genelde. ikinci olarak instagram sadece gösteriş yapma amaçlı kullanılır ki bence gösteriş, görmemişlik ayıplanması gereken bi davranıştır. son olarak erkek adam instagram kullanmaz lan! diyerek kapatıyorum, saygılar.
bakire olmayan kızın ahlakı
bekaret durumuyla yorumlanamayacak ahlaktır. çünkü namus,ahlak gibi kavramlar cinsiyete göre, cinsel tercihlere göre değişmez. vardır ya da yok.
tipik bir akp li olarak ali ağaoğlu
akp'li olmanın tüm özelliklerini üzerinde taşıyan bir tip olarak ali ağaoğlu'nu anlatmaktır.

- güç arkalarında olduğu zaman cesurdurlar.
- çıkar mevzubahis olunca adalet ve allah'tan korkma akıllarına gelmez.
- arkasındaki güce güvenerek insanlara küfür edecek kadar zavallı.

dairelerini sat, oturanların kendi kendilerini yönetmelerine müdahale et ki aidatları istediğin gibi kullanarak satış yaptığın insanları ömür boyu kullan.

iktidar bitince nereye saklanacakları meçhul bu yaratıklara sadece acınır ve gülünür.
herkesin hayatının aşkını bulamayacak olması
aslında durum şundan ibaret;
Benim hayatımın aşkının, hayatının aşkı ben değilim bir başkası ki o bir başkasının hayatının aşkı da benim hayatımın aşkı değil. Tek tesellim. (Ben yazarken anlamadım inşallah sen okurken anlarsın)
günaydın sözlük
günaydın sevgili sözlük ve onun nwvi şahsına münhasır yazarları. hepinize harika bir gün diliyorum. eee haydi bakalım, angara yolcusu kalmasın bir ki bir ki!!!
rolex
itibar gostergesi. kur bazli satislari yapilmaktadir. fiyatlari gun icinde 4 ya da 5 kez degisebilen saatleri de gorebilmenjz mumkundur haliyle. eski mudurlerimden biri 800 liraya ikinci el saat alip o ay boyunca simit yemisti, unutamam.
fıstık ile mıstık
günümüzde pek bilinmeyen masal. milli servetimiz. bir leyla ile mecnun, aslı ile kerem, ferhat ile şirin değildir yani.
şahsım için bu kadar değerli olmasının sebebi de budur belki.

kısadan bir özet geçiyorum,
okuyun ulan ayılar.
kız, fıstık. küçüklüğünden beri türlü dertler atlatmış başından. annesi ve babası devlet büyükleri tarafından farklı yerlere gönderilmiş,
onlar da farklı insanlar tanımış, fıstığı nerdeyse unutmuşlar. kız çocuğu gibi büyütememişler. bu kız başının çaresine bakmış her durumda. koskoca ülkeyi, yaşadığı şehri karşısına almış, sen misin ulan ! demiş resmen. kafasına koyduğu kavga için, Sıhhiye Bölüğü' ne katılmış, askerlere yardım etmiş, o şehirde askermiş mıstık.

oğlan, mıstık. ömrü boyunca kimseye eyvallahı olmamış, kimsenin altında kalmamış bi' çocuk. annesini sever, babasına saygı duyar. ailesiyle kopuk da olsa duygusal olarak bağlı. onlar da çok şey yapmışlar onun için. vatani görev, toprak sevgisi, vatan aşkı gibi duygular gütmezmiş pek, fakat ülke içinde çıkan savaş gereği, askere katılması gerekmiş, katılmış. orda tanımış fıstığı.

savaş sırasında çok ağır bi' yara almış mıstık. kolunu koparmazlarsa komple vücuda yayılacak demiş tüm doktorlar. sonra fıstık görmüş bu askeri, gözlerinde görmüş ilk anda o ateşi. gördüğü anda içinde kopmuş fırtınalar, volkanlar patlamış. alev basmış.
çok uğraşmış iyi etmek için onu. kolunu koparmaya razı gelmemiş hiç içi. mıstık' ın haberi yok tabi olanlardan, bilinçsiz, öyle bakıyor
fıstığa. fıstık buna yanık, mıstık lale. sol kol kopmuş, kapıda düşman.

bundan bir zaman sonra iyileşmiş mıstık, tek el ile cephe gerisinde iş görüyormuş, getir götür. fıstıkla da konuşmaya başlamışlar.
anlamış da kızın niyetini. ülkenin bu zor durumunda kendi için güzel bi' hikaye çıkarmayı haksız görmüş önceleri oğlan. ama sonra
düşmanın ülkeyi işgal edeceği kesin olduğunu anlamış. son zamanlarında tatlı bi' aşkı, tereddütsüz bi' sevişmeyi, bu güzel kadını hakettiğini düşünmüş.

kavuşamamışlar tabi, hiç değilse bugüne, bu hikayenin sonuna kadar. düşman kapıya dayanmış, yüreklerini emmiş bitirmiş.
fıstık, elleriyle göndermiş mıstığı, tek kollu ceylanını* cepheye, dönmeyeceğini bile bile. oğlan ölmemiş aslında. kaybetmişler savaşı, ülke artık başka bi' ülkeymiş. evet oğlan ölmemiş, esir düşmüş. ama sağ kolunu da kesmek zorunda kalmış düşman, aynı kurşunu yemiş, aynı yaraya neden olmuş. bu sefer sağ kol. ama düşman için oğlanın vereceği bilgi önemli. öbür kolunu da kesmişler, iyi etmişler oğlanı. yaşatmışlar ama öttürmüşler de. satmış ülkesini, sevdiğini oğlan.

kadın yeni ülkede sevmediği bir işte iyi para kazanıyormuş, ev vermişler bir de. kimseye vermezmiş o yeni devlet öyle bi' olanak.
oğlan satarken ülkesini, sevdiği kadını şart koşmuş sadece. "benim yaşadığımı kesinlikle bilmeyecek ve düzenli parası, işi olacak,
ve bunları yaparken de benim yaptırdığımdan, yaşadığımdan da şüphelenmeyecek" demiş.

korkmuş , kendi sakat. kolu yok eli yok. kadına yük olmak istememiş, kadın daha genç. hayatı onunla kararsın istememiş oğlan.
utanmış sonra , sattığı için ülkesini, ondan çıkıp diyememiş "ben yaşıyorum" diye. hem belki kadın sevmezmiş onu öyle, kolsuz.

bu iki insan da ölmemiş günümüzde hala. başkent' in göbeğinde sessiz bir savaş, ülkeler el değiştiriyor, insanların kolu, kalbi sökülüyor yerinden. kim bilir belki bu masal, hikaye mutlu sonla biter. birileri dağları deler, biri yüreğini dağlar. çıkartır atar birileri üzerinden o gömleği açar kollarını. umut, hikayenin düşüncesi. kolsuz, kalpsiz, bacaksız yaşıyoruz. ama umutsuz yaşayamıyoruz.